Kapat !
Anasayfa » Sağlık » Beslenme » Kremalı bir kahve, koca bir dilim pastaya eşit mi? Nasıl yani?

Kremalı bir kahve, koca bir dilim pastaya eşit mi? Nasıl yani?



Meltem (33)

Meltem resmen “hadi bir kahve içelim” kurbanı. Bütün planları böyle masum. Kahvenin kreması onun için instag-ram malzemesi. Ama şekilli, soslu, şuruplu, köpük köpük olan bütün kahvelere “varım1’ diyen Meltem’in sefası, maalesef tartıya çıkana kadar sürdü. Ona bu şoku yaşatmak istemezdik ama zift gibi sade filtre kahve içenlerin bir bildiğinin olması, bir gün ortaya çıkmalıydı…

63 mü?

Bana bir şeyler oluyor…

Tamam, o yazdan önce aldığım 38 beden skinny pantolon olmadı, o 38 beden elbiseler de epey sıktı ama o kadar zaman giymedim, açılmadılar diye düşünmüştüm.

Yandım! Ne yapıcam ben şimdi? Yazın da ne yedin diye sor, herkes gözlemeleri, mısırları götürürken sadece soğuk şeyler içmenin peşindeydim ben…

Kremalı bir kahve

Ayrıca insanlar yazın kilo verip kışın kilo alırlar. Hayatım boyunca hep bu hikâyeyi duydum. Ben de çok dikkat etmezdim mevsimsel değişimlere ama bu kez dikkat ettim. Ben bu yazı 3 kilo fazlayla kapatmayı hiç ama hiç hak etmedim dostum!

Aslına bakarsan, nedenlerinden birini de geçen gün senin sayende öğrendim…

Vallahi o bayıldığım bol kremalı kahvenin koca bir dilim pastayla aynı kalori değerine sahip olduğunu söylemek için çok geç kalmıştın Simge…

Bütün yaz serinlemek için hazır satılan soğuk kahvelerden de, gittiğim her cafe ve restoramn kendi yaptığı frappesinden de vazgeçemedim. Ama ben nereden bilebilirdim, üzerinde kremşanti gibi dev kremalar olmasa da, kahve kremasıyla bu kadar kilo alınabileceğini?

Hayır, içmeyi bırak, foursquare’de gittiğim her mekanda o kremalı kahveleri tek tek deneyip bir de oy verdim, tavsiye bıraktım, arkadaşlarıma bunları evde nasıl yapabileceklerini anlattım, tarif verdim… Bir kendime değil, herkese kilo aldırdım herhalde, umarım beni çok da dikkatli dinlememişlerdir. Gerçi geçen gün Derya ile Aylin diyete gireceklerinden bahsediyorlardı ama, tamamen benim yüzümden değildir herhalde…

Evet, tamam, kremalı kahve işine son verdim, içeceklerin tamamına aslında, her zamanki gibi evimde az yağlı yiyeceklerimle eski halime geri döneceğim. Kahve işini ise eve sadece filtre kahve yapan bir makine alarak hallettim. Az yağlı havuçlu tarçınlı kekimle filtre kahvemi içerken senden şu yazlık içecekleri, serinlemek için içtiğimiz alkollü alkolsüz her şeyin neye eşit olduğunu bana söylemeni rica edeceğim. Bundan sonra serinlerken sadece su mu içmeliyim, bunu bilmek istiyorum!

Selam Meltem,

Senin de fark ettiğin gibi, farkında olmadan 5 dakikada tükettiğimiz küçük miktarda bol kalori içeren içecekler var. Hem de bunları içerken dişlerimizi bile hareket ettirmiyoruz. Çok da masum sanıp bir gün içinde birden fazla tüketebiliyoruz. Son yıllarda sıvı kaloriler önemli bir tehlike olmaya başladı. Kremalı kahveler, bol şekerli limonatalar, şekerli çay, meyve suları farkında olmadığımız kalori bombaları…

Ayrıca kalorili içecekler, mideyi yemek kadar doldurmadığı için de uzun süre tokluk sağlamıyorlar ve açlık hissini yemek kadar tatmin etmiyorlar. Bir de tabii psikolojik yanı var; ne yedim ki diye düşünüyor insan, altı üstü bir kahve içtim deyip bir de arkasından tatlı yiyebiliyor. Halbuki içtiğin kahveyle, tatlının kalorisi nerdeyse eşit. 1 bardak tam yağlı sütle yapılmış ve krema eklenmiş moc-ha’nın yaklaşık 300-400 kalori olduğunu biliyoruz. Beyaz çikolatalı mocha için 100 kalori daha eklememiz gerekiyor ve sonuç olarak içtiğinizde 500 kalori almış oluyorsunuz. Neredeyse bir öğünde aldığımız kaloriye eşit hale geliyor. Halbuki kolayca içtiniz. Bu konuda bilinçlenmeliyiz. Bir de bunların üzerine hiç hareket etmiyorsak durum daha da vahim…



Bu durumda ne yapmalıyız? Hiç içmeyelim mi dersen, benim önerim, öncelikle ne içtiğimizin farkında olalım. Günlük içtiğimiz miktarı kısıtlayalım. Senin gibi tüm yaz boyunca her gittiğimiz cafe’de içmeyelim. Günde 1 taneden fazla tüketmeyelim. Ayrıca boyutunu küçültmeliyiz. En küçük boyunu tercih edip, krema kesinlikle koydurt-mamalıyız. Sütün yağsız olanını tercih edebiliriz. Eğer aroma koyduracaksak, sütlü bir kahveyi ara öğün gibi düşünerek tüketmeliyiz.

