Kar yağışı çiftçinin yüzünü güldürdü

Kar yağışı çiftçinin yüzünü güldürdü

GEÇEN hafta ülkenin büyük kısmı karla kaplandı. Birçok ilde hayat neredeyse durdu. Şehirdekiler bu kez erken uyarılar nedeniyle çok çile çekmedi. Birkaç vaka dışında trafikte çile de yaşanmadı. Pandemi nedeniyle evlerde olan çocuklar karın keyfini çıkaran taraf oldu. Malum bir süredir tarımsal kuraklıktan bahsediliyor, uzmanlar tarafından ciddi uyarılar yapılıyordu. Yağışlar böyle gider ise sadece içme suyu değil özellikle tarım kesiminde ciddi bir sıkıntının yaşanacağı, tarımsal kuraklık olacağı söyleniyordu. Geçen hafta yağan kar bu tehlikeyi ortadan kaldırdı.

Kar çiftçi için bereket anlamına geliyor. Ekim-Kasım döneminde yeterli yağış alamayan topraklar Aralık-Ocak’ta da yeterli yağış almamıştı. Yetersiz kalan yağışlar özellikle tahıl üretimi yapılan bölgelerde endişeye yol açtı. Son yağan karlar özellikle tarlada bulunan buğday, arpa gibi hububat ürünleri için adeta can suyu oldu.

Ziraat odası başkanları ile konuşarak kar yağışının tarımı nasıl etkileyeceğini sorduk. Konuştuğumuz ziraat odası başkanlarının keyfine diyecek yok fakat Nisan ve Mayıs’m da kritik olduğunu vurguluyorlar. Çünkü bu dönemde hem bakliyat grubu ürünlerinin ekim zamanı, hem de buğday başaklarının olgunlaşma evresi. Meyve ve sebzeler için de aynı derecede önemli. Konya, Edirne, Adana, Aydın, Ankara Polatlı gibi tarım merkezi illerimizin başkanları, “Tarımsal kuraklık tehlikesi geçti. Nisan ve Mayıs’ta da iyi yağış alırsak bereketli bir yıl bizi bekliyor” diyor. Başkanların en büyük derdi ise bir yıl içinde yüzde 100’ün üzerinde artan gübre fiyatları.

KAR HUBUBAT İÇİN YORGAN

Yağışlar önemli ancak karın ayrı bir özelliği daha var. Bu dönemdeki yağışlar tarım kesimi için çok önemli. Bunun iki sebebi var. Birincisi, iyi yağışın üzerine gelen kar, özellikle yeraltı sularının zenginleşmesine ve barajların dolmasına neden oluyor. Bu sayede yaz döneminde sulama sıkıntısı yaşanmıyor. İkincisi ise kar Ekim ayında toprakla buluşan hububat grubu ürünler için yorgan vazifesi görüyor. Kar, toprağı ayazdan koruyarak donmasını önlüyor. Böylece toprakta henüz çimlenmeyen buğdaylar dondan korunuyor.

Bu dönemde yağan karın meyveler için de yaşamsal önemi var. Zeytin dışındaki meyveler kış aylarında uykudadır. Kar yağması meyvelerin uyku dönemini uzatır, filizlenme ve çiçeklenme dönemi nisan ayma kayar. Böylece mart ayında yaşanabilecek don riskleri azalır. Geçmişte yaşanan don olayları ılık geçen bir kış nedeniyle çiçeklenmele-rin erken olduğu bir dönemde gerçekleşmiş ve donla meyvecilik büyük zarar görmüştü. Kayısı, kiraz, fındık, incirde yaşanan fiyat artışlarından tüketici de nasibini almıştı.

KONYA’DA YÜZLER GÜLÜYOR

Konya, Türkiye’nin tahıl ambarı konumunda. Hububat grubunda açık ara lider. 2 milyon 200 bin hektar tarım alanının 900 bin hektarında 2 milyon tonun üzerinde hububat yetiştiriliyor. Türkiye toplam hububat üretiminin yüzde 12-15’i bu ilde gerçekleşiyor. Son dönemlerde ayçiçeği ve mısır üretiminde de öne çıkmaya başladı. Hatta ayçiçeği üretiminde artık Trakya ile yarışıyor. Kent şekerpancarı, mısır, fasulye, çilek üretiminde de atakta. Elma, kiraz, üzüm gibi meyvelerde de iddialı. Kar yağışlarına bu nedenle en çok Kon-yalı çiftçiler seviniyor.

Konya Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız, aynı zamanda Konya’daki 31 ilçe ziraat odasının koordinatör başkanı, ildeki kar kalınlığının 10 santimetre olduğunu belirten Yağız, yağışların çiftçinin yüzünü güldürdüğünü vurguluyor. Nisan ve Mayıs’a kadar kuraklık tehlikesinin ortadan kalktığını belirten Yağız, “Yağan kar iki ayımızı kurtarır. Başakların olgunlaşma dönemi olan Nisan ve Mayıs’ta yeni yağış alırsak rekoltede sıkıntı olmaz. Ancak bizim asıl sıkıntımız şu anda gübre fiyatları. Şu dönemde üre gübresini tarlaya atmamız lazım. Fiyatlarda yüzde 80-110 arasında artış var. Devlet bir an önce müdahale etmeli. Eğer gübre atılamazsa yağan kar da, sonrasında yağacak yağmur da rekolteyi kurtaramaz” diyor.

“TARIMSAL KURAKLIK ATLATILDI”

Konya Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker de yaptığı açıklamada bölgelerinde kar yağışının daha az olduğunu belirtiyor. Yağışları “Hiç yoktan iyidir” şeklinde değerlendiren Kavuneker, “Konya Ovası için yeraltı su kaynaklarının önemi büyük. Sulama büyük oranda yeraltı kaynaklarından yapılıyor. Bölgemizde buğday, arpa, silajlık mısır ve pancar üretimi var. Yağlık ayçiçeğinde artık Trakya ile yarışıyoruz. Su olsa ayçiçeğinde Trakya’yı sollarız. Su konusu sulama barajları yapılarak çö- zülmeli” diyor.

Buğday ve soğan üreti-minde öne çıka Ankara’nın Polatlı ilçesinde de yağışlar üreticiyi sevindirmiş durumda. Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu, yağışların çok iyi olduğunu belirtiyor. Köseoğlu, “Çok şükür tarımsal kuraklık atlatıldı. Ama rekolte ve verimlilik için Nisan ve Mayıs çok önemli. Bu dönemde başaklar tutmaya başlar. Yağışlar başak büyüklüğünde ve dolgunluğunda belirleyici olur. Verimliliği direkt etkiler” diyor.





“YETERLİ OLMASA DA İYİ”

Tarım konusunda Türkiye’nin en şanslı bölgelerinden biri hiç kuşmuşuz Aydın. Menderes nehri havzasındaki ilde her türlü meyve ve sebze hayat buluyor. 1 milyonun üzerindeki nüfusun yüzde 50’si doğrudan tarımdan ekmeğini kazanırken dolaylı olarak nüfusun yüzde 70’i tarımla ilgileniyor. Aydın’da doğal konumundan dolayı kar yağışı beklenmiyor. Ancak bu ilimizin de yüksek kesimlerine kar yağdı. Aydın Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, yağışların sulama barajları için çok önemli olduğunu belirterek, “Bölgemizde yeterli olmasa da yağışlar oldu. Ocak ve Şubat’taki yağışlar barajlar için çok önemli. Doluluk oranı yüzde 65’in üzerine çıkarsa sulamada sıkıntımız olmaz, Henüz bu orana ulaşmadık. Ama Mart ve Nisan’da da yağışlar olur. İlimizde valilik, belediye, tarım il müdürlüğü ve ziraat odaları olarak toplantı yapıyoruz. Barajların doluluk oranına göre çiftçimizi ürün deseni konusunda bilgilendiriyoruz” diyor.

“ADANA YAĞIŞA DOYDU”

Tarım konusunda iddialı olan bir başka bölge de bereketli topraklara sahip olan Çukurova. Narenciye başta olmak üzere hem meyvecilikte hem sebzede çok iddialı. Adana’nın özelliği Türkiye’de hasadın ilk bu bölgede başlaması. Çünkü turfanda bölgesi. Adana Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, ilin yağışa doyduğunu belirterek kuraklık tehlikesi olmadığını vurguluyor. Girmen, “ Pandemi dönemi tarımın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Ülkeler böyle dönemlerde tarım ihracatlarını kısıtlama getiriyor. Bu nedenle de kendi üretimimiz stratejik öneme sahip. Bu noktada çiftçinin maliyetleri öne çıkıyor. Kuraklık tehlikemiz yok ama gübre konusunda ciddi maliyet artışları var. Dünyada hububat, mısır fiyatları artış trendinde. Üretimi artırmalıyız. Bu noktada çiftçinin maliyetlerini azaltmak, kar etmelerini sağlamak için önlemler alınmalı” diyor.

“NİSAN, MAYIS DA ÖNEMLİ”

Trakya bölgesinde özellikle Edirne ve Kırklareli ciddi bir tarım bölgesi. Buğday, yağlık ayçiçeği ve çeltik (pirinç) bölgenin geleneksel ürünleri. Son dönemlerde kanola üretimi de arttı. Edirne Ziraat Odası Başkam Hüseyin Arabacı, “iki yıldır kuraklık vardı. Bu yıl kış yağışları iyi oldu.

Hem kar hem yağmur çok iyi. Geçen yılın tamamında aldığımız yağışı iki ayda aldık. Kış yağışları özellikle taban suyunu zenginleştiriyor. Trakya bölgesinde küfe- raklık tehlikesi artık şu an için yok. Bundan sonraki yağışlar da çok önemli. Mahsulün «’t ihtiyacı olduğu dönemdeki MM yağışlar çok daha önemli. Ne var ki, başak olgunlaşma döneminde ya da diğer tarım ürünlerinin ekim döneminde yağış olmazsa bugünkü yağışın çok önemi kalmaz. Bazen kış kurak geçer ama ihtiyaç zamanında gelen yağış verimlilikte rekor kırdırır. O yüzden yağışların devamı da bizler için önemli” diyor.

Kırklareli Ziraat I Odası Başkanı Ekrem Şayian da soğuk hava ve karın ekili alanlara olumlu yansıdığını belirterek, “özellikle bu dönemde, buğdayların soğuk havaya ihtiyacı var. Karın çok faydası oldu. Kar yağışı yorgan etkisi yaparak buğdayın gelişimine katkı sağlayacak. İnşallah yağışlar devam eder, bol ve bereketli bir sezon geçiririz” diyor.

Türkiye’nin tahıl üretim merkezleri

Konya, Ankara, Karaman, Edirne, Adana, Manisa, Kütahya, Afyon, Antalya, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay

Eren Günhan ULUSOY / Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Başkanı
“Buğday için kar hayati bir önemde”

Özellikle buğday gibi ülkemizin tüm bölgelerinde ekimi yapılan ve farklı iklim koşullarında üretilen bir ürün için yağış miktarı ve zamanı rekolteyi direkt etkileyen faktörler. Buğday en çok Nisan ve Mayıs’ta yağışlara ihtiyaç duyuyor ve bu dönemdeki yağışlar hem üretim miktarını hem de ürün kalitesini etkiliyor. Bu en önemli dönem öncesinde ise kar yağışlarının toprağın ve ürünün kondisyonunda hayati rolü var. Ülkemizde etkili olan kar yağışı buğday için çok önemli. Oluşan kar örtüsü, son dönemde maruz kaldığımız kuraklığa karşın adeta ilaç gibi geldi. Toprak yüzeyinde biriken kar, bitkilerin üzerini kaplayarak, aşırı soğuklardan ve donlardan zarar görmesini engeller. Kar örtüsü, bitki hastalık ve zararlıların yayılmasını durdurup bitkilerin bunlara karşı mukavemetini artırır. Kar, yavaş yavaş eriyerek yüzey akışına geçmeden, toprak tarafından emilir. Bu bitkiye su ihtiyacı bakımından büyük yarar sağlar. Karın, yüzey akışa geçmeden toprağın derinlerine sızması yeraltı sularını artırır. Eriyen ve toprağa giren kar suyu topraktaki potasyum, kalsiyum, demir gibi mineralleri çözerek bitkilerin bunlardan kolay yararlanmasını sağlar.

İDRİZ ÇOKAL




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir