Köftesiyle ünlü köy

Köftesiyle ünlü köy

Edirne’nin Havsa ilçesine bağlı Osmanlı Köyü adını köftesiyle duyurdu. Bu köftenin tadına bakmak isteyenler köye akın ediyor. Ünü il sınırlarını aşan köfte restoranının Bulgaristan’dan bile müdavimleri var.

TARİHİ boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Edirne, Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalma camileri, dini yapıları, köprüleri, çarşıları, kervansarayları, külliyeleri, anıtları ve yöresel lezzetleriyle hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çeken bir şehir.

Yaklaşık bir asır boyunca Osmanlı împaratorluğu’na başkentlik yapan şehir, son zamanlarda ünü il sınırlarını aşan tava ciğeri, Kavala kurabiyesi ve badem ezmesinin yanı sıra başka bir lezzetiyle daha adından söz ettiriyor. Bu lezzet, Osmanlı Köyü’nün meşhur köftesi.

Edirne’nin Havsa ilçesine bağlı Osmanlı Köyü, son yıllarda kendine has köftesiyle “köfte turizmi”nin öncüsü oldu. Edirne’ye 31, Havsa’ya ise dört kilometre uzaklıkta olan Osmanlı Köyü, köfte turizmi sayesinde adını her geçen gün biraz daha duyuruyor. Bugün yaklaşık bin 400 kişinin yaşadığı 450 haneli köy, köftesinin tadına bakmaya gelenlerle dolup taşıyor. Köyün tek köftecisi olan Osmanlı Köftecisi’ni
Mehmet Ellek ve oğlu Veysel Ellek işletiyor. Para Dergisi olarak, Ellekler’e ulaştık ve merak edilenleri sorduk…

“TALEBE YETİŞEMİYORUZ”

1992 yılından bu yana köyde hizmet veren Osmanlı Köftecisi’nin markalaşma hikayesi, girişimcilere ilham verecek türden. Sahibi Mehmet Ellek, çalıştığı işten kazandığı paranın ailesinin geçimini sağlamaya yetmemesi üzerine 1992 yılında seyyar bir köfte arabası satın alarak köfteciliğe adım atmış. Ellek, işi hakkıyla yaptıkları için zaman içinde köftelerinin ününün duyulduğunu, çevre il ve ilçelerden özellikle köfte yemek için insanların köylerine geldiğini anlatıyor ve “İşimize verdiğimiz önem ve gösterdiğimiz özen sayesinde işimizi büyüttük. Beş yıl önce Osmanlı Köftecisi adını taşıyan lokantamızı hizmete açtık. Lokantayı oğlumla birlikte işletiyoruz” diyor. Ellek, ünü Edirne sınırlarını aşan köftenin tadına bakmak için çevredeki ilçelerin yanı sıra İstanbul, Bursa, Sakarya, Kocaeli, Çanakkale, Kırklareli, Tekirdağ ve Bulgaristan’ın Burgaz ilinden gelenler olduğunu ve talebe yetişmekte zorlandıklarını söylüyor. Oğlu Veysel Ellek ise köftelerinin bu denli ünlü olmasının nedenini şöyle anlatıyor:

“Fabrikasyon üretimin olmaması en büyük etken. Köyümüzün ve çevre köylerin meralarında doğal ortamda yetişen küçük ve büyükbaş hayvanların etlerinden yaptığımız için köftelerimiz çok lezzetli. Yakında Kırklareli’nde bir şube açacağız.” Keşfedilmelerinde sosyal medyanın etkili olduğunu söyleyen Ellek, “Bu sayede bizi keşfedip hizmetimizden ve lezzetimizden memnun kalıp müdavimimiz olan çok sayıda insan var” diyor.

Oğuz TEKİN / Havsa Belediye Başkanı
“Trakya bir köfte cenneti”

Osmanlı Köyü adını köyün kuzey tarafında bulunan Osmanlı Ağa Çiftliği’nden alır. Tarihte ’93 Harbi’
olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’na kadar köyde Bulgar ve Rum nüfusu çoğunluktaydı. Bu savaş ve Kurtuluş Savaşı sonrası Rum ve Bulgarların göç etmesiyle bir Türk köyü haline geldi. Osmanlı Köyü’nün ve Havsa’nın köfte ve sucuğu meşhurdur. İlçemizde Trakya Bölgesi’nin en büyük ve hareketli canlı hayvan pazarı cumartesi günleri kurulur. Köfte ve sucuklarda esnafımız dana eti ve en kaliteli
baharatları kullanıyor; en önemlisi işlerine sevgilerini katarak geleneksel usulde yoğuruyorlar. Trakya bir köfte cenneti. Osmanlı ve Havsa köfteleri dışında Tekirdağ, Uzunköprü, Ahmetbey ve Keşan satır köfte yöremizde öne çıkan lezzetlerden.

Porsiyonu 20 TL

Osmanlı Köftecisi’nde bir porsiyon köftenin fiyatı 20 TL. Fiyatlarının geçen yılla aynı olduğunu söyleyen Veysel Ellek, 220 gram olan porsiyonda yedi köftenin yer aldığı bilgisini veriyor. Köfte, salata, acı sos, yoğurt ve kızarmış sarı buğday ekmeğiyle birlikte servis ediliyor. Osmanlı Köftecisi’nin köftesini çiğ alıp evde kendi pişirmek isteyenlerse kilogramına 60 TL ödüyor.

ŞEBNEM CAN KILINÇ ARSLaN




Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir