1. Ana sayfa
  2. /
  3. Güzellik
  4. /
  5. Doğa Dostu Kozmetik Üreticileri

Doğa Dostu Kozmetik Üreticileri



TÜRKİYE’DE tüketicilerin kişisel bakıma ayırdıkları bütçe gün geçtikçe artıyor. Piyasada yüzlerce marka binlerce ürün var. Karşılarında ise giderek daha seçici olan, ne istediğini bilen, araştıran ve sorgulayan bir tüketici kitlesi bulunuyor. Tüketici farkmdalı-ğının arttığı noktalardan biri ise markaların hayvanlar üzerinde deney yapıp yapmadığı. Türkiye ilaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun Kozmetik Yönetmeliği’ne göre, kozmetik ürün deneylerinin hayvanlar üzerinde yapılması yasak olmasına rağmen birçok ünlü kozmetik firması deneylerini çeşitli hayvanlar üzerinde yapmaya devam ediyor. Öte yandan, doğayı koruma bilinci ile hareket eden, çevre ve hayvan dostu ürünleriyle ön plana çıkan çok sayıda marka da var.

Kozmetik ürünlerine yönelik deneyler yüzünden her yıl 100 milyonun üzerinde hayvan telef oluyor. Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Derneği (PETA), uzun yıllardır hayvan deneyleriyle ilgili çalışmalar yapıyor. Tüketiciler PETA’mn ‘Cruelty Frcc Cosmetics’ listesinden gerekli bilgileri bulup, www.peta.org adresinden kullandığı markanın hayvan deneyleri yapıp yapmadığını kontrol edebiliyor.

Haberimizin ayrıntılarına geçmeden önce bir hatırlatma yapalım. Ürünlerinin geliştirilmesi ve Ar-Ge çalışmaları sırasında hayvan deneyleri yaptığını inkar etmeyen, ambalajlar üzerinde tavşan logosunun yer almasını “rekabete aykırı” diye engellemek için lobi çalışması yapan pazarın büyük oyuncusu firmalar haberimize katılmayı ya reddettiler ya da bilgi talebimizi görmezden geldiler.

Şimdi, gelin doğa dostu firmaların markalarını keşfedelim.

“ÇİN’DE HAYVAN DENEYİ ZORUNLU”

Ürün geliştirme aşamalarındaki deneylerde hayvanlan kullanmayan Note bu alanda öne çıkan markalardan.

Üretimi Türkiye’de gerçekleştirdiklerini söyleyen Marka Müdürü Serpil Şenol, “Stratejik pazarlama ve Ür-Ge departmanlarımız Paris’te, üretimi ise Türkiye’de olan global bir markayız. Bunun en önemli avantajı dünya trendlerini yakından takip ederek Türkiye’deki fabrikamızda rekabetçi fiyatlarla üretim yapabilmemiz” diyor. Hiçbir ürünün hayvanlar üzerinde test edilmediğini söyleyen Şenol, “Ürünlerin stabilite, dermatolojik, mikrobiyolojik ve claim testleri başarıyla sonuçlandıktan sonra Avrupa Serbest Bölge’de bulunan fabrikamızda üretimine başlarız.

Tüm bu süreçlerde cilt sağlığı, doğanın ve hayvanların korunma prensibimizden asla taviz vermeyiz. Ürünlerimiz uluslararası akredite için Fransa ve İtalya’daki onaylı laboratuvar-lara gönderilir” açıklamasını yapıyor.

Markaların iletişim kanallarındaki söylemlerinden hayvanlar üzerinde test yapıp yapılmadığının anlaşılabildiğini aktaran Şenol, “Ülkemizde ‘cruelty free’ logolarının ürün ambalajı üzerinde kullanımı yasak. Bu sebeple en doğru bilgi markadan alınacak bilgidir.

