Kapat !
Anasayfa » Sağlık » Şifalı Bitkiler » Fasulyenin Faydaları ve Zararları

Fasulyenin Faydaları ve Zararları



FASULYE VE İNOSİTOL PANTAKİSFOSFAT

AH O FASULYE YOK MU! NASIL DA GAZ YAPAR? BUNU KANITLAMAK İÇİN DENEY YAPMAYA gerek yok. Ama aynı zamanda kalp hastalıkları ve kanser riskini de düşürebilirler. İşte bu iddianın bilimsel çalışmalarla desteklenmesi gerekir. Tercihen, “kontrollü deney” olarak adlandırılan bir çalışmanın sonuçlarını görmek isteriz. Bu deney için, beslenme biçimlerinin bir yönü hariç görünüşte aynı yaşam biçimlerine sahip insanlardan oluşan iki grup belirlenecektir. Kontrol grubuna değil de, deney grubuna önceden belirlenmiş bir dozda fasulye verilecektir. Her iki grup da yıllarca takip altında tutulacaktır. Fasulye yiyen grubu takip etmenin çok zor olmayacağını tahmin ediyorum. Ne yazık ki, bu tür kontrollü deneylerin yürütülmesi güçtür ve araştırmacılar daha çok “vaka-kontrol” denen deneyleri tercih ederler.

Fasulye

Bu tür deneylerde belli bir hastalığa sahip olan bir grup hasta, yaş, yaşam biçimi, yerleşim yeri, fiziksel aktivite, sigara içimi, vücut ağırlığı ve sosyoekonomik durum olarak aynı durumda olan, eşit sayıda sağlıklı insanla karşılaştırılır. Harvard Üniversitesi araştırmacılarının da Kosta Rika’da yaşayan 2118 kişinin kalp krizi geçirmesine neden olan etkenleri ortaya çıkarmak için yapmaya çalıştıkları buydu. Şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştılar. Günde 1/3 kase fasulye yemenin kalp krizi geçirme olasılığını yüzde 40 azalttığını buldular! Fasulyenin içindeki hangi maddenin bu sonuca yol açtığı bilinmiyor ancak fasulye folik asit, magnezyum, B6 vitamini, alfa-linolenik asit ve lif bakımından zengin bir besin ve bunların her birinin teoride kalp fonksiyonları üzerinde bir etkisi olabilir.

Nüfus çalışmaları da hastalığın nedenleri hakkında bakış açısı kazanmak için başvurulan bir başka yol. Başlangıçta sağlıklı olan geniş bir denek grubunun sağlık durumu, yaşam biçimleriyle paralel olarak sürekli izlenir. Denekler belli aralıklarla hangi sıklıkta ne yedikleriyle ilgili anketler doldururlar ve bu anketler belli başlı besin içeriklerine göre analiz edilir. Buna verilebilecek en iyi örnek daha önce de sözü edilen Hemşireler Sağlık Çalışması’dır. Bu çalışma süresince binlerce hemşire yıllar boyunca izlendi, meme kanserine yakalanma riski olanlar hastalandılar. Araştırmacılar hastalığın antioksidan aliminin, özellikle de flavonolların azaltılmasıyla bağlantılı olabileceği kuramını geliştirdi. Bu nedenle hemşirelerin beslenmelerine dâhil olan ve antioksidan bakımından zengin çay, soğan, elma, brokoli, yeşil biber ve yabanmersini miktarını araştırdılar. Sonuçlar beklendiği gibi değildi. Toplam flavonol alımıyla meme kanseri arasında hiçbir ilişki yoktu. Ancak haftada iki kez fasulye ya da mercimek tüketen kadınlar ayda bir kezden az tüketenlere oranla yüzde 25 daha az meme kanserine yakalanıyordu. Tek bir bileşenin değil, besinin bir bütün olarak kendisinin sağlığa nasıl etki ettiğini gösteren bir örnek daha.



Laboratuar deneyleri ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar da hastalığı önlenmek ve onunla savaşmak için ipuçları sunar. Fasulyenin antikanser özelliklere sahip olduğuyla ilgili teorilere eninde sonunda ışık tutacak olan da bu çalışmalardır. İşin sırrı, fasulyenin yanında mercimek, bezelye, buğday kepeği ve sert kabuklu yemişlerde de bulunan bir madde olan inositol pentakisfos-fatta olabilir. Tümörün büyümesi için pek çok kimyasal reaksiyon meydana gelir ve belli başlı enzimler burada büyük bir rol oynar. 1980’de keşfedilen fosfoinositit 3 kinaz enzimlerinin akciğer, yumurtalık ve meme kanserinin oluşumunda payı vardır. Bu nedenle enzimlerin etkinliğini bloke eden maddeler araştırmalarda mercek altına alınmıştır. Etkinlik gösteren maddelerin çoğunun kullanım için fazla toksik olduğu ortaya çıkmıştır ancak Londra’daki College Üniversitesinin fasulyeden ayrıştırdığı inositol pentakisfosfatla ilgili büyük umutları vardır. Bu madde kesinlikle toksik değildir, büyük miktarlarda olsa bile. İnsan hücreleri üzerine laboratuarlarda yapılan incelemelerde, tümörlerin beslenip büyümek için onlara gerekli ortamı sağlayan kan damarlarını genişletmek için kullandıkları işlem olan anjiyogenezi önlediği görüldü. Ancak insan yumurtalık kanser hücreleri farelere nakledildiğinde çok daha ilginç sonuçlar elde edildi. İnositol pentakisfosfatın yumurtalık kanseri tedavisinde yaygın olarak kullanılan ilaç olan cisplatin benzeri bir etkisi olduğu gözlendi. Bir başka heyecan verici bulgu da bu bileşenin antikanser ilaçların etkilerini arttırdığı yönündeydi.

Sağlığa yararlı olduğu bilinmesine rağmen insanların fasulyeyi beslenme düzenlerine dâhil etmekte tereddütleri var. Bu korku, utanç verici gaz çıkarma olasılığından kaynaklanıyor. Fasulye, rafinoz ve stakiyoz gibi bazı karbonhidratlar içerir ve bunlar ince bağırsağımızda sindirim enzimlerimiz tarafından parçalanamaz. Bu nedenle de kalın bağırsağa geçer ve orada yerleşik bulunan bakteriler bunları yiyerek mutlu olurlar. Ancak bu bizim açımızdan bir talihsizliktir çünkü bu bakteriler karbonhidratları yerken bazı gazlar üretirler. Bu gazlardan hidrojen sülfür özellikle çok hoş kokar. İşte tam burada bilim imdadımıza yetişir. Venezüela’daki Simön Bolivar Üniversitesinden Marisela Granito ve meslektaşları bu konu üzerinde yıllardır araştırma yaptıktan sonra fasulyenin pişirilmeden önce Lactobacillus cinsinden iki özel bakteriyle fermente edildiğinde besin değerinden kaybetmeden bu can sıkıcı karbonhidratların yoğunluğunun yüzde 90 azaltılabileceğini buldular ve gıda endüstrisinin bu bakterileri kullanarak gaz oranı düşürülmüş fasulye üretebileceklerini öne sürdüler. Hintli bilimadamları başka bir yaklaşımı benimsedi. Standart gıda ışınlama teknolojisini kullanarak fasulyeleri gamma ışınlarına tuttular ve bunun suda bekletme işlemiyle birlikte stakiyoz ve rafınozun büyük kısmını ortadan kaldırdığını tespit ettiler.

Fasulyenin ürettiği gaz herkeste farklı tepkiler yaratabilir. Bazıları hiçbir sorun yaşamadan bol bol yiyebilir, bazıları ise küçük bir porsiyon yedikten sonra bile arkadaşlarını ve ailelerini etraflarından kaçırır. Bu durumda fasulye alımı yavaş yavaş arttırılırsa gaz çıkarma olayı azalacaktır. Fasulye yemenin yararları hakkında tüm bildiklerimiz ışığında bunun için çaba göstermeye değer. Yediğimiz et miktarının bir kısmını kesip yerine fasulye koymak akıllıca olacaktır. Belki de Jack masalda annesinin biricik ineğini dev bir fasulye sırığına dönüşen o fasulye tanesiyle değiş tokuş etmekle o kadar da kötü bir şey yapmamıştır.



İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Zufa Otu’nun Faydaları

ZUFA OTU lyssopus officinalis Ballıbabagiller (Lamiaceae) Zulfaotu, Çorduk, Çördükotu olarak da biliniyor. ...