Kapat !
Anasayfa » Moda » Çevreye duyarlı genç kuşak modacılar

Çevreye duyarlı genç kuşak modacılar



Moda tasarımıyla yeşil felsefeyi harmanlamak, çevre dostu ve aynı anda stil sahibi tasarımlara imza atmak imkansız değil. Ekolojik modanın kraliçesi Stella McCartney’nin çizdiği yoldan yürümeye başlayan, çevreye duyarlı genç kuşak modacılarla tanışmaya ne dersiniz?

Tasarımlarında asla deri ve kürk kullanmayan, sürdürülebilir modanın öncülerinden Stella McCartney, geçtiğimiz günlerde Kering lüks grubuyla London College of Fashion’m birlikte organize ettiği bir konferansta, “Markamı oluşturduğumda, geri dönüştürülebilir tasarımlar için çalışmaya başladığımda çevremde bir sürü insanın konuyla ilgili kuşkuları vardı. Bana etik ve ekolojik bir marka yaratamayacağımı söylediler” diye anlatıyordu. Oysa modanın petrolden sonra dünyada en çok kirliliğe yol açan endüstri olduğunun anlaşıldığı, yalnız bir tişört üretiminde 2720 litre su kullanıldığı (bir kişinin üç yılda içtiği su miktarı) gerçeğinin ortaya çıktığı, boya tekniklerinin su kirliliğine ve ekosisteme zarar verdiği, hammaddeleri tekstil ürünlerine dönüştürmek için 8000’den fazla kimyasal kullanıldığı, tekstil işçilerinin iyileştirilemeyen koşullarda bedavaya çalıştırıldığı, kısaca hızlı modanın çevresel ve ekonomik zararlarının giderek arttığı günümüzde bu tabloya duyarsız kalmak imkansız. Sürdürülebilir bir moda anlayışıyla üretmek ve tüketim çılgınlığına dur demek tek geçerli yol!

Toksik olmayan ve fiziksel çevreye zarar vermeyen dönüştürülebilir kaynakların kullanılması, üretim şekillerini ve boyama tekniklerinin doğaya en az zarar verecek şekilde değiştirilmesi, pamuk ve polyester gibi doğal kaynakları sömüren hammaddeler yerine organik pamuk, bambu, keten, kenevir gibi daha az su tüketen bitkilerin kullanılması sürdürülebilir moda için atılması gereken temel adımlardan bazıları.

Bugün Stella McCartney’nin çizdiği “yeşil” yoldan giden, bu adımları atmaya başlayan, kısaca çevre bilinci ve sosyal duyarlılığı yüksek birçok tasarımcı ve markanın öne çıktığını görüyoruz. Çeşitli moda okullarının yanı sıra ekolojik proje ve çalışmalar da yeni nesil çevreci tasarımcıları destekliyor.

Yeni markalarla, yeni bir stil ve üretim şekliyle tanışma zamanı!

SÜRDÜRÜLEBİLİR MODA İÇİN PROJELER

Ekolojik moda deyince akla organik pamuk kullanımı ve kumaşların içerikleri dışında üretim aşamaları, işçilerin hakları ve adil fiyat politikaları gibi kavramlar da gelmeli. Ama tabii tasarımcılar öncelikle hammadde kullanımında ve ekolojik kumaş seçiminde hassasiyet göstermeliler. Verdiği beş yıllık moda eğitimini çevre bilinci ve sürdürülebilir tasarım çerçevesinde sunan Central Saint Martins’ten Bachelor of Arts Fas-hion Direktörü Saralı Gresty, “Biz öğrencilerimizi bu konuda sorumluluk almaya teşvik ediyoruz ama ekolojik tasarıma yönelmek içlerinden gelmeli. LVMH ve Kering lüks grupları da geri dönüştürülebilir kumaşlar üzerinde bizlerle iş birliği yapmaya devam ediyor” diye bilgi veriyor. Helsinki’deki Aalto Üniversitesi’ndeyse “Chemarts” adlı bir program dahilinde sanat ve kimya fakülteleriyle ortak bir çalışma yürütülüyor ve labo-ratuvarlarda doğal ahşap bazlı yeni bir selüloz iplik üretiliyor. Lüks devi LVMH’nin 2017 eğitim yılında Central Saint Mar-tins’te “Sürdürülebilir tasarım ve inovasyon” adı altında yeni bir bölüm açılmasına önayak olması da yine ekolojik modanın gelişmesi konusunda atılan önemli adımlardan sayılabilir. Peki yeni nesil genç tasarımcılar neler yapıyor ve sürdürülebilir bir moda anlayışı için nasıl çalışıyorlar?

MODA TASARIMINDA EKOLOJİK YÖNTEMLER

François-Ghislain Morillion ve Sebastien Kopp, iki çevreci tasarımcı tarafından kurulan Fransız spor ayakkabı markası Veja (veja-store.com/en), hammaddesini Brezilya’daki biyolojik pamuktan, Amazon’daki doğal kauçuktan ve Uruguay’daki biyolojik deriden üretiyor. Tüm malzemeler uçak yerine, daha az kirliliğe sebep olan gemiyle Fransa’ya ulaştırıldıktan sonra Paris’te yüzde 100 yeşil elektrik üreten bir ortamda ayakkabıya dönüştürülüyor.

Modanın bugün dünyanın en büyük endüstrilerinden biri olduğu ve 60 milyon kişi çalıştırdığı düşünüldüğünde, işe sorgulayarak başlamanın, tüketim çılgınlığını körükleyen bu devasa endüstrinin üretim metotlarım değiştirmenin, yavaşlamanın, daha yaşanabilir ve temiz bir dünyaya kavuşmak için nasıl dev bir adım oluşturduğu kavranabilir. Barbara Bui, Pierre Hardy gibi markalarda çalıştıktan, defilelerden moda etkinliklerine hızlı tempoda koştuktan bir süre sonra sistemi sorgulayan ve “Maison Standards” markasını kuran Uriel Karsenti yeni bir üretim modeli geliştirdiğini, ara evreleri yok ederek bir ürünü daha ucuza sattığını, sınırlı sayıda ürettiğini anlatıyor: “Benim ürünümün üretim fiyatı Burberry ya da Kenzo’nunkiyle aynı olsa da ara işlemlerden geçmediğim için onu çok daha uygun bir fiyata satabiliyorum.” Karsenti ulaşımda uçak yerine gemiyi kullanıyor.



Belçikalı tasarımcı Eva Velazquez’in hızlı modaya ve tüketim çılgınlığına karşı öne çıkardığı alternatif yöntemse tarih boyunca kullanılan ve dünyanın dört bir yanından topladığı eski kıyafetlerin ve kumaşların üzerine tek tek çalışarak, onları dönüştürerek yeniden satışa sunması.

“DAHA AZ SATIN ALIN, DAHA İYİ SEÇİN”

Genç nesil tasarımcıların sosyal ve ekolojik bir duyarlılıkla üretmeleri, yeşil bir dünya için çok önemli olsa da yeterli değil elbette. Biz tüketicilere de büyük görevler düşüyor. Bu yola baş koymuş genç tasarımcıları destekleyen İngiliz ekolojik platform “Not Just a LabeF’ın kurucusu Stefan Siegel, “Bugün sadece tasarımcılar değil tüketiciler de modanın hızlı ritmini sorgulamaya başladı ve gelecekte etik bir tasarım anlayışının modaya hakim olacağının bilincindeler” diye anlatıyor. Paris’te “Le French Bureaü’dan (Fransa’da etik modanın yaygınlaşması için çalışan bir kolektif) Helene Sarfati-Leduc de yeni nesil çevreci tasarımcıların artık çok daha bilinçli ve soru soran bir tüketiciyle karşı karşıya olduklarını, insanların Barselona’da, Paris’te, New York’ta, kısaca hızlı modanın ayak bastığı her yerde aynı şekilde giyinmek istemediklerini, bir ürünün kalitesi ve üretim süreciyle de ilgilendiklerini ve bu aşamada sürdürülebilir sistemin, ürettiği alternatif çözümlerle gelişmek için büyük bir şans yakaladığım dile getiriyor.

Sürdürülebilir modanın gelişmesinde etkin rol oynayan Stella McCartney yukarıda bahsettiğimiz konferansı, “İnsanlar ve doğa, moda üretiminden asla zarar görmemeli. Tüketirken mutlaka sorgulayın, yaşam biçiminizin çevre üzerindeki etkisini hesaplamayı unutmayın” sözleriyle bitirirken biz tüketicilere ve moda tasarımcılarına düşen önemli görevlere parmak basıyordu. Tasarımcılardan fazlaca söz ettik.

Bizlere gelince, bir kadının, gardırobundaki kıyafetlerden sadece yüzde 30’unu kullandığını hatırlayarak, işe Vhdenne Westwood’un motto’sunu uygulayarak başlayabiliriz: “Daha az satın alın, daha iyi seçin ve devam ettirilebilir sistemler oluşturun” (Buy less, choo-se well, make it last”).

KİM BU YENİ NESİL EKOLOJİK TASARIMCILAR?

• 2009 yılında markasını kuran Gaelle Constantini bitpazarlarında bulduğu vintage kıyafetler üzerinde çalışıp, onları kesip biçip ve yeniden tasarlayıp pazara sunuyor. Kısaca ikinci bir hayat bahşediyor tasarımlara. Constantini ayrıca Paris’te geri dönüşüm kursları düzenliyor. ateliergaelIeconstantini.com

• Düzenli olarak atıkların arasından seçtiği çeşitli kumaşlar, perdeler, masa örtüleri ve çarşaflarla tasarım yapan, “hiçbir şey kaybolmaz, atılmaz, her şey geri dönüştürülebilir” motto’suyla hareket eten Anais Dautais Warmel, çiçekli, kareli ve çizgili, çok renkli bir koleksiyona imza atıyor. Geri kazandırmak, telafi etmek anlamına gelen, markanın ismi “Les Recuperables” da simgelediği etik tasarımın ruhunu çok iyi özetliyor. lesrecuperables.com

• 1995 yılında Inder Bendi’nin Kanada’da kurduğu vegan çanta ve aksesuar markası Matt&Nat, tasarımlarında hiçbir hayvansal ürün kullanmıyor.

•  “Material” (hammadde) k ve “nature” (doğa) isimlerinden türeyen ve doğaya saygılı parçalar üreten marka, çevre sorunlarına duyarlı 1VÎİ NatQlie Portman ve Charlize Theron gibi isimlerin de vazgeçilmezi. mattandnat.com

• Ekolojik üretim metotlarıyla tasarım yapan, biyolojik pamuk ve doğal boya kullanan İngiliz giyim ve aksesuar markası People Tree, önceki yıllarda Emma VVatson’la iş birliği yapmıştı. peoplelree.co.uk

• 2012 yılında Belçikaiı vejetaryen tasarımcı Bruno Pieters tcrafından kurulan, deri ve kürk barındırmayan Honest By markasındc biyolojik pamuk ve tamamen geri dönüştürülmüş kumaşlcr kullanılıyor. honestby.com

• Örgü tasarımlarıyla dikkat çeken Anna Singh ve Rachael Wood tarcfından kurulan İngiliz markası Chinti&Parker, el işçiliğini zamansız bir stille harmanlıyor, biyolojik pamuktan üretilen sade tasarımlara imza atıyor, chintiandparker.com

H&M SÜRD ÜR ÜLEBİLİRLİK RAPORU

• H&M Grubu, 201 6 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Raporda, 2030 yılına dek tüm pamuk kullanımının geri dönüştürülmüş ya da sürdürülebilir kaynaklı olması veya 2040 yılına kadar tüm tedarik zincirinin çevre dostu olması gibi hedefler yer alıyor.

• 2040’a kadar H&M Grubu’nun tamamı iklim dostu olacak.

• H&M 2030 yılına kadar tüm ürünlerinde sadece geri dönüştürülmüş ya da sürdürülebilir kaynaklardan elde edilen malzemeler kullanacak. 201 6 yılında bu oran yüzde 26’ydı.

• 2016 yılında H&M’in toplam pamuk kullanımının yüzde 43’ü sürdürülebilir kaynaklardan geliyordu. Hedef bunu 2020 yılına kadar yüzde 100 yapmak.

• H&M Grubu geri dönüşüm ve yeniden kullanma konusunda hedeflerini daha da iddialı hale getiriyor. 2020 yılına kadar her yıl 25 bin ton ürün toplanması hedefleniyor.

YAZI: SELİN MilOŞYAN



İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*