Bilimsel araştırmalar, orta düzeyde kahve tüketiminin sağlık üzerinde faydaları olduğunu, günü keyifli ve canlı bir biçimde geçirmeyi sağladığını kanıtladı. Kahve sadece uyanık kalmaya değil kısa süreli hafıza, düşünme ve odaklanma gibi bilişsel yeteneklerin etkinliğine de yardımcı oluyor. Ayrıca araştırmalar kahvenin kadınların korkulu rüyası olan selülite neden olmadığım da ortaya koydu. Tam tersine, çalışmalar kahvenin yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirdiğini ve lenf akışını kolaylaştırdığını gösteriyor. Tabii ki orta düzeyde tüketimin sağlık açısından faydaları var. Bu da günde 3-4 fincanı geçmemek demek. Sütlü tercih edersek, ayrıca kan şekerimizi dengelemeye da yardımcı.

Başka hangi içecekleri tercih edebilirsin? Maden suyu iyi bir seçenek olabilir. Maden suyu olarak bildiğimiz doğal mineralli sular, içerdikleri mineraller ile sağlığımızı korumaya ve geliştirmeye yardımcı. Aynı zamanda yemeği hızlı tükettiğimiz veya fazla yediğimiz zamanlar için de kurtarıcı. Günde 1 adet tüketebilirsin.

Başka bir seçenek de bitki çayları, yeşil çay… Tabii ki günde 1-2 fincanı geçmemek kaydıyla.

Aynı şekilde alkollü içkilerden gelen kalori konusunda da içkilerdeki alkol oranına göre kalori miktarının değiştiğini unutmamak gerekiyor. 1 gram alkol 7 kalori enerji veriyor. 1 gram yağın 9 kalorilik enerji verdiğini hatırlarsak alkollü içkilerden nasıl yoğun bir kalori alındığını kolayca görebiliriz. Ve alkollü içeceklerde alkol oranı arttıkça, yani votka, viski gibi içkilerden çok az miktarda içsek bile, yüksek kalori almış oluyoruz.

Tercihimiz hep sudan yana olmalı. Ana içeceğimiz su olup, diğer içecekleri de miktarını kontrol ederek günde 1 kere tüketmek mantıklıdır. Her zaman gittiğimiz cafelerde, restoranlarda ne içersek içelim yanında mutlaka su söylemeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Böylece su içme alışkanlığımız yoksa bile zamanla gelişir. Çünkü su daha uzun süre tok hissetmemize neden olmasının yam sıra metabolizmamızı da hızlandırır. Vücutta yetersiz sıvı olduğunda ve aşın sıvı kaybında vücut alarm verir ve metabolizmayı yavaşlatır.

Kabızlığı da önleyen su, vücudumuzun ödem tutmamasını, kan dolaşımının normal olmasını sağlar.

Su içmekten çok hoşlanmıyorsan, su içmeni kolaylaştıracak bazı yöntemler önerebilirim sana;

• Her içtiğin çay, kahve gibi içeceğin yanında, çok büyük bir bardak su iste. Ve içeceğin bittiğinde, suyun bitmeden başka bir içecek alma.

• Suyun oda ısısındaki tadından hoşlanmıyorsan, sıcak günlerde buzdolabından soğuk su deneyebilirsin. Belki böyle daha çok beğenirsin.

• Suyun görüntüsünü daha cazip hale getirmek ve kendine başka bir içecek içiyorum hissi vermek için suyun içine limon dilimleri, mevsimine uygun meyve dilimleri veya kıyılmış nane atabilirsin. Suyu büyük şeffaf bir bardağa koymayı da unutma!

• Soğuk günlerde içine limon sıkılmış ılık su iç. Hem boğazına da iyi gelir.

• Sıcak kaynamış suyu denedin mi? Tadını seversen içebilirsin, kabızlık sorununa da iyi gelir.

• Gününü en çok geçirdiğin yerde, örneğin çalışma masanda ya da mutfak tezgahının üzerinde mutlaka su bulundur.



İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Şeker Hastalığının Nedenleri ve Beslenme

Tüm dünyada diyabet oranları hızla artış gösteriyor. Üstelik eskiden erişkin hastalığı olarak ...