Deprem bölgesinde dönüşüm seferberliği başladı

Deprem bölgesinde dönüşüm seferberliği başladı

TÜRKİYE, 41 kişinin hayatını kaybettiği, 45 kişinin enkaz altından sağ çıkarıldığı Elazığ Sivrice Merkezli 6.8 büyüklüğündeki depremin yaralarını sarıyor. Devlet, tüm imkanlarıyla, sağlıktan gıdaya, psikolojik destekten sosyal yardımlara kadar ihtiyaç duyulan her alanda depremzedenin yanında yer alırken, bölgeye yönelik destek paketlerini art arta harekete geçirdi. Belediyelerden meslek örgütlerine iş dünyasından vatandaşa dayanışmanın en güzel örneği sergilendi. Depremden etkilenen bölgelere yönelik toplam ödenek miktarı 44 milyon TL’ye ulaşırken, bölgeye yönelik yardım kampanyalarından sağlanan nakit desteği ise 100 milyon TL’ye ulaştı. Bölgede bir hafta içinde konteynır kent kurulması çalışmaları da başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Elazığ ve Malatya’da, depremden etkilenen bölgede yapılacak kalıcı konutların sayısı (29 Ocak itibarıyla) 6 bin 400 olarak açıklandı.

6 BİN 400 YENİ KONUT

6.8 büyüklüğündeki depremin ardından başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ilgili bakanlar deprem bölgesine hızla intikal ederek, gelişmelerle ilgili bilgi aldı, çalışmaların sevk ve idaresini sağladı. 29 Ocak itibarıyla yapılan tespitlere göre Elazığ merkez ile Sivrice ve Maden ilçelerinde 58 yıkık, 568 ağır, 531 orta hasarlı, Malatya’nın Battalgazi, Kale, Doğan-yol, Pütürge ve Yeşilyurt ilçelerinde ise 430 yıkık, 4 bin 125 ağır hasarlı, 20 acil yıkılacak yapı bulunuyor.

Vatandaşlarla istişare ederek, onların hiçbir şekilde mağdur edilmeyeceği bir kentsel dönüşüm süreci yönetmek istediklerini açıklayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “Elazığ Mustafa Paşa’da 300, Sürsürü’de 200, Sivrice’de 350, Yemişli’de 2 bin konut, köylerde de bin konut olmak üzere toplamda 3 bin 850 konutun yapım süreci başladı. Bunun dışında 400 rezerv konutumuz var. Toplamda ise 2 bin 550 yeni konut yapacağız. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Elazığ ve Malatya’da, depremden etkilenen bölgemizde yapacağımız kalıcı konutların sayısı şu an itibarıyla (29 Ocak) 6 bin 400” dedi.

TARIMKÖYLER KURULACAK

Depremin olduğu ilk andan itibaren gelişmeleri takip eden, depremi yerinde incelemek için bölgeye giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, depremden etkilenen köylerde “Ta-rımköy Uygulaması” hayata geçirilecek. Elazığ’ın köylerinde bin adet Tarımköy uygulaması yapılacak. Su başmanına kadar betonarme üzerine de çelik konstrüksiyon yapılar olacak. Bunların yanında vatandaşların ihtiyaçlarım giderecek ahırlar da projelendirilecek.

Bu arada bölgede konteyner konutlardan oluşan geçici yaşam merkezleri oluşturuluyor. İçişleri Bakam Süleyman Soylu’nun açıklamalarına göre geçici olarak 2 bin konteyner konut devreye alınacak. İhtiyaca göre bu sayı artırılabilecek.

41 BİN TL DESTEK

Elazığ Sivrice’deki depremden etkilenen bölgelere yönelik toplam ödenek miktarı 44 milyon TL’ye ulaştı. Ağır hasarlı ve yıkılacak yerlere 30 bin TL, acil kira ödeneği olarak da yaklaşık 11 bin TL toplam 41 bin TL destek verilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nm teknik ekiplerince, ağır hasarlı olan ama eşyaları alınabilecek durumda olduğu tespit edilen evlere yaklaşık 11 bin TL kira yardımı gerçekleştirilecek. Tespit edilen orta hasarlı evlere de 5 bin TL acil .yardım ödeneği, artı 27 bin TL’de uzun vadeli faizsiz güçlendirme vkredisi verilecek. Köyde yıkılan evlerin tamamına, eğer köyde oturuyorsa 11 bin TL acil yardım sağlanacak. 5 bin TL’de eşya yardımı destek sağlanacak. Toplam 16 bin TL yardım yapılacak. Bölgede kira yardımı da başladı.

“MÜCBİR SEBEP” ERTELEMESİ

Depremin ardından Hazine ve Maliye Bakam Berat Albayrak, deprem nedeniyle Elazığ ve Malatya’da vergi kanunlarının uygulaması bakımından üç ay süreyle “mücbir sebep” hali ilan edildiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre iki ildeki vergi mükelleflerinin, depremin gerçekleştiği 24 Ocak’tan itiba ren üç ay Vergi Usul Kanunu uyarınca mücbir sebep halinde olduğu kabul edilecek.

Bu arada Elazığ ve Malatya’da zarar gördüğü tespit edilen esnaf ve sanatkarın, kredi ve kefalet kooperatifleri üzerinden Halkbank aracılığıyla kullandığı kredilerin bir yıllık taksit ve faizleri, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi vc Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği’nce (TESKOMB) ödenecek.

Enerji vc Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Kömür İş letmelerince Soma ve Tunçbilek’ten sağlanan 30 bin ton kömür AF AD tarafından Elazığ ve Malatya’da depremzedelere dağıtılacak.

KOSGEB ALACAKLARI YILSONUNA

KOSGEB, deprem bölgesine yönelik olarak Acil Destek Kredisi Programı başlattı. KOSGEB Acil Destek Kredisi Programı’na göre, deprem felaketinden etkilenen ve bu durumunu valilik, kaymakamlık gibi ilgili resmi makamlardan belgeleyen KOBÎ’ler ve işletmeler acil destek kredisinden faydalanabilecek. İşletme başına sağlanacak kredinin üst limiti, 100 bin TL olacak. Krediye ait faizin tamamı KOSGEB tarafından karşılanacak. Kredi vadesinin ilk 12 ayı ödemesiz, kalanı üçer aylık eşit taksitler halinde ödemeli toplam 36 ay olarak uygulanacak. Teminat sıkıntısı çeken KOBİ ve işletmeler ile ilgili olarak Kredi Garanti Fonu devreye girecek.

Bu arada KOSGEB tarafından uygulanan 2018 Yılı Makine Teçhizat Kredi Faiz Desteği Programı ve KOBI Finansman Destek Programı’ndan yararlanmış ve halen kredi geri ödemeleri devam eden Malatya ve Elazığ illerindeki KOBÎ ve işletmelerin ödemeleri 2021 Ocak’a kadar ertelenecek. Halen uygulanmakta olan, KOBİ Finansman Destek Programı’ndan 2020 yılı içinde yararlanacak olan Malatya ve Elazığ illerindeki KOBİ ve işletmelerin kredi geri ödemeleri 1 Ocak 2021’de başlayacak.

SGK PRİM ÖDEME SÜRESİ UZATILDI

Elazığ ve Malatya’da SGK prim ödeme süresi 30 Nisan’a kadar uzatıldı. Ertelenen prim borçlarına faizsiz taksitlendirme imkanı getirildi. Ayrıca yazılı başvuru yapılması halinde azami 12 aya kadar tecil faizi alınmaksızın ertelenen bu borçların taksitlendirilmesi imkânı da sağlanacak. Elazığ ve Malatya’da sağlık hizmetlerine eri-şîfrıde sorun yaşamaması için gerekli tedbirler alındı. İki ilde işsizlik ödeneği ödemeleri bir hafta öne çekildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Elazığ ve Malatya’da bulunan çiftçilerin 31 Ocak’ta yapılacak olan 33.3 milyon TL’lik tarımsal destek ödemelerini 27 Ocak’ta yaptı. Bakanlık Elazığ ve Malatya’da vatandaşlara, telef olan hayvan sayısı kadar telafi hayvan yardımı, çadır hayvan barınağı ve yem desteği vermek üzere harekete geçti. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, hayvan çadır desteği olarak Tarım Sigortaları Havuzu’ndan (TARSİM) Malatya’ya 150 adet, Elazığ’a da 200 adet ahır hayvan çadırı ve TARSİM tanıtım bütçesinden Malatya’ya 400 bin TL, Elazığ’a da 500 bin TL gönderdiklerini . vurguladı. 27 Ocak’ta ilk etapta 130 küçükbaş ile 30 büyükbaş hayvan ve bir kamyon kaba yem, bir kamyon da kesif yem desteğini Elazığ Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne ulaştırdıklarım açıkladı.

KENTSEL DONUŞUM SEFERBERLİĞİ

Elazığ ve Malatya’yı vuran depremin ardından Türkiye’nin deprem gerçeği ve almması gereken tedbirler gündeme geldi. Bu tedbirlerden biri de 2012’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan ve geçen yıl ilan edilen seferberlikle yeni bir aşamaya geçilen kentsel dönüşüm. Kentsel dönüşüm hamlesiyle 20 yılda 6.7 milyon riskli yapının dönüşümünün tamamlanması hedefleniyor. Geçen yıl açıklanan yeni yol haritasına göre “yerinde, gönüllü ve hızlı dönüşüm” ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilecek dönüşümde beş yılda 1.5 milyon konut dönüştürülecek. 100 bini İstanbul’da olmak üzere her yıl 300 bin konutun dönüşümü yapılacak. 2023’e kadar Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) eliyle yılda en az 30 bin olmak üzere beş yılda toplam 150 bin konutun dönüşümü tamamlanacak.

Kentsel Dönüşüm Eylem Plam’mn önemli hedeflerinden biri ise vatandaşların oturdukları yapıların deprem riskine karşı güçlendirilmesi. îmar barışından faydalanan vatandaşların yapılarını güçlendirebilmeleri için gerekli düzenlemeyi de içeren kanun teklifi Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüyor.

“İNŞAAT ÇELİĞİNE TALEP ARTACAK”

Türkiye’nin büyük depremlerin meydana geldiği bir coğrafyada olduğunu söyleyen Çelik ihracatçıları Birliği Başkanı Adnan Aslan, özellikle 1999 depremi sonrasında binayı ayakta tutan çelik-beton ikili sisteminin eski uygulamalarda depreme karşı ne kadar dayanıksız olduğunun görüldüğünü hatırlattı. Aslan, “Bina ömür ortalamasının 30-35 yıl civarında olduğu ve ülkemizde eski yapıların çokluğu göz önüne alındığında, Türkiye’de acilen kentsel dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu söyleyebiliriz. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacak eski binaların yerine yeni nesil inşaat çeliğinden üretilen binaların yapılacak olması inşaat çeliğine olan talebi artıracak. Türk çelik sektörü öncelikli ^lârak iç piyasaya yönelik bu talebi karşılamayı amaçlıyor” diye konuştu.

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği Genel Başkanı Tekin Saraçoğlu ise, imar barışı kapsamındaki binalara güçlendirme yapılması konusunun tüm yapıları kapsayacak şekilde genişletilmesinin gerektiğini vurgulayarak, ilgili analizlerin sistematik bir şekilde yapılarak deprem riski taşıyan tüm binalarda güçlendirme yapılmasının sağlanmasının önemine dikkat çekti.

“6 MİLYAR TL KAYNAK BİRİKTİ”

Depremin ardından gündeme gelen konulardan biri de zorunlu deprem sigortası oldu. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) verilerine göre yürürlükteki poliçe adedi 9.4 milyon. Sigortalılık oranı ise yüzde 53.60. Sivrice merkezli deprem sonrasında DASK’tan yapılan açıklamada Elazığ’da 42 bin 955, Malatya’da 62 bin 680 konutun zorunlu deprem sigortası poliçesine sahip olduğu bilgisi paylaşıldı.





Türkiye Sigorta Acenteleri Derneği eski Başkanı, Maksimum Sigorta Acentelik Hizmetleri Genel Müdürü Doğan Şen, DASK’ın kurulduğu ilk yıllarda yüzde 15-20’lerde olan zorunlu deprem sigortası oranının bugün yüzde 50’ye yükseldiğini be lirterek, “DASK sadece sivil binaları kapsıyor. Devletin binasına teminat vermiyor, tşyerlerin deprem sigortası yaptırma zorunluluğu yok. ihtiyari olarak yapılan konut sigortalarının sadece üçte biri sigortalı. Türkiye’de kişi başına düşen sigorta primi 128 dolar. Türkiye, dünya ekonomisinde 17’inci, sigortalılıkta 57’inci sırada. Devlet önce kendi binalarını sigorta yaptıracak, soma vatandaşı özendirecek. Bu devlet politikası olmalı” dedi. DASK havuzunda yaklaşık 6 milyar TL para biriktiğini söyleyen Şen, 2019’da sigorta poliçeleriyle 1.35 milyar TL para toplandığını, şu ana kadar ödenen tazminat miktarının ise sadece 200 milyon TL civarında olduğunu belirtti.

Sektörlerin öncüleri ne diyor?

Adnan ASLAN / Çelik İhracatçıları Birliği [ÇİB] Başkanı
“Malzeme kalitesi çok önemli”

Türk çelik sektörünün nihai mamul üretiminin yaklaşık yüzde 35-40’ını inşaat çeliği oluşturuyor. Türkiye’nin 2019’da inşaat çeliği üretimi 12-13 milyon ton seviyelerinde gerçekleşirken, inşaat çeliği ihracatı 5.8 milyon civarında. 2019’da 129 ülkeye inşaat çeliği ihracatı gerçekleştirdik. Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de bina yapımında kullanılan malzemelerin kalitesi hayati önemde. Kullanılan malzemelerin denetimi titizlikle yapılmalı. Türkiye’de üretilen ve inşaatlarda kullanılan çelikler TS708 standardına uygun ve dünyada sismik kalite olarak adlandırılan C sınıfı kalitesinde. İnşaat çeliğimiz, Deprem Yönetmeliği içerisinde belirtilen uygun kalite sınıfı dahilinde G Belgesi ile üretiliyor.

Mustafa ÇIKRIKÇI06LU / Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
“Uygun inşaat çeliği kullanılmalı”

Türkiye’de üretilen inşaat çeliği TS708, son derece kaliteli ve mukavemeti yüksek bir ürün. İnşaat yapılırken, inşaat yapılacak arazide zemin etüdünün, inşaat projesinin statik hesaplamalarının doğru yapılmasına, kullanılacak olan malzemelerin deprem yönetmeliğine uygun olmasına dikkat edilmeli. Deprem bölgesinden, inşaatlarda kullanılmış olan malzemelerin maalesef uygun olmadığı görülüyor. Kentsel dönüşümde veya hasarlı binaların güçlendirilmesinde kaliteli ve standartlara uygun inşaat çeliğinin kullanılması gerekiyor. Ancak kalitesiz ürünler de ithal ediliyor. Bunların çok iyi denetlenmeli ve ithali yasaklanmalı.

Dr.Tamer SAKA/Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Başkanı
“Beton kalitesine dikkat”

Küçük ve büyük çaplı depremlerin her an yaşanma riskine karşın, yapılarda kullanılan beton kalitesinin önemi artıyor. Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de hem inşaatı yapanlar hem de konut alanlar için kalite ve güvenlik unsuru öncelikli oluyor. Bu bilinçle yapılarımızı inşa ederken güvenli tasarım ve yapım teknikleri uygulanmalı ve beton kalitesine dikkat edilmeli. Müteahhitlerimize standartlarına uygun yapı malzemeleri kullanmalarını; tüketicilerin de konut alırken yapı malzemeleri kalitesi hakkında mutlaka bilgi edinmelerini öneriyoruz. Yapılarımızı inşa ederken beton kalitesine dikkat edilmeli. Bina yapımında kullanılan tüm malzemeler, güvenli bina tasarımı ve yapım teknikleri konut alırken ön plana çıkmalı.

Ferdi ERDOĞAN / Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı
“Güçlendirme iyi değerlendirilmeli”

Ülkemizde, güçlendirme yenileme çalışmalarının ihmal edildiğini ve Avrupa’ya göre geride kaldığımızı görüyoruz. Tüm binaları yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre, kentsel dönüşüm sürecinde binaları depreme karşı güçlendirme çözümünü iyi değerlendirmeliyiz. Ayrıca uzun ömürlü binaların inşasında denetim çok önemli. Dayanıklı tüketim malları için yapılan sorgulamayı binalar ve konutlar için yapmadığımız müddetçe, başımızı soktuğumuz konutlar dayanıksız tüketim malı gibi olmaya devam edecek. Kontrolsüz ve denetimsiz, belgesiz ve izinsiz yapılaşmalara kesinlikle müsaade edilmemeli.

Feyzullah YETGİN / Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER] Başkanı
“Kentsel dönüşüm tek çare”

Topraklarının büyük bir kısmı deprem kuşağında yer alan ülkemizde, depreme karşı binalarımızı güçlendirmek, güvenli ve sağlıklı yapılara kavuşmak için kentsel dönüşüm sürecini el birliğiyle yürütmeliyiz. Son yasal düzenlemelerle yeni bir dönem başladı ve süreç hızlandı. Kentsel dönüşümün layık olduğu şekilde yapılması çok önemli.

Levent PELESEN / Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Yönetim Kurulu Başkan
“Su Yalıtım Yönetmeliği önemli”

Yapıyı oluşturan ana elemanları (demir ve beton) ömrü boyunca koruyacak su yalıtımı uygulamaları, binalarda hayati önemde. Betonarme yapı sistemlerinin en çok etkilendikleri noktalardan biri suya karşı hassasiyetleri. Yapılara suyun nüfuz etmesi durumunda, taşıyıcı elemanlarda bulunan demir donatılar korozyona maruz kalarak paslanıyor ve binaların ömrü ve dayanıklılığı azalıyor. 1 Haziran 2018 itibarıyla yürürlüğe giren Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği, su yalıtımı ile ilgili çok büyük bir eksikliği giderecek. Yönetmelikte öngörülen esaslara uyulmadığının tespit edilmesi halinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar yapı kullanma izin belgesi verilmeyecek.

Doç. Dr. Bülent KAYPAK/ Ankara Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
“Yapı stokumuz iyi değil”

Büyükşehirlere baktığımızda deprem üreten önemli fay hatlarının geçtiği görülüyor. Artçılarla birlikte Elazığ ve Malatya’yı vuran depremin etki alanı yaklaşık 70-75 km. Sivrice Gölü’nün Kuzeydoğu’sunda Bingöl’e kadar, güneybatısında Maraş’a kadar giden bu hatta stres birikimleri oldu. Yapı stokumuzun ne durumda olduğunu Elazığ depreminde gördük. Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatlarının üzerinde bulunan bütün yerleşim birimlerindeki binalar ivedilikle kontrol edilmeli.

Doğan ŞEN / Türkiye Sigorta Acenteleri Derneği eski Başkanı, Maksimum Sigorta Acentelik Hizmetleri Genel Müdürü
“Sigortayı anlatamadık”

İnsanlar deprem sigortasının faydasına inanmıyor. Sektör olarak bunu iyi anlatamadık. Vatandaş bunu kendi üzerine salınmış bir vergi, bir yükümlülük gibi görüyor. Ayrıca son yaşanan depremde de gördük, depremde evleri yıkılanlara devlet 41 bin TL’ye kadar yardım yapacak. ‘Deprem Allah’tan geliyor, Devlet baba yardım eder; sigorta yaptırmaya gerek yok’ algısı oluşuyor. Kamu spotlarıyla, eğitimle bu mantaliteyi, sigortalı olmanın iyi bir şey olduğunu halka kabul ettirmek lazım. DASK’ın yaygınlaştırılması için çeşitli yöntemler uygulanabilir, bunlardan birisi de Emlak vergisi yatırılırken DASK poliçesinin varlığı kontrol edilebilir. Emlak vergi beyannameleriyle DASK primi yatırılması zorunlu hale getirilebilir.

Tekin SARAÇOĞLU / Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Genel Başkanı
“Deprem izolatörleri kullanılsın”

Kamu yapıları dahil tüm yapıları kapsayan güçlü, bağımsız bir yapı denetim sistemi ile proje ve yapım süreci ele alınarak yapı üretim süreci güvenli ve nitelikli hale getirilmeli. Bütün riskli yapılar periyodik olarak denetlenmeli. Beş yılda bir vize alır gibi binalar denetimden geçirilmeli.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın oluşturduğu Elektronik Dağıtım Sistemi, yapı denetim sisteminin iyileştirilmesi adımlarından en büyüklerinden biri. Belli yükseklikteki binalara deprem izolatörleri kullanılmalı. Deprem izolatörleri sekiz katın üzerindeki binalarda zorunlu hale getirilebilir.

Yapılarda deprem izalatörlerinin kullanılması şartnameye eklenip, eğitimi yapılabilir. Japonya deprem sorununu bu şekilde halletti. Japonya’dan getirildiği için ‘maliyetleri artırdığı’ gerekçesiyle yaygın kullanımı yok. Yeni kamu binalarında kullanılıyor. Bu malzemenin Türkiye’de üretilmesi için destek verilmeli. Kullanılan çeliği özel. Japonlarla ortaklığa gidilip, bu teknoloji getirilebilir.

Mimar Nihat ŞEN / Agra Mimarlık Yönetim Kurulu Başkanı
“Vatandaş kendi de yaptırabilir”

Vatandaş müteahhide, kat karşılığı veya gelir paylaşımı esasına gerek kalmadan, herhangi bir kentsel dönüşüm modellemesini beklemeden, metrekaresi dahi kaybolmadan, kanunun getirdiği haklardan ve muafiyetlerden yararlanarak kendi binasını yıktırıp yaptırabilir. Vatandaş devletin kendine sağladığı imkanlardan yararlanarak, bir metrekare dahi kaybetmeden binalarını yenileme fırsatı bulabilir. Patenti bize ait ‘kendin yık, kendin yap’ modelini iki yıldır uyguluyoruz. Vatandaşlar iki yıl ana para ödemesiz, 10 yıl ödemeli kredi kullanabiliyor. 125 bin TL’ye kadar olan bu kredinin yaklaşık yüzde 35-40 faizini devlet finanse ediyor. Şirket olarak devletin faiz desteği verdiği kredi yetmediği durumlarda, 20 yıl vadeli kentsel dönüşüm kredisi çıkarılabiliyor, inşaatı yapıldıkça para bankadan çekilebiliyor.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir