Kapat !
Anasayfa » Moda » Moda da Afrika Stili

Moda da Afrika Stili



Ta 20’nci yüzyılın başından itibaren moda dünyasına, özellikle Batılı tasarımcılara ilham veren Afrika kültürü bugün yine deniz kabuklu, İncili takıları, rengarenk grafik ve hayvan motifleri, ahşap maskeleri, püskülleri, rastaları ve geometrik desenleriyle özellikle yaz aylarında gönlümüzü fethediyor. Bir Afrika rüyasına dalmaya hazır mısınız?

Moda hiç bitmeyen ilham yolculuğunda her seferinde bizi şaşırtmaya, etkilemeye ve kendine aşık etmeye devam ediyor. Son yıllarda çok sık çıktığı egzotik yolculuğundan, çok severek seyahat ettiği Afrika topraklarından etnik desenler, geometrik ve grafik formlar, canlı renkler, deniz kabuğu şeklinde kolyeler ve tribal takılarla dönüyor. 2017 ilkbahar-yaz koleksiyonuyla bizi Marakeş’iıı 60’lı yıllarına götüren Veronica Etro, rengarenk kaftanlar, göçebe tarzı uzun elbiseler, şallar, Berberi takılarla Afrika stilini doruğa çıkarıyor, podyumda rengarenk bir bayram havası estiriyor. Hint asıllı moda tasarımcısı Manish Arora’nm “Cosmic Love” isimli 2018 kış koleksiyonundaki renk cümbüşü ve emprime kumaşlarsa tam bir “melting pot” (çok kültürlülük) yaratıyor podyumlarda. 2017 ilkbahar yaz sezonunda Issey Miyake ve Proenza Schouler’in tribal grafikleriyle Stella Jean’in renkli motifleri de Afrika kültürüne övgü niteliğinde.

Christian Louboutin’in, arkadaşı Valerie Schlumberger’le birlikte LAfricaba adlı bir kapsül çanta koleksiyonuna imza atması, Dries Van Noten’nın, Vivienne Westwood ve Isabel Marant’nın tribal çizgileri, Afrika’ya olan tutkusunu takılara yansıtan, mercanlar, eski fil dişi parçalar ve deniz kabuklarından harika tasarımlar yaratan Tohum Design’m kurucusu Türkiye’den Verda Alaton, son yıllarda bu kültürün moda dünyasına nasıl sızdığını açığa çıkarıyor.

Bir moda fenomeni olmasının dışında Afrika etkilerinin o tüm dünyada bu derece yoğun hissedilmesinin, bu kültürü etnik bir damgalamaya, kategorizasyona (kültürel stigmati-zasyon) itip onunla ilgili “gelişmekte olan fakir kıta” klişesini daha da kuvvetlendirebileceği varsayımıysa en güncel tartışma konularından.

AFRİKA STİLİNİN TARİHÇESİ

Afrika takılarının kökeninde bulunan en eski deniz kabuklarının tarihinin 16’ncı yüzyıla uzandığını biliyoruz. Afrika sanatı uzmanı Charles Wesley-Hourde şöyle anlatıyor: “O dönemde Batı Afrika’da Fildişi Sahilinde popüler olan deniz kabukları, Maldivler’den Hindistan yolu üzerinden dönen Portekizli denizciler tarafından gemilerde saklanıyor, sonra da ticaret için kullanılıyordu. Çok değerli sayılan deniz kabukları bozuk para olarak da işlem görüyor, altın ya da değerli parçalarla ve hatta kölelerle takas ediliyordu.”

Modanın, deniz kabukları, Afrika takı süsleri ve giyim kuşamıyla ilgilenmeye başlamasıysa daha yeni. Bunu 20’nci yüzyılda demir yolunun demokratikleşmesiyle turistik seyahat kavramının gelişmesi, gemiyle Afrika’ya uzun yolculuklar yapılması ve bunların Batıya aktarılması gibi ekonomik ve sosyal olgularla açıklamak yanlış olmaz. Sömürgeciliğin de etkisiyle Afrika kültüründen fazlasıyla esinlenen Fransa’da önemli moda tasarımcılardan Paul Poiret’nin Afrika giyim stilinden ilham alarak egzotik kıyafetler tasarlaması ve hatta “Tanger” (Fas’ın kuzeyinde bir şehir) adlı bir elbise yapması da Afrika stilinin Batı dünyasındaki varlığının tarihçesinde önemli yer tutar.

YVES SAİNT LAURENT’DAN VALENTINO’YA TRİBAL RÜZGAR



Yves Saint Laurent’m 1967’de sunduğu, rafyadan püsküllü eteklerin, inci ve deniz kabuklarından oluşan üstlerin dikkat çektiği “Bambara” adlı Afrika koleksiyonu bu kültürün moda dünyasında nasıl yorumlandığını bir kez daha gözler önüne serer. Bu etki, Amerikalı modacı Todd Oldham’m Güney Afrikalı bir kabileden esinlenerek tasarladığı kıyafetler, Missoni’nin 1990’da yaptığı Afrika elbiseleri, “Bogolan” (baskılı Afrika deseni) kumaşını kullanan Issey Miyake ve Norma Kamali’yle devam eder. 1997 yılında John Galliano’nun Dior’un baş tasarımcısı olarak, Sudan’da yaşayan Dinkalardan esinlenerek yaptığı inci biistiyerle Kenya’daki Masai kabilesinin izlerini sürerek hazırladığı küpe, kolye ve bilezikleri büyük ilgi görür.

Donna Karan’m Afrika kültürüne övgü niteliğindeki 2003 defilesi, Jean Paul Gaultier’nin Kilimandjaro, Bambara, Abidjan ve Ashanti isimlerini taşıyan elbiselerden oluşan 2004 defilesi, Oscar de le Renta, Comme des Garçons gibi markaların tasarımlarında Afrika kumaşlarını öne çıkarmaları, bu kültürün dünden bugüne hiç durmadan modaya nasıl ilham verdiğini açığa çıkarıyor.

Belçikalı tasarımcı Dries Van Noten’in 2010 yaz koleksiyonunda dikkat çeken folklorik ruhlu rengarenk emprimeleri, Valentino’nun 2016 yaz defilesinde Afrika maskeleri, pat-chwork’ler, püsküllü tunikler, hayvan motifli elbiselerle salınan, adeta kabilelerden podyuma ışınlanmış gibi görünen “beyaz” modelleri de tribal stilin modadaki en güncel yansımalarından.

DÜŞLERDEN ÖTE GÜÇLÜ BİR AFRİKA

Grafik ve renkli bir stili harmanlayan Afrika modasının Batı dünyasını yıllardır cezbettiği çok açık. Özellikle sosyologlar bu hayranlık ve ilham alma sürecinde bir tür ötekileştirme ve damgalama bulunduğuna da dikkat çekerken, Afrika stilini tanımlamak için kullanılan “egzotik” kelimesinin de aslında derinde, bilinçaltında hafif aşağılayıcı bir anlam taşıdığını dile getiriyorlar.

Bugün Paris’te markalarını sağlamlaştırmaya çalışan birçok Afrika asıllı tasarımcı kendilerini etiketleyen bu sıfattan kurtulmaya, tasarımlarını daha farklı özelliklerle tanıtmaya uğraşıyorlar. Örneğin Kongo asıllı Fransız modacı Ganesh Si las fütürist öğelerle besliyor markasını.

Silas gibi birçok Afrika asıllı tasarımcı bir yandan kültürel köklerinin doğal olarak sınırladığı “etnik/egzotik” çerçeveden çıkmaya çalışırken bir yandan da kimliklerini sağlamlaştırmak adına Afrika kültürünün zenginliğinden besleniyorlar. Karmaşık ve çelişkili bir durum…

Mesajlı tişörtler tasarlayan Moritanya asıllı Aissa N’diaye’nin kurduğu “Afrikanista” (afrikanista.tictail.com) markası, top model ve tasarımcı Maureen Ayite’nin yarattığı, Paris, Londra ve New York’ta “showroom”ları bulunan Nana Wax markası, bunlardan birkaçı.

Her ne kadar Valentino tamamen tribal stile vurgu yapan 2016 yaz koleksiyonunda tek bir siyahi modele yer vermese de bugiiıı moda dünyası her sezonu daha “renkli” yüzler ve daha çoğulcu, çok kültürlü bir felsefeyle karşılamaya başladı.

SİHİRLİ AFRİKA KİMLERE DOKUNUYOR?

• Türk moda tasarımcısı Ceren Ocak, geçtiğimiz İstanbul Moda Haftası’na Afrika kabilelerinden esinlenerek hazırladığı, deri detayların ön planda olduğu bir koleksiyonla katıldı, cerenocak.com

• ilk deniz kabuğunu henüz dokuz yaşındayken Fransız Polinezyası’nda bulduğunu anlatan Fransız takı tasarımcısı Aurelie Bidermann’ın hazırladığı bileklik, bilezik, kolye ve halhallar tamamen Afrika etkisini taşıyor, aureliebidermann.com

• Fas doğumlu Fransız tasarımcı Jean-Charles de Castelbajac, rengarenk grafik desenlerle her sezon istisnasız Afrika stilini yansıtan koleksiyonlara imza atıyor. jc-de-castelbajac.com

• Kari Lagerfeld 2017 ilkbahar-yaz koleksiyonundaki neon renkler ve çizgili motiflerle Afrika stiline gönderme yapıyor, chanel.com

• İsrail asıllı Amerikalı tasarımcı Yigal Azrouel, New York Moda Haftası’nda sunduğu 2017 ilkbahar-yaz koleksiyonunda eski sembollerden ve Afrika kültüründen etkilendiğini dile getiriyor. yigaI-cizrouel.com

• Anne-kız, Figen’le Zeynep, yarattıkları Vajra markası adı altında Afrika desenli yüzde 100 pamuklu kumaşlarla rengarenk kimonolara imza atıyorlar. Kimonoları ister plajda bikini üstüne, ister partide, ister sabah evde kullanabilirsiniz.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN



İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*