Kapat !
Anasayfa » Sağlık » C vitaminsiz kalmayın

C vitaminsiz kalmayın



Günlük C vitamini ihtiyacı

Günlük C vitamini ihtiyacı bebeklerde, çocuklarda ve yetişkinlerde farklılık gösteriyor. İşte, insanların C vitamini ihtiyaç düzeyleri:

■ Yetişkinlerde: 19 yaşından büyük kadınlarda günlük alınması gereken C vitamini 75 miligram, aynı yaş grubu erkeklerde ise 90 miligram. Eğer sigara içiyorsanız bunların üstüne 35 miligram fazladan C vitamini eklemek gerekiyor.

■ Hamilelik döneminde: Hamile kadınların günlük 80- 85 miligram arasında C vitamini almaları gerekiyor. Emzirme döneminde bu rakamlar 115-120 miligrama kadar çıkabiliyor.

■ Bebeklerde: Altıncı aya kadar günlük 40 miligram, 7-12 aylar arası 50 miligram. Bu rakamlar anne sütüyle beslenen sağlıklı bebeklerin sütten aldığı C vitamini oranına eşit. Bu dönemde bebeklerin inek sütüyle beslenmesi kesinlikle tavsiye edilmiyor. İnek sütü çok az askorbik asit içerirken, ısı C vitamininin etkisini azaltıyor.

■ Çocuklarda: 1-3 yaş arası kız ve erkek çocuklar 15 miligram, 4-8 yaş arası 25 miligram, 9-13 yaş arası 45 miligram günlük C vitaminine ihtiyaç duyuyor. Bu yaştan sonra alınması gereken C vitamini oranlan cinsiyete göre değişiyor. Genç kızların 18 yaşına kadar 65 miligram, delikanlıların ise 75 miligram C vitamini almaları gerekiyor.

Güçlü bir antioksidan. Hastalıklara karşı sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmezi. C vitamininin azı da zarar fazlası da. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için her gün belirli miktarda C vitamini tüketmek şart…

KIŞ ayları geldi çattı. Hastalıklar kapıya dayanmaya başlayınca, vitaminlere sarılır olduk. Değişen havalar nedeniyle vücudumuz dengesini şaşırıyor. Bazı hastalıklardan yeterli vitamin ve takviyelerle korunmamız mümkün. Kimyasal adı askorbik asid olan ve suda eriyen C vitamini, bağışıklık sistemini destekleyen önemli vitaminlerden biri. Dışarıdan besinlerle temin edilen vitamin, yapısı gereği vücutta üretilmiyor. Günlük 30-180 miligram arası alınan C vitaminin yüzde 70-90’ı vücutta emilirken, alman miktar 1000 miligramı geçerse bu oran yüzde 50’ye düşüyor. C vitamini en çok ise, taze meyve ve sebzeler ile çiğ ette bulunuyor. Limon, portakal, greyfurt, kivi ananas, çilek, frenk üzümü en çok bilinenler arasında olsa da egzotik meyvelerde de C vitamini oram çok yüksek. Narenciye, kivi ve domatesin dış kısımları, askorbik asit bakımından zengin. Her gün düzenli C vitamini alımı, bağışıklık sistemini günlendirdiği gibi, kış aylarını daha sağlıklı geçirmeyi de sağlıyor.

Fakat uyarı yapmadan geçmeyelim; her şeyde olduğu gibi C vitaminini de gerekli miktarlarda almak gerekiyor. Fazlasmm vücuda çeşitli zararları olduğu söyleniyor.

GÜNDE MİNİMUM 60 MİLİGRAM

C vitamini, cilde, saça iyi gelmenin ötesinde kalp-damar sağlığı ve kansızlık konusunda da yararlı. Yüksek dozda alındığı zaman sağlığa zarar verirken, hiç alınmadığında ise ölüme neden olabilecek ciddi hastalıklara kapı açıyor. Buffalo Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, günde 60 miligramdan daha az C vitamini alanların, almayanlara oranla 1.5 kat daha fazla diş eti iltihabına yakalanma riski bulunuyor. Sigara içen bireylerin, sporcuların ve gebelerin günlük C vitamini ihtiyaçları diğer insanlara nazaran daha fazla oluyor.

ANTİOKSİDAN GÖREVİ GÖRÜYOR

C vitaminin vücuda faydası çok. Grip ve soğuk algınlığına karşın koruyucu olmasının yanı sıra, doku onarımı ve kollajen doku yapımını destekliyor. “Kollajen dokunun güçlü olması cilt sağlığı için önemli” diyen Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, C vitaminin vücuda faydalarını şöyle açıklıyor: “C vitamini, her gün vücudumuzda üretilen ve kansere neden olabilecek serbest radikallere karşı antioksidan görevi görür. Hem kansere karşı, hem de yaşlılık karşıtı etki gösterir. Antioksidan etkisiyle kalp ve damar sağlığını koruyarak, kan basıncının düşürülmesine ve hipertansiyonun önlenmesine yardımcı oluyor. Vazodilatör yani damar genişletici etkisi göstererek inme, aterosklerozis gibi kalp hastalıklarının önüne geçer. Yapılan çalışmalarda, kolesterol seviyesinin düşürüldüğü de gözlemlendi. Katarakt gibi göz hastalıklarının oluşum riskini de azaltan, göz sağlığı için oldukça önemli bir vitamin. Demir eksiliği ve kansızlık sorunu yaşayan bireylerde vücut tarafından alınan demirin biyo yararlanımını artırıyor. Tüm bunların yanında antibakteriyel ve antialerjik olduğu unutulmamalı.”

C vitaminini en çok tüketmesi gerekenler; aktif ve pasif sigara içen, yeterli sebze ve meyve tüketmeyen, kronik hastalık veya emilim bozuklukları olanlar. Vitamininin yüksek doz tüketimi, ciddi bir yan etki yaratmasa da, ishal, karnı ağrısı, kramp, sindirim sistemi rahatsızlıklarını yaşamanız mümkün. ÖçaTa göre, böbrek hastalığı olanlar, kemoterapi veya radyoterapi tedavisi görenler, kanser hastaları ve kan sulandırıcı ilaç tüketen kişilerin mutlaka yüksek miktarda C vitamini tüketmesi gerekiyor.

EKSİKLİĞİ SKORBÜT YAPIYOR

C vitamini vücuda yeterli derecede alınmazsa bazı hastalıkların habercisi olabilir. C vitamini eksikliği olan kişide vücut direnci zayıflar, hastalıklara daha kolay yakalanır ve iyileşmesi gecikir. Medical Park Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doktor Veysel Kidir, C vitamini eksikliğinde kemik ve diş gelişiminde bozulma, diş etlerinde kanama ve dişlerde çürüme meydana geldiğine vurgu yapıyor. Kidir, vitaminin eksiliği sonucunda oluşacak kalıcı hastalıkları ise şu sözlerle özetliyor:



“C vitamininin ciddi ve uzun süreli eksikliği sonucu skorbüt hastalığı meydana gelebilir. Skorbüt hastalığı, diş etlerinde uzun süreli kanamalar, yaraların normalden yavaş iyileşmesi, dişlerde çürüme, çeşitli diş ve diş eti rahatsızlıkları ile ka-rakterizedir. Tedavi edilmediği taktirde 20-30 hafta içe-risinde ölüme neden olabilir. Bu nedenle C vitamini tüketimine çok önem verilmeli. Skorbüt her yaşta meydana gelebilir fakat daha sık 6-12 ay arası sadece inek sütü ile beslenen çocuklarda görülür. Bulgu-‘lar 3-4 ay C vitamininden yoksun bir diyetle beslenme sonucu ortaya çıkar. Belirtileri, başlangıçta sindirim bo-‘zukluğu, anoreksi ve solukluk olurken, vücutta ağrı, bacaklarda ödem, yüksek ateş, deri ve mukozalarda kanamalar görülebilir.”

HER GÜN PORTAKAL SUYU

Anne adaylarının gebelik süreci boyunca bebeğin sağlıklı gelişimi ve büyümesi için vitaminlerini düzenli alması gerekiyor. Beylik-düzü Kolan Hospital Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Operatör Doktor Betül Görgen, gebe sürecindeki kadınların günde 85 miligram C vitamini almalarını öneriyor. Görgen, “Bebeğin gelişimi için C vitaminin düzenli olarak alınması şart. Böylece bebeği besleyen plasenta damarlarının güçlenmesini sağlayarak, bebeğin daha iyi oksijen almasına yardımcı olur ve erken plasenta ayrılmasını önler. Deri elastikiyetini artırır ve doğum çatlaklarının kolay iyileşmesini sağlar. Sağlıklı beslenen kişilerin ekstra tavsiye almasına gerek yoktur. Her sabah kahvaltıda içilen bir bardak taze sıkılmış portakal suyu, bir günlük C vitamini gereksinimi sağlar. Erkeklerde C vitamini ihtiyacı kadınlara göre daha fazladır. Günlük 90 miligram vitamin almaları gerekiyor. Sigara içenlerin ise 35 miligram daha ek almaları faydalı” diyor.

Egzotik, vitamini bol

C vitamini günümüzds farklı egzotik meyve ve sebzelerden de sağlanabiliyor. Mangosten, karambola adıyla da bilinen yıldız meyvesi, ananas, ejder meyvesi, çilek armudu, pitaya, C vitamini içeren egzotik meyveler arasında yer alıyor. Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli bu ürünlerin faydalarını ise şöyle sıralıyor:

Mangosten: Büyüme, gelişim ve sağlıklı beslenme açısından gerekli temel besin maddelerini içeriğinde bulunduran mangostenin Alzheimer’dan tüberküloza kadar birçok hastalığın tedavisinde fayda sağladığı iddia ediliyor. C vitamini açısından zengin olan meyve, aynı zamanda düşük kalorili ve kontrol edilemeyen siyatik ağrılardan rahatsız olanlar için de faydalı. A ve C vitaminin yanı sıra demir, kalsiyum ve potasyum açısından da zengin. Baş dönmesi, ruh hali değişikliği, hipertansiyon gibi adet öncesi semptomların azaltılmasında yarar sağlıyor. Zararlı bakterilere karşı önleyici etkisi ile de tüberküloz hastalarının iyileşme sürecinde etkili oluyor. Potasyum, hücrelerin ve vücut sıvılarının önemli bir bileşeni olduğu için kalp atış hızı ve kan basıncını kontrol eden darbelere ve koroner kalp hastalıklarına karşı koruma sağlıyor. Kabukları ve diğer kısımları ile de sağlık açısından önemli bir ayrıcalığa sahip. Bu özelliği nedeniyle Asya ülkelerinin geleneksel tıbbının bir parçası haline gelmiş durumda. Kabuğunun kurutulmuş tozu dizanteri tedavisinde, macunu ise egzamayı ve bazı deri rahatsızlıklarını tedavi etmek için kullanılabiliyor.

Karambola (yıldız meyvesi): Uzakdoğu’nun egzotik tatlarından, tatlı-ekşi aromalı olan meyve, doğal antioksidan özelliği ile hastalıklara karşı vücut direncini artırıyor. Vücudun günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 57’sini karşılayan meyve, bulaşıcı hastalıklara karşı vücudun direnç geliştirmesine yardımcı oluyor. Kış mevsiminde formunu korumak isteyenlerin ve diyetisyenlerin listesinde ilk sırada yer alırken, meyvenin 100 gramında 31 kalori bulunuyor. Lif açısından da zengin olan meyve, kolon kanserine karşı koruma sağlarken, kötü kolesterol olarak bilinen LDL’nin bağırsaklarda emilmesini önlemeye yardımcı oluyor.

Ananas: Tropik kuşakta yaygın olarak yetişen ananas, sindirimi kolaylaştırıcı özelliği ile yağ yakımını hızlandırıyor. Kanserden tansiyona, gözlerde meydana gelen sarı noktadan diş etleri rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığa olumlu yönde etki ediyor. C vitamini bakımından en zengin meyvelerden biri. Bu özelliği ile cilt, saç ve tırnak sağlığının korunmasından çeşitli hastalıklara karşı vücudun direncinin artırılmasına kadar pek çok noktada etkili. Özellikle antioksidan özelliği olan ananasın sağlık açısından önemi büyük.

Pitaya: Türkiye’de bilinirliği artan tropikal meyvelerden biri. İçeriğindeki C vitaminin etkisiyle güçlü antioksidan özelliklere sahip. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalıklara karşı doğal bir kalkan görevi üstleniyor. Kan basıncını düşürmesi, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkların önüne geçmesi ve zayıflamaya yardımcı olması gibi faydaları var. İçeriğindeki C vitamini etkisiyle bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu hastalıklardan korumada etkili oluyor. Kalsiyumu oldukça fazla olduğundan kemiklerin gelişimi ve sağlığı açısından olumlu etkilere sahip.

Kan basıncını düşürdüğünden yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkların önüne geçiyor. Bol miktarda likopen içeren meyve, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor.

Büşra AYDIN / Parıltım Yemek Pazarlama ve Müşteri İlişkileri Direktörü
”Çalışanların vitaminlerini karşılıyoruz”

Amacımız çalışan kişilerin sağlıklı ara öğünlere ulaşmalarında yardımcı olmak. Parıltım Vitamin Bar triportör içerisinde satılan limonata, taze sıkılmış meyve suları, frozenlar, bozalar ve dönemsel mevsime göre ürünler ile çalışanların vitamin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Hizmeti dönemsel olarak kullanıyoruz. Elimizde şu an bir tane triportör var. Hizmet şeklini ise müşterinin isteğine göre belirliyoruz.

AYŞEGÜL KÜÇÜKKURT



İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*