Kapat !
Anasayfa » Yaşam » Makale » Nasıl var oluyoruz, nasıl büyüyoruz?

Nasıl var oluyoruz, nasıl büyüyoruz?



Nasıl var oluyoruz, nasıl büyüyoruz?

Şimdi en başa dönelim ve dünyaya gelmek için nasıl hazırlandığımızı hatırlayalım.

İnsanoğlu ve benzer tüm canlılar, ilk olarak iki hücrenin (yumurta ve sperm) birleşmesi ile meydana gelir. Bu yeni canlının kendine has bir DNA zinciri vardır. Tüm canlılar, kendi DNA zincirlerinde yazılı programa göre büyürler ve gelişirler. Hücre sayısı arttıkça, belirli bir şekil ortaya çıkar. Bu büyümeyi ve şekillenmeyi belirleyen, DNA zincirindeki yazılı koddur. Gebelik döneminde annenin vücudunda üretilen hormonlar da bu büyüme ve gelişmede rol oynarlar. Annenin kanında bulunan aminoasitler, yağlar, vitaminler, mineraller ve eser elementler de büyümeyi sağlayan ana yapı malzemeleridir. Bu malzemeler, göbek kordonu yolu ile anneden bebeğe geçer.

Nasıl var oluyoruz nasıl büyüyoruz

Bebek, ihtiyacı olan tüm malzemeyi anneden temin eder ve rahatlıkla büyümesini sürdürür. Bu dönemde anne vücudu da beslenmek için gerekeni yaparak (aşerme veya iştahının açılması gibi) annenin ihtiyacı olan besinlere yönelmesini sağlamaya çalışır. Anne, hiç sevmediği muz veya çilek gibi meyveleri istemeye başlıyorsa bunun nedeni, bu meyvelerin içerisinde olan vitamin veya minerallere ihtiyaç duymasındandır. Benzer şekilde, hiç sevmediği halde turşu yiyen veya turşu suyu isteyen anneler de vardır. Annenin tüm bu istekleri yerine getirdiğinde, bebeğin sağlıklı bir şekilde büyüyüp, gelişip, doğuma hazır hale gelmemesi için hiçbir neden yoktur.

(Önceki bölümde iştahın, vücudun ideal bedenine dönme çabasından dolayı olduğuna değinmiştik. Annelerin aşermesi de benzer bir ihtiyaç olan, anne karnındaki bebeğin, büyümek için gerekli ihtiyaçları nedeniyle olabilir. Üçüncü bölümde sizlere şişmanların da aslında bazı isteklerinin, tıpkı iştah ya da annelerin aşermesi gibi masum bir ihtiyaçtan dolayı olduğunu, bu tür isteklerden korkulmaması gerektiğini ayrıntılı olarak anlatacağım.)

Nadiren de olsa annede aşırı olan bir eksiklik veya hastalık varsa, bebeğin büyümesi yeterince düzgün olmaz. Bu gibi durumlarda düşük yapılması, erken doğum veya gelişimini tam tamamlayamamış bebekler görülebilir. Bu nedenle hamilelikte annenin daha düzenli beslenmesi ve gerekli olan tüm besinleri yemesi önerilir.



Anne karnında geçirdiği bu süreçte bebek, adım adım sistemli bir şekilde doğuma hazırlanır. Her canlıda bebeğin doğuma hazır olma süresi farklılık gösterir. İnsanoğlunda bu süre normal doğumlarda, 37-40 hafta arasında olur. Bazen bu süre, 41-42 haftaya kadar uzayabilir. Bazı erken doğumlar ise daha kısa sürebilir, 24-36 hafta gibi. Fakat bunlar normal süreç değildir ve doğum sonrasında bebeğin büyüme ve sağlıklı gelişmesinde problemler yaşanabilir.

Hiçbir ilaç bu sağlıklı oluşum süresini kısaltamaz, çünkü bu süre sağlıklı bir doğum için ve ileride de bebeğin sağlıklı gelişmesi için önemlidir ve zorunludur. Benzer zamanlamalar bebeğin doğumdan sonra da büyüme ve gelişme süreçlerinde karşımıza çıkmaktadır.

İki hücre ile başlayan canlının büyüme süreci, sağlam bir yapı oluşturulabilmesi için, tıpkı bir inşaata benzer süreçleri kapsamalıdır. Bu nedenle, doğuma kadar ve doğumdan sonrasını kapsayan süreci bir inşaat gibi düşünelim. Vücudun iskeleti, çevresinde oluşan kas ve destek yağ dokusu içerisinde oluşmaya başlayan organlar ve bu organları destekleyen destek dokuları, iletişimi sağlayan kan dolaşımı, lenf dolaşımı, sinir sistemi ağı, sindirim sistemi ve boşaltım sistemi, en sonunda tüm bu yapıları çevreleyen ve ona şeklini veren bağ dokusu ve en dışta koruyucu tabaka derisi, aslında günümüzdeki bir binanın yapısına ne kadar da benziyor. Vücudumuz da aynı bir binanın yapım aşamalarında olduğu gibi, yavaş yavaş şekillenir ve son halini alır.

Doğum gerçekleşene kadar bebek, bu yapısını oluşturabilmek için gerekli olan tüm ihtiyaçlarını, göbek kordonu sayesinde, anneden kan yolu ile alır ve hiç zorluk çekmeden doğuma kadar gelişimini tamamlar.

Hamilelik süresi boyunca annenin bedeninde üretilen hormonlar, her durumda önceliği bebeğin gelişimine verir. Annede malzeme yetersizliği olsa dahi, annede bu malzemelerin eksik kalması pahasına, bebeğin gelişimi için kullanılacak olan her şey bebeğe aktarılır. Örneğin annenin kanında yetersiz miktarda kalsiyum malzemesi, annenin dişinden veya kemiklerinden bebeğe transfer edilir. Böylelikle, anneler hamilelik döneminde yetersiz beslenseler dahi bebekler sağlıklı doğabilir. Anne dişini kaybeder veya kemikleri incelir ama yine de bebek sağlıklı doğar. Hoş, anneler doğumdan sonra da yemezler yedirirler, içmezler içirirler ya neyse.

Doğumdan sonra bedenin büyüme süreci

 



İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


Bir yorum

  1. hamilelik uzun, yorucu ama güzel bir süreç. ne kadar sıkıntılı olursa olsun tüm hamileler tadını çıkarmayı bilmeli.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*