Vücudun su gereksinimi nasıl anlaşılır?

Vücudun su gereksinimi nasıl anlaşılır?

Vücudun su gereksinimi nasıl anlaşılır?

Zaruri ihtiyaçlar fıtridir. Su da bu fıtri zaruretlerden biri. Alışkanlıklarımız; yaşadığımız çevre, verilen eğitim, dayatılan yaşam biçimi ile ortaya çıkar. Alışkanlıkları değiştirmek, bilinç ve güçlü bir irade gerektirdiğinden, zordur. Bazı insanların neredeyse hiç su içmediklerini görürüz. Oysa büyük kozmosun da küçük kozmos olan insan vücudunun da yüzde 75 ila 90’ı sudur. Allah-ü Teala; “Her canlı şeyi sudan yarattık” buyurur. Canlıda/vücutta azalan su, sayısız soruna neden olur. Meselâ yeni doğmuş bebeğe su içirilmemesi ‘beşik ölümü’ denilen ölümlere neden olur. Sütteki su, sadece sütün sindirimine yetecek orandadır. Özellikle inek sütü olmak üzere, hayvan sütleri bebeklere göre değil, hayvanın yavrusuna göredir. Bebeğe içirildiğinde mutlaka sulandırılmalıdır. Yeterli su içmediği için dehidrasyona (susuzluğa) giren bir insanın hücreleri hazır enerjiden yoksun kalır. Böyle durumda, vücut yağ depolayıp, protein ve nişasta rezervlerini kullanmaya başlar. Amerikalıların yüzde 37’sinin normal kilolarının üzerinde olmasının nedeni budur. Çünkü onların vücutlarındaki susuzluk kontrol mekanizmaları hiç durmaksızın çalışır.

su

Bir kadının gebeliğinin başındaki sabah bulantıları, en anlamlı susuzluk sinyalidir. Dr. Batmanghelidj, susuzluğun neden olduğu rahatsızlıkları şöyle sıralıyor: Nedensiz yorgunluk, yüz kızarması, sinirlilik ve nedensiz öfke, endişe, keyifsizlik ve yetersizlik duygusu, depresyon, baş ağrısı, uykusuzluk, öfke ve ani tepkiler, nedensiz sabırsızlık, dikkat süresinin aşırı kısalması, solunum yetmezliği, su dışı içeceklere yönelik istek, okyanus, ırmak, gibi suya dair düşüncüler, kabızlık, alerji, hipertansiyon, tip 2 diyabet, mide ekşimesi, mide ağrısı, göğüs ağrısı, bel ağrısı, eklem ağrıları, migren, kolit ağrısı, fıbromiyaljik ağrılar, bulimia, vb.

Su ile tedavi

Tedavi edici suların başında hiç kuşkusuz Zemzem suyu gelir. Bunu Hz. Peygamber’in (s.a.v.) “Zemzem suyu ne maksatla içilirse, o maksatla faydalıdır”“ hadis-i şeriflerinden de anlıyoruz. Susuzluğa bağlı olan tüm hastalıkların tedavisi yine sudur. İnsanlar en küçük ağrıda ilaca sarılırlar. Cebinde veya çantasında bir avuç kuru üzüm bile bulunmayan bu kimselerin ceplerinde birkaç ilaç mutlaka bulunur. Evlerinde bir tek kitaba yer bulamayan insanlar ilaçlar için koca dolaplar yapmaktalar. Bir apartmanda yaşayan insanların ilaçlarını toplasak neredeyse bir eczane açılır. Oysa bu ilaçlar bizi tedavi etmiyorlar. Sadece sorunu biraz hafifletmekte veya ötelemekteler, o kadar. Bir ilaç aynı zamanda yeni sorunlar oluşturur. Hâlbuki su çok sayıda hastalığın en büyük ilacıdır. Daha doğrusu sağlıklı bir su, en sağlıklı ilaçtır. Çünkü vücudun ihtiyaç duyduğu başlıca besin sudur. Birçok hastalıkta tedavi yöntemi aynıdır. Çünkü vücutta susuzluk nedeniyle ortaya çıkan bütün hastalıkların temel tedavisi yaşam tarzının -dolayısıyla tüketim tarzının- değiştirilmesine bağlıdır. Tedavide atılması gereken ilk adım, günlük su aliminin düzenli bir biçimde artırılmasıdır. Ancak şu da unutulmamalıdır: Yeteri kadar su tüketimi yeteri kadar tuz tüketimini de beraberinde getirir. Terleme, idrar ve diğer aktivite-lerle vücuttan tuzlar da atılır. Bunun için günlük yarım tatlı kaşığı kadar tuz tüketilmesi gerekir. Çünkü tuzsuz bir yaşam mümkün olamaz. Tuzsuz kalan vücutta beyin hasarları meydana gelir.




Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir