Ünlü Nehirler Kuruyor

Ünlü Nehirler Kuruyor

Ünlü nehirler bir bir kuruyor. “Nehrin ortasında küreksiz kalmak” diye bir terim vardır, içinden çakılması zor durumları ifade etmekte kullanılır. Mevsim normallerinin üzerinde sıcaklar yaşayan Avrupa ülkeleri, şu günlerde bu terimin acı sonuçlarını yaşıyor.

Alev Rigel / Para ; COĞRAFYA derslerinden öğrendiğimiz ünlü nehirler, birer birer kuruyor. Üzerinde teknelere hareket imkanı bile tanımayacak kadar kuruyor, sığlaşıyor. Su seviyeleri o kadar düştü ki, tekneler karaya oturmuş. “Bunun ne önemi var?” demeyin. Avrupalıların buzdolaplarını dolduran yiyeceklerin önemli bölümü, bu teknelerle taşınıyor.

Eskiden bu tekneler, Avrupa’nın bir ucundan girer, diğer ucundan çıkardı. Kıtanın o kadar etkin bir nehir yollan ve bunları birbirine bağlayan kanallar ağı var ki, Atlas Okyanusu’ndan Karadeniz’e kadar kıtayı doğu batı doğrultusunda geçmek çocuk oyuncağı. Akdeniz’i kullanmaları bile gerekmiyor.

Kuruyan Ünlü Nehirler

Ünlü nehirler
Ünlü nehirler bir bir kuruyor

Kuzey yarıkürede yaz mevsiminin kurak geçmesi, tekne sahiplerinin de market tedarikçilerinin de müşterilerin de elini kolunu bağladı. Yağmursuz kurak bir mevsimin geçmesi, aşırı sıcaklar, Kuzey Amerika, Asya ve Ortadoğu’yu da olumsuz etkiliyor.

Dünyamız, harika bir gezegen. Her ne kadar üzerindeki suyun yüzde 97’si tuzlu su olsa da geriye kalan oran, akarsularda ve göllerde saklı. Bunlar da kuruyor. Geçmiş yıllarda da kuraklık görülmüştü. Ama bu boyutta değildi. Çünkü kaynakları her geçen yıl daha hoyratça kullanıyoruz. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, tehlikedeki en önemli nehirleri derlemiş. Uydulardan çekilen görüntüler, hiç de iç açıcı değil. Birlikte göz atalım.

Colorado Nehri

ABD’nin güneybatısının, dolayısıyla Meksika’nın kuzeyinin en önemli su kaynağı, Colorado Nehri. Bin 450 mil (2 bin 330 km) uzunluğundaki nehir. ABD’nin yedi, Meksika’nın iki eyaletinden geçerek milyonlara yaşam kaynağı oluyor. Her ne kadar İspanyollar, “kırmızımsı renkte” anlamında Colorado adını yakıştırmışsa da nehir, 40 milyon kişiye hayat veriyor.

İnsanoğlu, sekiz bin yıl önce bu topraklara yerleşmiş. MS 1300’lerde de kuraklık görülmüş. Nehir yönetimi 1900’lerde başlamış. Zaman zaman kötü su yönetimi ve bilinçsiz sulama nedeniyle kuraklıklar yaşandı. Su seviyesi 2000’lerin başından beri sürekli düşüyor. Mühendislerin “ölü rezervuar” dediği noktaya oldukça yaklaşmış durumda. Las Vegas’a hayat veren ünlü Hoover Barajı, bu nehir üzerinde. Arkasında oluşan Mead Gölü’nün suyu, Las Vegas’ın dev otelleri tarafından hovardaca harcandı. Şimdi bu kumar kentinde “su polisleri”, su israf edenlerin yakasına yapışıyor.

Yangtze Nehri

Asya’nın en uzun, dünyanın üçüncü uzun nehri. 6 bin 300 km uzunluğunda. 2019 yılında Galler’den Ash Dykes adlı bir maceraperest, nehri kaynağından döküldüğü noktaya kadar yürüyerek kat etmişti. Yolculuğu 352 gün sürdü. Nehir, başta Şangay olmak üzere Çin’in 35 büyük kentinden geçiyor. Venedikli ünlü gezgin Marco Polo da bu nehri takip etmişti ama tamamını değil. Binlerce yıldır sulama, nakliyat, tarım, endüstri, ulaşım ve savaşlar için kullanıldı. Bugün Çin’in gavrisafi iç hasılasının yüzde 20’sinde payı var. Fakat pek çok yerinde yatağı görülecek kadar suları çekildi.

Dünyanın on büyük hidroelektrik santrali “Üç Boğaz Barajı”, bu nehir üzerine kurulu. Nehirler her zaman insanlığa yardımcı olmuyor. Bazen taşıyor ve can kayıplarına neden oluyor. Yangtze, 1931’de yatağından taşmış, dört milyon kişinin ölümüne neden olmuştu. Üç Boğaz Barajı, taşkınları azaltsa da heyelanlara neden olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Ama 84 milyon kişinin yaşamı, bu nehre bağlı.

Ren Nehri

Bu nehir, Almanya’nın kan damarı gibi. İsviçre Alpleri’nde doğup, Almanya ve Hollanda’dan geçiyor, Kuzey Denizi’ne dökülüyor. Bin 233 km. Avrupa’nın nakliye için en önemli su yollarından biri. Ama çoğu kesiminde sular, tekne trafiği için sakıncalı. Mavnaların altı düz olmasına rağmen nehir yatağına oturma tehlikesi var. Frankfurt yakınlarında nehrin su seviyesi 32 santimetreye kadar düştü. Nakliye firmaları, 40 cm’den daha düşük su seviyesini tehlikeli buluyor. Konteyner gemilerinin, 75 cm’den daha düşük su derinliğinde, yüklerinin yüzde 30’unu azaltmaları gerekiyor.

Nehirde su seviyesinin düşmesi demek, Almanların market alışverişlerinin giderek pahalanması demek. Ren Nehri, Tuna’dan sonra Avrupa’nın en uzunu. Köln, Karlsruhe, Mannheim, Mainz, Wiesbaden, Ludwigshafen, Koblenz, Bonn, Leverkusen, Düssseldorf, Duisburg, Strasbourg (Fransa), Nijmegen (Hollanda), Utrecht (Hollanda), Rotterdam (Hollanda), Basel (İsviçre), Vaduz (Liechtenstein) gibi önemli ticaret merkezleri, büyük ölçüde Ren Nehri’ne bağımlı (Ülkesi belirtilmeyen diğer kentler Almanya’nın. Zaten çoğunu Alman ligi Bundesliga’dan biliyorsunuz).

Po Nehri

652 km uzunluğuyla. İtalya’nın kuzeyine can veren nehir. İtalya’nın en uzunu. Ülkenin kuzeyini enlemesine kesip, Adriyatik Denizi’ne dökülüyor. Şiddetli yağışlar ve dağların karlarıyla beslenen nehir, hayli hızlı akıyordu. Her ne kadar yatağından taşıp su baskınlarına neden olsa da bu nehrin su kaynakları da giderek azalıyor. Kış kuru geçti. İlkbahar ve yaz aylarında da fazla yağış alamadı. İtalyanlar, 70 yıldır böylesine düşük bir su seviyesi görmediklerini belirtiyor.

Nehir suları o kadar çekildi ki, su altında kalmış, İkinci Dünya Savaşı’dan kalma bir bomba bile ortaya çıktı. Suların çekilmesi, milyonlarca İtalyan çiftçisi için bir sorun. Ülkenin dünyaca ünlü Parmesan peynirlerinin dağıtımı, Po Nehri üzerinden yapılıyordu. Sadece peynir değil, İtalyanların mutfaklarına getirdiği ürünlerin yüzde 30’u, Po Nehri çevresindeki bereketli topraklarda üretiliyor.

Loire Nehri

Fransızların çoğunun gözü bu. 1.006 km uzunluğundaki nehirde. En uzunu olmasına rağmen coğrafi olarak büyük bir nehir değil. Çoğu yerde bir dereden farksız. Derinliği de fazla değil. Ama ekonomik yönü çok önemli. Nehir boyunca sıralanan yüzlerce üzüm bağına su, Loire’dan geliyor. Tarım arazileri bu nehirden sulanıyor. Nehir boyunca inşa edilmiş, dört nükleer santralin soğutma suları, bu nehirden alınıyor.

Fransa’nın vahşi doğa içinden akan son nehri. Bu nedenle 2000 yılının aralık ayında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı UNESCO’nun koruma listesine alındı. Ama doğa, liste tanımıyor. Uydu görüntüleri, ülkenin Saumur kasabasından geçen nehrin kuru yatağını gözler önüne seriyor. Bazı yerlerde su seviyesi o kadar düştü ki insanlar nehri yürüyerek geçebiliyor.

Tuna Nehri

Batı Avrupa’nın en uzun nehri. Su yolu taşımacılığı için ideal. Almanya’da doğup suyunu Karadeniz’e boşaltıyor. 10 ülkeden geçiyor. 2 bin 850 km uzunluğunda. Tamamı, su ulaşımı için ideal. Sadece Romanya, Sırbistan ve Bulgaristan’da, zaman zaman sığlaşan yerler için dip taraması yapılarak derinleştirilmesi gerekiyor. Geçtiği diğer yedi ülke ise; Almanya, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Hırvatistan, Moldova ve Ukrayna.

Tuna’nın adı, eski yerel dillerde “çiğ damlasından doğan’’ demek. Nehir, doğduğu noktadan, döküldüğü denize kadar rahat bir ulaşım imkanı tanımıyor. Özellikle Macaristan’da su yolu trafiği zaman zaman durduruluyor. Bir başka can sıkıcı sorun, korsanlık. İnanmayacaksınız ama Avrupa’nın ortasında korsanlık şikayetleri, resmi kayıtlara geçmiş. Hem de 2010-2012 döneminde.

Her ne kadar yetkililer buna “nehir soygunculuğu” adını verse de tayfanın gemi yükünü çalıp satmaya çalıştığı da bir tür korsanlık değil mi? Avusturyalı besteci Johann Strauss’un dünyaca ünlü “Güzel Mavi Tuna Üzerinde” adlı valsinden, kendi ekmek teknesine ihanet edip kargosunu satmaya çalışan tayfaya. Nereden nereye.

Suyun Hayatımızdaki Yerini ve Önemini

Alev Rigel / Para




Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir