Kapat !
Anasayfa » Sağlık » Diyet » Sağlıklı ve kalıcı şekilde kilo vermenin yolu

Sağlıklı ve kalıcı şekilde kilo vermenin yolu



“Suyun yerini başka hiçbir sıvı alamaz. Suyun yerine başka bir şey koymuyoruz. Günde 2,5 litre su mutlaka tüketilmeli. Bunun dışında günde iki-üç bardak ayran tercih edilebilir ancak su ya da soda oranının normalden biraz fazla olması daha yararlı. Bol sulu ayran, vücuttaki sodyum, potasyum ve mineral dengesini kurarak tansiyon düşüklüklerini de önlüyor. Böbrek ve bağırsakları çalıştırarak ihtiyacımız olan toksin atımına yardımcı oluyor. ”

Sıcak yaz günlerini canınızın her istediğini yiyip içerek geçirdiniz. Bütün bir kış boyunca dikkat ettiğiniz diyet programınız bir anda bozuldu ve toparlayamadmız…

Paniğe gerek yok. Vücudunuzdaki tüm toksinlerden arınarak sağlıklı ve kalıcı şekilde kilo vermenin yolunu Uzm. Dyt. Nesrin Eriş açıklıyor.

d-1

YAZ BOYUNCA ÇOK SAĞLIKLI BESLENMEDİĞİMİZ ZAMANLAR OLDU. SEZON BİTERKEN DURUMUN ÜSTESİNDEN NASIL GELİNEBİLİR?

Havanın ısınmasıyla vücudun ihtiyacı da değişiyor tabii. Buna bağlı olarak metabolizma hızında da bir yavaşlama görülüyor. Yaz sezonunda beslenme alışkanlıkları başkalaşım gösteriyor.

Akşam gezmeleri, alkol ve abur cubur tüketimi fazlalaşıyor. Tüm bunların yarattığı olumsuz etkilere karşı gelmek için kişisel olarak yarattığımız beslenme programlarının dışında detoks programları uygulanabilir. Bununla birlikte su tüketimine ekstra özen gösterilebilir.

Aynı zamanda bir süredir danışanlarıma uyguladığım detoks etkisi yaratan bağırsak diyeti var. Üç gün boyunca glüten ve laktozu listeden çıkararak bağırsaklara girebilecek zararlı mikroorganizmaların atımını sağlayacak bir beslenme programı uyguluyorum. Akşamları et tüketimi olmadan, meyveyi de en geç 17.00’de tüketecek şekilde bir yol izleniyor. Bu diyet ayda üç-dört gün yapılabilir. Hem sağlıklı bir kilo kaybı hem de organların en sağlıklı şekilde temizlenip arınması sağlanıyor.

BESLENME RİTÜELİNDE NASIL BİR YOL İZLENMELİ?

Besin tüketim miktarları kişinin yaş, cinsiyet, kilo, yağ ve kas oranı ile sosyal hayatı ve öğün düzenine göre belirlenmeli. Kişinin sağlık durumunu da göz önünde bulundurarak özel bir liste yapılmalı.

Bu listede en çok dikkat ettiğimiz nokta ise beş grup besini içermesi. Ekmek, et, süt, yoğurt, sebze-meyve gibi tüm yararlı besinleri kapsayacak bir program oluşturmalı. Ama kişi vejetaryense, birtakım değişiklikler uygulanabilir. Proteini peynirden, yumurtadan, soyadan ya da kurubaklagillerden alması sağlanmalı… Süt içmek istemeyen biri yoğurt, kefir tüketebilir.

YILIN BU ZAMANLARINDA GENELDE İNSANLAR KİLO VEREMEMEKTEN ŞİKAYETÇİ. BUNUN NEDENİ NEDİR?

Kışm durağan ve daha düzenli bir hayat var. Genel olarak iş ve ev arasında mekik dokunuyor. Ama yaz mevsiminde durum böyle değil. Her an her yere gidebilirsiniz. Haydi çıkalım sahilde yürüyelim, yürürken de dondurma yiyelim, şurada da şu varmış ondan da alalım ya da her şey dahil tatile gidelim derken sistem şaşıyor. Sistem değişince beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Bunun üzerine bir de aktivite dengede tutulamayınca kilo alımı daha kolay oluyor.

SICAK, SU KAYBI YA DA İŞLENMİŞ GIDALAR TÜKETİLDİĞİNDE VÜCUTTA ŞİŞKİNLİK OLUŞUYOR. BUNUN SEBEBİ NE?



Sıcak hava metabolizmayı yavaşlatıcı bir etkiye sahip olduğu için böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında aksamalara neden oluyor. Bunun sonucunda vücut su tutuyor. Tuz tüketimine dikkat etmek, aşırıya kaçmamak, su tüketimini artırmak, uyku saatlerine dikkat etmek ödemi büyük ölçüde minimal seviyeye indirecek faktörler arasında. Ayrıca vücutta isteseniz de istemeseniz de bir sıvı kaybı oluyor. İdrar, ter ve nefes yoluyla gidiyor. Kaybedilen bu sıvıyı yerine koymadığınız takdirde şişkinlik artıyor. Metabolizmanın ve organların aktivitesini gerçekleştirebilmesi için suya çok ihtiyacı var.

ÖDEM VE ŞİŞKİNLİKLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNEN ŞEYLER VAR MI?

Genel olarak su içildiğinde daha çok şişileceği düşüncesi hakim. Çay, kahve ve gazlı içeceklerin su ihtiyacını karşılayacağı da düşünülüyor. Aslında bunlar su ihtiyacını karşılamadığı gibi ödemi de iki katma çıkarıyor. Çünkü vücuttaki mineral dengesi alt üst oluyor.

ŞİŞKİNLİĞİN YARATTIĞI ÖDEMİ ATMAK İÇİNE NELER YAPILMALI?

Bol bol su içilmeli! Günde 2-2,5 litre su tüketimine dikkat edilmesi konusunda özenli olunmalı. Suyun haricinde adaçayı ya da kekik çayı gibi bitkisel karışımlar da içilebilir. Ama günde bir taneyi geçmemeli. Çünkü biz diyetisyen olarak ne zaman “Şu çay çok iyi gelir, için” desek kişiler durumu abartabiliyor ve daha fazla tüketerek doğru bir şey yaptığı algısına kapılıyor. Bunun sonucunda ciddi bir hipotansiyon problemi ortaya çıkabiliyor. Adaçayı ve kekik çayı vücuttaki fazla ödemi atmaya en yardımcı içecekler arasında. Ödemi attığınızı da idrara çıktığınız zaman anlarsınız. Ne kadar çok idrara çıkıyorsanız anlayın ki şişkinliğe sebep olan ödem kendini dışarı atıyor.

GÜN İÇİNDE 2 LİTRE SU İÇMEKLE DE DETOKS ETKİSİ YARATILMIŞ OLUNUR MU?

Aslında bu detokstan sayılmıyor. Detoks sularını içtiğinizde de detoks yapmış olmuyorsunuz. 2,5 litre su içmeniz vücudunuzdaki mineral dengesinin sağlanmasını ve toksinlerin idrar yoluyla daha rahat atılmasını sağlıyor. Bir bakıma su içerek vücudunuzu rahatlatmış ve temizlemiş oluyorsunuz. Su temizliktir. Vücudunuza da ne kadar çok alırsanız o kadar çok arınmış olursunuz. Ama altını çizmek istediğim başka bir nokta var.

Evet su içmek çok iyi diyoruz, 2,5 litre sınırı koyuyoruz ama ne kadar çok su o kadar iyi diye düşünerek bu miktarı aşan kişiler de var. Bu çok yanlış. Günde dört litre su içerseniz, bu kez böbreklerinizi mahvetmiş olursunuz. Abartmaya gerek yok.

DETOKS DİYETLERİNİ SIKLIKLA YAPMAK VE BU ŞEKİLDE KİLO VERMEK NE KADAR SAĞLIKLI?

Dürüst olmak gerekirse ben bu suların tadını çok lezzetli bulmuyorum. Kaldı ki sürekli tüketilebilecek şeyler de değil. Ama sabah içilen bir bardak maydanoz suyunun herhangi bir zararı yok.

Aksine faydalı da. Ama bence sabah kahvaltısında roka, yeşillik, maydanoz ya da buna benzer şeyleri yemek de aynı işi görebiliyor. Suyunuzu için, arkasına da rokanızı ya da maydanozunuzu yiyin. Hem kulağa daha hoş geliyor hem de daha efektif ve zahmetsiz… En önemlisi daha sürdürülebilir.

TOKSİNLERDEN ARINMA AMAÇLI İÇİLEN DETOKS SULARINI NE SIKLIKLA TÜKETMEK GEREKİYOR?

Aslına bakarsanız ben detoksun ‘içilebilen’ bir şey olduğunu düşünmüyorum. Beden, zihin ve hayatla ilgili bir bütündür. Yalnızca içtiğiniz bir su sizin detoks yaptığınız anlamına gelmez. Bir detoks suyu içip daha sonra işlenmiş gıda tüketirseniz, fast food yerseniz ve sinir stres yaparsanız, mutsuzsunuzdur ve her şey boşa gitmiş olur. Stresli ortamlarda bulunup, zararlı yiyecekler yiyerek içtiğiniz bir detoks suyu size hiçbir şey kazandırmıyor. Detoks bir bütündür derken bunu kastetmek istiyorum aslında…



İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*