Ayrıca hammadde tedariğinin hangi ülkeden yapıldığı da önemli. Örneğin, Çin Hükümeti ülkede satılan tüm kozmetik ürünlerinde hayvan deneylerini zorunlu kılıyor” ifadelerini kullanıyor. Türkiye’de üretilen kozmetik ürünlerde hayvanlar üzerinde test yapılması yasağının 15 Ocak 2016 itibarıyla resmen yürürlüğe girdiğini ifade eden Şenol, “Tüm markaların bu yasağa uyduklarını ve dünya üzerindeki olumsuz uygulamaların zaman içerisinde ortadan kalktığını görmek istiyoruz. Günümüzde artık tüketiciler kullandıkları ürünlerin doğal içeriklere sahip olması, paraben ve alkol içermemesi ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olmasına daha fazla hassasiyet gösteriyor” diyor.

Hayvanların yaşama hakkının kendileri için büyük önem arz ettiğini söyleyen Şenol, “Son teknolojileri kullanarak gerçekleştirdiğimiz deneylerimizi laboratuvarlarımız-da üretip, test ediyor ve tüm aşamalar başarıyla tamamlandıktan sonra kullanıcıya sunuyoruz” açıklamasını yapıyor. En çok tercih edilen ürünlerin fondöten, pudra ve terreeotta’lar gibi ten makyaj ürünleri olduğunu söyleyen Şenol sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ürünlerimizde bulunan Macadamia yağı, Argan yağı gibi değerli yağlar ve ten makyajı ürünlerimizin cilt bakım ürünü etkisine sahip olması talebi artırıyor. Renkli kozmetik kategorisi sektörün toplam hacminin yüzde 26-30’unu oluşturuyor.

Renkli kozmetik kategorisinde ise göz makyajı ürünleri yüzde 40’ın üzerinde bir paya sahip. Buna karşın yüzde 20’nin altında kalan ten makyajı kategorisi, tüm markaların hacimlerini artırmakta ve müşteri sadakati yaratmakta en zorlandıkları kategori.”

“TÜKETİCİ BİLİNÇLENİYOR”

Hayvan deneyleri konusunda hassasiyet gösteren bir diğer marka da Farmasi. Dörtayrı laboratu-varda Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını aktaran firmamn Yönetim Kurulu Üyesi Emre Tuna, “Tüm çalışmalarımızı Avrupa Birliği direktifleri doğrultusunda akrediteli laboratuvarlarda test ettiriyor, yurtiçi ve yurtdışında geçerli raporlarla garanti altına alıyoruz” diyor. Tükcticilcrin satın aldıkları ürünün nerede üretildiğine dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Tuna,

“Eğer ürün Çin’den ithal ediliyorsa ürünün test sürecinde hayvan deneyi yapıldığı ihtimali güç kazanıyor. Biz hayvan-lartizerinde deney yapılmasına kesinlikle .karşıyız. Sektörde alternatif test metotları geliştirme çalışmaları yapılıyor, biz de bu çalışmalara katkıda bulunuyoruz. Bunu kanıtlamak için tüm ürünlerimizi gönül rahatlığı ve tüm açıklığı ile Sağlık Bakanlığı’na bildiriyoruz” açıklamasını yapıyor.

Kanuni açıdan hayvan deneylerinin yasak olduğuna değinen Tuna, “Kozmetik Yönetmeliği’nin ilgili maddesi uyarınca ‘Bir kozmetik ürünün güvenliğine ilişkin genel yükümlülükler saklı kalmak üzere, bitmiş kozmetik ürünler için hayvan testlerinin yapılması yasaktır’ ibaresi ile ürünlerin hayvanlar üzerinden test edilemeyeceği ve bunun kesinlikle yasak olduğu açıkça belirtilmiştir^ Dolayısıyla tabii olduğumuz bakanlık ve yönetmelikler çerçevesinde hareket ediyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Tüketicilerin bu konuda hızla bilinçlendiğini ifade eden Tuna, “Tüketicilerimize en yüksek faydayı sağlamak için sağlıklı, yenilikçi ve çevreci ürünler geliştiriyoruz. Konuya gösterilen hassasiyet gün geçtikçe artıyor.



Tüm dünyada olduğu gibi Türk tüketicileri de kozmetik ve kişisel bakımda ürün satın alırken markanın çevreye ve doğaya etkilerine dikkat ediyor. Markaların doğa dostu olması, kişiler için gittikçe önemli hale geliyor. Kişiler bilgilendikçe sağlığı ve çevreyi koruyan doğal ürünleri tercih ediyor” diyor. Ürünün etkisinin artırılması için agresif hammadde kullanımına yönelim olabildiğini söyleyen Tuna sözlerini şöyle sonlandırıyor:

“Yeni bileşen bulma süreçlerinde hayvanlar üzerinde yapılan testlerle doğrulama gibi durumlar gerçekleşebiliyor. Farmasi olarak yeni bileşen bulma konusunda sürekli çalışıyor, dünyanın birçok ülkesinde yapılan fuarlara katılıyor ve tüketicilere öncü formülleri göstermek istiyoruz. Yaptığımız çalışmaları farklı metotlarla tescilliyoruz. Çevreyi ve doğayı koruyan, doğa ve insan uyumlu ürünlerle ilerliyoruz.”

TESTLERE ALTERNATİF TEKNOLOJİ

2009’dan beri hizmet veren Cosmed, hayvan deneylerine karşı duruşuyla öne çıkan bir marka. Saç, cilt, vücut ve güneş koruması alanla-rında pek çok ürünü bulunan firmanın Genel Müdürü Deren Öztürk Mataracı, “Dünyanın sadece insanlara ait olmadığını biliyor ve insanların güzelleşmesi uğruna hayvanlara eziyet edilmeşine karşı bir tutum sergiliyoruz. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte bu testler cihazlarla yapılabiliyor” diyor. Bir markanın hayvan deneyi yapıp yapmadığını anlamak için sadece ambalaja bakmanın yeterli olmayabileceğini söyleyen Mataracı, “En iyi yol, markalar ile iletişime geçmek ve size verdiği cevabın sizin için yeterli olup olmadığına bakmak. Bir marka hayvan dostu olduğunu söyleyebilir ancak hammaddelerini tedarik ettiği yerle ilgili böyle bir zorunluluk aramıyor olabilir. Bunları sorgulamak gerekiyor. Bizim hammadde seçimindeki en önemli kriterimizden biri hayvanlar üzerinde test edilmiyor olması” açıklamasını yapıyor. Global kozmetik sektörünün genel olarak altı kategoriden oluştuğunu aktaran Mataracı sözlerine şöyle devam ediyor:

“En büyük pay cilt bakım kategorisinin. Sosyal medyanın etkisiyle de kişisel bakıma önem giderek artıyor. Kişisel bakıma artan taleple birlikte tüketici de bilinçlenmeye başlıyor. 2010’dan beri vegan cilt bakımında ciddi bir artış var. Maskeler, yaşlanma karşıtı ürünler, yüz ve göz için primer’lar son zamanların en dikkat çekici ürünleri.”

GÖNÜLLÜLER ÜZERİNDE TEST

Zulümsüz kozmetik konusunda hassasiyet gösteren firmalardan bir diğeri ise Pastel.

“Günümüzde hala hayvan testlerini konuşuyor olmak çok acı” diyen markanın Üretim Müdürü Serdar Kırbaş, “Avrupa Birliği Kozmetik Yönetmeliğine göre hayvan testleri, kozmetik ürünler için 2004 ve kozmetik bileşenleri için 2009’dan bu yana yasak. Laboratuarlarımızda hayvan testi uy- jf gulayan hiçbir çalışmamız veya ekipmanımız bulunmuyor. Üretimini gerçekleştirdiğimiz hiçbir ürünümüze hayvan testi uygulamadığımız gibi, tüm hammadde tedarikçilerimizden de hammaddelerini geliştirirken hayvan testi -yapmadıklarına dair deklarasyonlarını alıyoruz. Bu bizim için yalnızca yasal değil aynı zamanda da vicdani bir sorumluluk” açıklamasını yapıyor.

Türkiye’de ambalaja bakarak markanın hayvanlar üzerinde deney yapmadığının pek anlaşılmayacağını belirten Kırbaş, “Ürünler üzerinde ‘Hayvanlar üzerinde test yapılmamıştır’ ibaresinin kullanımına haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle izin verilmiyor. Bu nedenle ürün ambalaj veya kutularımızda biz de bu bilgiye yer veremiyoruz” diyor.

Ürün deneme aşamalarının oldukça meşakkatli olduğunu aktaran Kırbaş, “Öncelikle Ar-Ge laboratuvarmda formül çalışmaları yapılır ve Ür-Ge departmanının onayına sunulur. Onay alınırsa ilk iş olarak stabilite testlerine başlanır.

Formül stabilite testlerinden geçerse kullanılan koruyucu maddelerin mikrobiyal aktivitesinin tespiti için ‘challenge’ testine yollanılır. Bu test ürünün kullanım ve raf ömrü süresi boyunca güvenli olmasını gerektiren şartların belirlenmesi için çok önemlidir. Kullanım bölgesine göre farklılık gösteren oftalmolojik test (göz ve göz çevresi ürünler için) ve dermatolo-jik testler mutlaka yapılır. Tüm bu testlerin yanında uygulanan bölgeye bakılmaksızın ağır metal, ftalat ve mikrobiyolojik testler de her ürünümüze uyguladığımız standart testler. Testlerden olumlu sonuç alınması durumunda ürünün piyasaya çıkmadan önce fonksiyonel olarak işlevini kontrol etmek için gönüllüler üzerinde testler yapılıyor” diyor.

Renkli kozmetik sektöründe oje, ten ve göz ürün-/«a leri sirkülasyonunun hızlı olduğunu söyleyen Kırbaş, “Trendlere, bölgesel ve mevsimsel özelliklere göre tercih edilen ürünler değişiyor” ifadelerini kullanıyor. Türkiye’de kullanıcıların daha bilinçli olduğunu aktaran Kır-baş sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Tüketiciler satın aldıkları ürünlerin ne aşamalardan geçtiklerini araştırıp üretici firmalara bu konularda sorular yöneltiyorlar. Üreticiler açısından bu durum, daha özenli ve detaylı çalışmalar yapmasını gerektiriyor. Böylece kullanıcıların memnuniyeti ve üreticilerin profesyonelliği açısından ortak bir paylaşım açığa çıkıyor.”

“MARKALAR YASAK DİNLEMİYOR”

İngiltere merkezli Lolabomb da hayvanlar üzerinde deney yapmayan firmalardan. Banyo, cilt bakım, el, yüz ve duş ürünleri ile oda kokusu ve mum ürünleri bulunan firmanın Kozmetik Yönetim Kurulu Başkanı Taha Evren Özdaş, “Markamızın en öncclikli ilkelerinden birisi bu testlere kesinlikle karşı olması” diyor. ‘Cruelty Free’ etiketi bulunan markaların deney yapmadığını belirten Özdaş, “Ayrıca satış noktalarında da bu bilgiye yer veriliyor. Avrupa Birliği kozmetik mevzuatı kapsamında hayvanlar üzerinde test yapılması yasak. Mevzuata tam uyan üreticiler bu testleri yapmıyorlar. Bazı markalar ise bu yasağı deliyor. Özellikle Avrupa, Amerika ve Avusturalya’da tüketici çok daha bilinçli. Türkiye’de ise genç nesil bu konuda daha bilinçli. Ülkemizde henüz yeterli seviyede bilinç oluştuğunu düşünmüyoruz” açıklamasını yapıyor. Türkiye’de basit hayvan hakları konusunda dahi pek çok eksik bulunduğunu belirten Özdaş, “Hayvanlar üzerindeki deneyler yeterli toplum bilinci olmadığı dönemde, insanlar üzerindeki istenmeyen etkileri önlemek ve daha iyi sonuçlar almayı sağlamak için yapılıyordu. Hayvan sevgisinden uzak ve ticari emellerini her şeyden önde tutan firmalar bu testlere devam ediyor. Yakın zamanda bu bilincin tüm dünyaya yayılacağını ve insanların bu markalan tercih etmeyeceğini umuyoruz” ifadelerini kullanıyor.

YEŞÎM OKSAY



Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir