Sağlıklı beslenme uzmanlarının tavsiyesi Siyez buğday

Sağlıklı beslenme uzmanlarının tavsiyesi Siyez buğday

SİYEZ buğdayı, Siyez bulguru, Siyez unu gibi ürünler son günlerde oldukça moda. Bunlar birçok satış noktasında karşımıza çıkıyor. Sağlıklı beslenme uzmanlarının da tavsiyesi ile raflarda en çok aranan ürünlerden biri oldu bu ürünler. Hem de benzerlerinden daha yüksek fiyatlarla. Standart buğday fiyatları 2.4 -2.7 TL arasında satılırken, Siyez buğdayının fiyatı 8 TL seviyesinde. Aynı şekilde bulgurun kilosu 8-10 TL’den satılırken siyez bulgurunun fiyatı 17-20 TL arasında değişiyor. Ürün az, talep çok aynı zamanda değerli de olunca ciddi bir fiyat farkı ortaya çıkıyor. Son dönemlerde Siyez buğdayı ve bulguru o kadar çok moda ki ünlü şeflerin de mönülerinden eksik olmuyor.

Biz de buradan yola çıkarak Siyez buğdayını sayfalarımıza taşıyalım istedik. Öncelikle Siyez buğdayının, bugünkü modern buğdayların atası olduğunu belirtelim. Modern buğdayın atası olan Siyez’in 10 – 12 bin yıl öncesini bulan oldukça eski bir geçmişi var. Binlerce yıl öncesinde ilk olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yemek kültürüne giren Siyez buğdayının genetik yapısının o günlerden bu yana değişmeden günümüze kadar geldiğini de belirtelim. Bugün Siyez buğdayında ilk günkü gibi 14 kromozon bulunuyor. Günümüzde ise Siyez buğdayı Kastamonu yöresinde, özellikle de Taşköprü, Ihsangazi, Şeydiler ve Devrekani ilçeleri civarında yetiştiriliyor. Bu sebeple Kastamonu Siye-zi olarak da biliniyor.

Kuraklığa ve verimsiz toprağa dayanıklı olan Siyez buğdayı, diğer tarım ürünleri için nispeten elverişsiz olan bu bölgede önemli geçim kaynaklarının başında yer alıyor. Siyez buğdayının önemli bir kısmı hayvan yemi olarak değerlendirilirken diğer kısmı geleneksel yöntemlerle bulgur, un, tarhana ve makarna olarak işleniyor. Siyez, tek başakçıklı olması ve sıkı kavuz yapısı itibarı ile hastalık ve zararlılara karşı da doğal olarak dayanıklı.

COĞRAFİ İŞARETİ TESCİLLENDİ

Bu önemli buğday çeşidimiz ile ilgili hem Tarım ve Orman Bakanlığı, üniversiteler, hem de yerel yönetimler ortak hareket ederek coğrafi işareti için çalışma başlattı. 2016 yılında başlatılan çalışmaya Kastamonu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Sürdürülebilir Tarım ve Tabii Bitki Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanlığı, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası, Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, İhsangazi Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile İhsangazi Belediyesi katıldı. Proje kapsamında 2016 yılında Siyez buğdayı hasat döneminde İhsangazi’den 40, Seydiler’den 5, Kastamonu merkezden 4 ve Devrekani’den de 1 çiftçi olmak üzere toplam 50 çiftçinin tarlasından Siyez buğdayı başakları alındı.

Hayati Sağlık Genetiği bozulmamış toplanan Siyez buğdayı başaklarından elde edilen tohumlar, 2016 yılından bu yana her yıl hem İhsangazi ilçesinde, hem de Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü deneme parsellerine ekildi. Tamamlanan çalışma kapmasında Siyez tohumları, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca “Mergüze” ve “Ata” isimleriyle tescillendi.

İhsangazi Belediye Başkanı Hayati Sağlık, Siyez’in İhsangazi ilçesiyle özdeşleştiğini söylüyor. İlçede yıllardır Siyez tarımı yapıldığını belirten Sağlık, şu bilgileri veriyor: “Son 20 yıldır Türkiye’de tanınırlığının artması, içindeki besin değerlerinin sağlık açısından öneminin fark edilmesiyle rağbet görmeye başladı. Özellikle genetiğiyle oynanmamış bir çeşit olması, 10 bin yıllık geçmişinin bulanması bunu çok daha önemli kılmaktaydı. Biz de atalarımızdan bize miras kalan Siyez tohum çeşidini yaşatarak bizden sonraki nesillere nasıl genetiği değişmeden devredebiliriz noktasında ciddi çalışmalar yürüttük. Siyez’in Türkiye’de tescilli bir tohum çeşidi bulunmamaktaydı. 5-6 yıllık süre zarfında yapılan deneme üretimlerinde en iyi 2 çeşit seçilerek 15 Nisan’da Bakanlığımızın ilgili birimince tescillendi. Bunlardan bir tanesinin adı Mergüze, diğerinin adı ise Ata Si-yezi oldu. Mergüze, ilçemizin bundan önceki ismidir. Burada bir ahde vefa örneği de sergilendi. Tohum çeşitlerinin Türkiye’nin değişik yerlerinde satışının yapıldığı Tarım Kredi Kooperatifi gibi birliklerde de artık Kastamonu’dan Mergüze ve Ata Siyezi ismiyle tohum çeşitlerimiz raflarda yerini almış olacak.”

HİTİT BUĞDAYI

Kastamonulu olan Reis Gıda’nın sahibi Mehmet Reis, daha önce Taşköprü sarımsağında yaptığı çalışmanın bir benzerini bu kez Siyez buğdayı için yapmış. Kastamonu için her zaman farkmdalık projelerine imza atan Mehmet Reis, bu kez İhsangazi ilçesinde 2019 yılında düzenlenen Siyez Festivali’nde ilköğretim öğrencileri ile birlikte ekim döneminde tarlaya Siyez tohumları atarak bir rekora imza atmış. Kastamonu Valisi, Milletvekilleri, Belediye Başkanı, İhsangazi Kaymakamı ve Belediye Başkanı’nın katıldığı etkinlikle Siyezi ülkenin gündemine taşımış.

Gelecek nesiller için umut veren bu etkinlikte Dünya Çocuk Rekorları kapsamında, 310 çocuğun toprağa attığı Siyez tohumlarıyla dünya rekoruna imza atıldı. Yerli tohumların kıymetinin kavranmasını ve çocukların toprağı, suyu bilerek büyümesi gerektiğini belirten Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis şunları söylüyor: “Tarımın çok eskilere dayandığı ülkemiz coğrafyasında yapılan kazılarda 10 bin yıl öncesine ait buğday ve bakliyat çeşitleri gibi bitkisel ürünler depo ve kiler olarak kullanılan bölümlerde, mezar ve mekan iç dolgularında görüldü. Hattuşaş’ta yapılan kazılarda buğday silolarında kömürleşmiş halde buğday ve kırmızı mercimek taneleri bulundu. Kırmızı mercimeğin Mezopotamya ovasında çok eski zamanlarda yetiştirildiği bilinmektedir. Buğday örnekleri de incelendiğinde geçmişi 10 bin yıl öncesine dayanan ve “Hitit Buğdayı” olarak adlandırılan Siyez buğdayı olduğu anlaşıldı. Kastamonu İhsangazi’de o dönem üretildiği söylenen 14 kromo-zomlu kendine has yapısıyla genetiği değişmemiş şekilde yapısını koruyan “Siyez” tüm buğday çeşitlerinin atası olarak kabul edilir. Bugün eski usullerde ekimi yapılan, güneşte kurutulup geleneksel yöntemlerle üretimi gerçekleşen Siyez bulgurunun besin ve lezzet üstünlüğü vardır. Anadolu’da M.Ö 7 binli yıllara ait olduğu tespit edilen bakliyat çeşitlerinin izlerine rastlanmıştır. Türkiye buğdayın ve bakliyatın ana vatanıdır. 10 bin yıllık geçmişiyle Kastamonu-Siyez buğdayı gibi ürünlerimizin koruma altına alınması gerekmektedir. Reis Gıda olarak Siyez bulgurunu ürün portföyümüze dahil ederek lezzetinin bilinmesini sağladık, bu sayede üretiminin de artmasına katkıda bulunduk.”

RAFLARDA YERİNİ ALDI

Perakende devi Metro Türkiye, coğrafi işaretli ürünlerle ilgili özel çalışmalar yürütüyor. Metro için market raflarında en çok coğrafi işaretli ürün bulunduran zincir desek abartmış olmayız. Raflarında tamı tamamına 165 çeşit coğrafi işaretli ürüne yer veriyorlar. Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, yaptığı açıklamada Siyez’in önemine vurgu yapıyor. Alkaç şu bilgileri aktarıyor:

“Siyez, ilk olarak Anadolu’da evcilleştirilmiş, bu topraklara ait bir tohum. Çok ciddi bir geçmişi var. Bu nedenle de gerçekten tanıtmamız, anlatmamız, sahip çıkmamız gereken bir tür. Biz de Metro Türkiye olarak günümüzde değeri daha yeni anlaşılmaya başlanan Türkiye’nin Coğrafi İşaretli ürün potansiyelini yıllar öncesinden fark edip bu muazzam potansiyeli gündeme taşıyan ilk markayız. 2012 yılından bu yana Coğrafi İşaretli ürünleri destekleyerek unutulmaya yüz tutmuş ürünleri tekrar gün ışığına çıkarıyoruz. Metro Türkiye olarak raflarımızda sunduğumuz 165 Coğrafi İşaret tescilli ve aday ürünün içerisinde Coğrafi İşaret tescili bulunan Kastamonu Siyez Bulguru, Kastamonu Siyez Buğdayı ve Kastamonu Siyez Unu ürünlerini de müşterilerimizle buluşturuyoruz.

Coğrafi İşaretli ürün çeşitliliğimiz için ürünlerin raflara getirilmesi, şeflerin restoran menülerinde kullanmasının sağlanması, fuarlarda bu ürünlerin tüketiciye anlatılması gibi birçok alanda bölgenin kalkınmasına yönelik çalışmalarımız sürüyor.”

Mehmet REİS / Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı
“Geleceğin gıdaları arasında yer alacak”

“(WWF) Dünya Doğayı Koruma Vakfı raporuna göre 2050’de dünya nüfusunun 10 milyara ulaşmasıyla birlikte kısıtlı kaynakların yetmeyeceği öngörülüyor. 2050 yılında dünyanın çok ciddi tarımsal ürün bazında problem yaşayacağı belirtiliyor. Dolayısıyla dünyanın farklı yerlerine gidiliyor araştırmalar yapılıyor. Yeni ürünlerin sofralara gelmesi planlanıyor. Kastamonu endemik bitki örtüsü açısından Türkiye’nin en zengin illerinden biri. Öngörüm odur ki Kastamonu’dan buğdayın atası olarak bilinen Siyez ve doğal olarak yetiştirilen zengin mantar türlerinin yanı sıra ülkemiz topraklarında yetişen pek çok ürün geleceğin gıdaları arasında yer alacak. Siyez buğdayının Kastamonu dışında da deneme üretimleri yapılıyor. Siyez buğdayı üreticisini sevindiren bir tür. Verimi düşük olsa da fiyatı ile farkı kapatıyor. Bugünl6-20 TL arasında fiyatlarla satılıyor. Daha fazla üretilmesi için çalışmalıyız.”

Siyez buğdayı nasıl tüketilir?

Peki Siyez buğdayı nasıl tüketilir, nerelerde kullanılır? Siyez buğdayını buğday olarak tüketmek istiyorsanız haşlayarak tüketebilirsiniz. Siyezin kavuzu sert olduğu için biraz daha uzun süre haşlamanız gerekir. Siyez buğdayını bir başka tüketme yolu ise bulgur pilavı olarak tüketmekten geçiyor. Siyez buğdayından elde edilen Siyez bulgurundan birbirinden lezzetli pilavlar pişirebilirsiniz. Tıpkı Siyez buğdayı gibi Siyez bulgurunu da biraz daha uzun ateşte tutmanız gerekiyor. Bunun yanında Siyez buğdayının öğütülmesi sonucu elde edilen Siyez unundan birbirinden lezzetli ekmek, pizza, kurabiye, kek, poğaça gibi tarifleri deneyebilirsiniz.

Siyez buğdayının diğerlerinden farkı

Siyez Buğdayına arkeobotanikçiler Hititlerin Zız dediğini söylüyorlar. Siyez Buğdayı ülkemizde de Siyez, Iza, Kavılca ve Kaplıca isimleriyle anılıyor. İhsangazi’de ise Siyez buğdayına Kastamonu şivesiyle Gebulca da deniliyor. Siyez buğdayı tarımının yurdumuz topraklarındaki öyküsü, pek çoğumuzun hayal bile edemeyeceği kadar eski zamanlara; okuduğumuz, bildiğimiz tüm uygarlıklardan öncelere uzanıyor. Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe’de yerleşik hayata geçtiği biliniyor. Bilim insanları da insanoğlunun 12 bin yıl önce yerleşik hayata geçtiğinde tarımını yaptığı ilk buğdayların da Siyez buğdayı ve Gernik olduğunu söylüyorlar. İhsangazi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü de Siyez buğdayı ile ilgili tanıtımlarda Siyez buğdayı 12 bin yaşında ifadesini özellikle kullanıyor. Siyez buğdayı günümüz modern buğdaylarından farklı olarak 2n=14 kromozomludur. Günümüz modern buğdaylarının kromozom sayıları ise 2n=42’ye kadar çıkıyor. Kastamonu bölgesinde yetişen Siyez buğdayları ilk günkü özelliğini koruyor. Bu nedenle özellikle korunması ve yaygınlaştırılması gerekiyor.

Hektaş, Türkiye’nin ilk tescilli Siyez buğdaylarını üretecek

OYAK Holding’in tarım şirketi Hektaş, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından tescillenen Türkiye’nin ilk tescilli Siyez buğdayları Ata Siyez ve Mergüze’nin satış haklarını 5 yıllığına devralmış olup, buğdayların üretimini ve satışını yapmayı planlıyor. Hektaş, biyolojik özellikleri nedeniyle rakım ve nem ihtiyacına en uygun bölge olan Kastamonu ilinin İhsangazi ilçesi ve civarında üretilecek olan Siyez buğdaylarının tohumlarını 2023 yılı itibarıyla satışa sunmaya hazırlanıyor.

Genetik olarak dünyanın ilk buğdayı olarak da kabul edilen Siyez buğdayı, Anadolu topraklarında 12 bin yıldır genetiğini koruyor. Kromozom sayısı 14 ve yüzde 100 orjjinal olan buğdaylar, genetiği değiştirilerek kromozom sayıları 42 ve 48’e çıkartılan mevcut modern buğdaylardan ayrışıyor. Hititlerin ‘zız’ olarak adlandırdığı Siyez buğdayının tarihi, dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu Göbeklitepe’ye kadar dayanıyor. Çeşit saflığı tam olan tescilli Siyez buğdayları Ata Siyez ve Mergüze, yüksek çimlenme (çıkış) kabiliyeti ve ıslah edilmiş olması sebebiyle üreticilere sayısız fayda sunuyor. Tohum miktarında yüzde 25’e varan tasarruf sağlayarak tohum maliyetini düşürüp, üreticiye kazanç sağlayan Siyez buğdayları, yeknesak ve kaliteli olduğundan yüksek pazar değeri ile satış kolaylığı sağlıyor.

İDRİZ ÇOKAL




Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir