Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan koronavirüsü aşısı

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan koronavirüsü aşısı

Tüm dünyayı etkileyen koronavirüs ile ilgili açıklamalar yapan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu salgınla ilgili önemli bilgiler verdi. Koronavirüsün yeni bir virüs olmadığını ve hayvanlardan insanlara bulaştığını belirten Saraçoğlu, corona virüsün bir ilacı veya aşısı olmadığını ancak Türkiye’de bu konuda tecrübeli uzmanlar sayesinde aşının geliştirilebileceğini söyledi. Koronavirüsün yayılma hızına dikkat çeken Saraçoğlu, iklim şartlarına dikkat çekti. İşte ayrıntılar…

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, Çin’in Vuhan kentinde başlayan ve dünyada hızla yayınlanan yeni tip koronavirüs (coronavirus) küresel salgınıyla önemli açıklamalarda bulundu.

Koronavirüsün genetik şifrelerine dair bilinmeyenleri anlatan Saraçoğlu, koronavirüsün neden Avrupa’da hızla arttığına dair önemli bilgiler paylaştı. Koronavirüsün henüz bir aşısı olmadığını ancak Türkiye’de tecrübeli uzmanların olduğunu belirten Saraçoğlu bu konuda ilerleme kaydedilebileceğini söyledi. İşte Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun açıklamalarından satır başları…





Koronavirüsünün yeni olduğu iddia ediliyor ancak bu doğru değil. Koronavirüs hayvandan insana geçen bir virüstür. İlk koronavirüs 1930 yılında ortaya çıktı ve şu an 50’nin üzerinde koronavirüs var. SARS VE MERS olarak adlandırılan virüslerin ilacı veya aşısı yok. Bu virüsler mutasyona uğrayarak farklı hayvanlardan insanlara geçiş yapıyor. Gelecekte bizi çok farklı virüsler bekliyor. Çok dikkatli olmak gerekiyor.

SARS ve MERS çok tehlikeli olmasına rağmen ölüm oranı düşüktü çünkü yayılma oranı bu kadar hızlı değildi. İki virüs de koronavirüs türevi ve şu an aşısı yok.Koronavirüsün Avrupa’ya yerleşme sebebi oradaki iklim şartları, toprak yapısı, yağış oranıdır. Anadolu’daki coğrafi şartlar bizim için bir şans.

İtalya’da iklim şartları, bol yağış alması ve nemli olması bu virüslerin direncini artırarak daha uzun süre hayatta kalmasına sebep oluyor. Koronavirüs ileri de daha tehlikeli olabilir. 1933 yılında Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi kuruldu. Bizim insanımız hem zekidir hem akıllıdır. Bu virüs hayvan kökenlidir. Bu konuda bizim çok fazla tecrübeli veterinerimiz var. Onlarla beraber eczacılık fakültelerini de bu işin içine alarak mükemmel bir şekilde aşı ve ilaç geliştirebilir. İHA ve SİHA’ları geliştiren bu milletin evlatları değil mi? Aynı şekilde bunu da başarabiliriz.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir