Düşüncenizi yaşarsınız

Düşüncenizi yaşarsınız

Dil söyler, kalp onaylarsa ve beyin bunun gerçekleşmesi için gerekenleri yapmaya başlarsa, istediğimiz hayatı yaşayabiliriz.

Bakmayı bilmeyen görmeyi bilemez. Güzel bakmayan güzel göremez, iyi düşünmeyen iyilik, sevmeyi bilmeyen sevgi bulamaz. Acı eken hüzün, mutluluk eken sevinç biçer. Kısacası küpte ne varsa dışına o sızar, insan, düşünce ve hayalden ibarettir. Victor Hugo’nun ‘Sefiller’ kitabında yazdığı gibi, “Yaşantımız, hayallerimizin ete kemiğe bürünmüş halidir”. Bizler ne düşünüyorsak oyuz. Hayatımız boyunca türlü olaylar yaşar, birçoğuna anlam veremeyiz. Sadece “Neden bunu yaşıyorum?” demekle yetiniriz. Sürekli benzer şeyleri yaşamak canımızı acıtır, ancak bu durumdan kurtulmanın bir yolunu bulamayız. Bazen içimize atar, bazense dışa vuruşlarımız en sevdiklerimizin canını yakar. “Bazı insanlar her zaman güler yüzlü, mutlu olmayı başarabiliyor da ben niye başaramıyorum?” diye sorduğumuz sorular her defasında cevapsız kalır. Sonra zaman geçer ve yaşadığımız sorunların üstesinden gelmeyi başarır, yolumuza kaldığımız yerden daha güçlü devam ederiz. Ta ki benzer bir durum daha yaşayana kadar… Yine görürüz ki, ne biz değişmişizdirne de yaşadığımız olaylar…

dusunceyi yasamak

Bu ve benzer durumları neden yaşarız? Farklı arkadaşlarımız birbirinden güzel hayatlar yaşarken, bizim bu durumu yaşamamızın bir nedeni olmalı. Bir yerde yanlış yaptığımız kesindir. Eğer hayat adam kayırmıyorsa tabii ki! Bazen ihtimal vermediğimiz konular, bu durumu yaşamamıza neden oluyor. Kimilerimiz hastalıklardan, kimilerimiz hüzünden, kimilerimiz ise sıkıntılı hayatlar yaşamaktan kurtulamıyoruz. Bir şey yapmalı ve bugüne kadar ters giden her ne varsa lehimize çevirmeliyiz. Konunun başında da vurgulamaya çalıştığım gibi, insan ne düşünüyorsa odur. Zaman zaman küçük hayallerimiz olur ve bir zaman sonra bu hayalimizin gerçekleştiğini görürüz. Bazense çok istediğimiz halde istediğimiz şeylerin aksi durumları gerçekleşir. Beyin, hayal ve gerçek arasında ayrım yapamadığında; söylediğimiz, düşündüğümüz ve hayal kurduğumuz her anın gerçek olması için elinden geleni yapar.

Aklımızdan geçene ve ağzımızdan çıkana mutlaka dikkat etmeliyiz. Nereye gideceğini düşünmeden söylediğimiz bir söz veya kurduğumuz hayal, telafisi olmayan durumlar yaşamamıza neden olabiliyor.

Çevremize baktığımızda en yakın beş arkadaşımız bizimle aynı durumları yaşayan, yaklaşık gelir seviyemizin eşit olduğu kişilerdir. Aynısı aynısını çeker kuralı bu durumda da işler. Bizler bir enerji yayarız ve yaydığımız bu enerji benzer enerji ile eşleşir. Sonrasında o enerjiye uyan başkaları da hayatımıza dahil olur. Etrafımızda kalabalıklaşan arkadaşlarımız bize aynalık yapmaya başlar. Kime baksak kendimizi görürüz. Ancak unutmamalıyız ki, aynada ne görmek istiyorsak bunu biz belirleriz. Çevremizin ve yaşadıklarımızın değişmesi için bir tek şey gerekir; bizim değişmemiz. Eğer biz gerçekten güzel bir hayat yaşamak istersek bunu yaşarız. Önemli olan yaşamak istediğimiz hayatı, sadece dilimizle istememek…

Bu isteği dilimizle beraber kalbimiz ve beynimizle de istemek… Dil söyler, kalp onaylarsa ve beyin bunun gerçekleşmesi için gerekenleri yapmaya başlarsa, istediğimiz hayatı yaşayabiliriz. Tüm tercihlerimizi biz yapıyor ve sonuçlarını yaşıyoruz.

FIRAT ÇAKIR

Yaşam Koçu




Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir