Anasayfa » Yaşam » Makale » Gıda hakkı

Gıda hakkı



Gıda tüm canlıların en temel hakkıdır. Aslında dünyanın meselesi, ne et ne de paradır. Dünyada iki temel mesele vardır: Ot ve hâkimiyet. Ot yani bitkiler, insanların yanı sıra tüm hayvanların, hatta diğer tüm canlıların yaşam kaynağıdır. İlk günden bu yana tüm mücadele, hâkimiyet mücadelesidir. Gelinen nokta da çok nettir: Ota hâkim olan, insanlığa hâkim olur. Gıda hakkı, Allah’ın tüm yarattıklarına bahşettiği haktır. Bunu hiçbir birey, şirket ya da örgüt herhangi bir ad altında kısıtlayamaz. Bu hak, kimse için herhangi sözleşmeden doğan bir hak da değildir. Yasa, anayasa hatta uluslararası sözleşmelerin bu hakkı tanıyıp tanımadığının, bütün bunların yazılı hâle getirilip getirilmediğinin de hiçbir itibari değeri yoktur. Yaratıcının bahşettiği hakları sınırlamak veya yarattıklarının elinden almak da sadece Onun (c.c.) hakkıdır. “Yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allaha ait olmasın.”

Gıda hakkı

“O nankörler Allah’ı bırakıp, onlar için göklerden ve yerden hiçbir rızka sahip olmayan ve buna güçleri de yetmeyen şeylere tapıyorlar.”

“Nice canlı -mahlûk- vardır ki -onlar- rızıklarını taşıyamazlar. Onlara da, size de Allah rızık verir. O, hakkıyla işitendir, bilendir.”

“Allah’ın rızkı dilediğine yayıp genişletmekte ve dilediğine daraltmakta olduğunu görmediler mi? Elbette bunda, inanan bir toplum için ibretler vardır.”



Hadi çekinmeden söyleyin! Gerçekten rızık endişesi çekiyor musunuz, çekmiyor musunuz? Yoksa siz de ‘dünya nüfusu artarsa, insanlar açlıktan ölür’ diyenlerden misiniz? Bakın ABD eski Başkanı Kennedy 1961de ne demişti: “Bütün depolarımız ağzına kadar ürünle dolu olduğu halde, her on Amerikalıdan birinin yeterli gıdası yok. Beslenme gereksinimlerinin üçte ikisine sahip değiller.”23 Ya bugün? Aynı Amerikada zenginlik onlarca kat artmış, buna mukabil yeterli sağlıklı gıdaya erişe-bilen Amerikalıların sayısı, dünya ortalamasının çok altında. Dünyanın hayranlıkla izlediği ülkenin insanlarının hâli bu! Oysa bize bu sorunun Afrikada olduğunu söylemiyorlar mı? Neden acaba? Dünyada daha keşfedilmemiş sayısız nimet olduğu halde, Allah’ın (c.c.) vaadini unutup, ‘dünya şu kadar insanı besleyemez’ diye mi düşünüyorlar? Sahi gaybdan haber mi alıyorlar ya da Allah’ın bu kadar insanı beslemeye güç yetiştiremeyeceği gibi sapkın bir düşünceye mi sahipler? Bu Allah’a güvenmemek değilse nedir? “Allah’a karşı nasıl olur da nankörlük yaparsınız?”24 “Siz ancak, Allah’ı bırakıp birtakım şeylere tapıyorsunuz ve onlara bağlılık gösterileri yapıyorsunuz. Bunun için de birtakım yalan -ve bahaneler- uyduruyorsunuz.

Mutlaka Okuyun:  Suyun Bilgeliği İle Kendi Akışını Bul

Şüphesiz, Allah’tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. O halde rızkı Allah katında arayın. O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz ancak O’na döndürüleceksiniz




Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*