Kapat !
Anasayfa » Sağlık » Şifalı Bitkiler » Üzümün Faydaları ve Zararlarını Merak Edenler İçin

Üzümün Faydaları ve Zararlarını Merak Edenler İçin



Üzüm ve Resveratrol

Tereyağında yüzen çöreklerle beslenir. İçi yağ dolu pastalar yerler. Kahvaltıları baştan aşağı espressoyla yıkanmış paitı au chocolat’tır. Yulaf ununun esamesi bile okunmaz. Eminim çoğu keten tohumunu hiç duymamıştır bile. Yine de Fransızlar, Avrupa Birliği ülkeleri arasında kalp hastalıklarından ölüm oranının en düşük olduğu millettir. Bu oran, Kuzey Amerika’nın oranıyla kıyaslanamayacak kadar düşüktür. Bizdeki kalp hastalıkları vakası sayısı Fransızların iki katıdır. Fransızlar, Kanadalı ve Amerikalılar’dan çok daha incedir. “Fransız Paradoksu” olarak adlandırılan bu durumu nasıl açıklarız? Bazı araştırmacılara göre işin sırrı şarapta, özellikle de kırmızı şaraptadır. Daha belirgin olarak, polifenol ailesinden bir antioksidan olan resve-ratrolü işaret ederler.

Tartışmanın sadeleştirilmiş hali şöyledir: Kalp krizlerinin çoğu, bir koroner atardamarda kan pıhtısı oluşması ve kan akışını tıkayarak kalbe oksijen gitmesini engellemesiyle olur. Kan pıhtısı, damarın iç zarı olan endotelyum hasar gördüğünde oluşur. Bu hasar, plaka denen tortuların oluşumuyla ilgilidir ve bunun da kandaki aşırı miktarda kolesterolle bağlantısı vardır. Ancak kolesterol serbest radikaller gibi oksitleyici ajanların varlığıyla uyarılan bir kimyasal değişime uğradığı takdirde kirli işlere bulaşır. Bu durumda oksitlenen kolesterol asıl suçludur ve üretiminin önüne geçilirse kalp krizi riski azaltılabilir. Bunu antioksidanlar gerçekleştirebilir. En azından deney tüplerinde bunu başarıyorlar.

uzumun faydalari nedir sorusu

Anlaşılan resveratrol yalnızca etkili bir antioksidan değil, aynı zamanda kanın pıhtılaşmasını da azaltıyor. Resveratrol haplarının sağlıklı besinler satan mağazalarda görülmeye başlamasına şaşmamak gerek. Ancak bu hapların ne kadar etkili olduğu tartışma götürür çünkü ayrıştırılmış resveratrol değişken bir bileşiktir. Bu bileşiği muhafaza etmek için özel bir çaba gösterilmesi gerekir; örneğin nitrojen ortamında hava geçirmeyen kapsüller içinde paket-lenmelidir. Bu tür ürünler mevcuttur ve yapılan kültürlerde insan hücreleri üzerinde antioksidan etkileri olduğu kanıtlanmıştır ancak bırakın insanları, canlı hayvanlar üzerinde herhangi bir etkiye sahip olup olmadıkları ile ilgili bile hiçbir kanıt yoktur.

Her ne kadar resveratrol araştırmalarını hoş karşılasam da bugüne kadar kırmızı şarap alimimi yükseltme konusunda benim için ikna edici olmamıştır. İşin gerçeği akşam yemeğimin yanında bir bardak su içmekten memnunum ve bunun şişe suyu olmasına bile gerek yok. Ancak Harvard Tıp Okulundan gelen bazı ilginç araştırmalar ışığında içecek tercihimi yeniden gözden geçirmem gerekebilir. “Fransız Paradoksu” ile birebir alakalı olmasa da yerinde bir davranış olacaktır. Neden mi? Çünkü hepimiz daha uzun yaşamak isteriz. Moleküler biyolog Dr David Sinclair ve meslektaşları yaşam süresini uzatmanın bir yolunu buldular, en azından bakterilerinkini! Onlara kırmızı şarap vererek. Tamam, onlar insan değil, hatta kemirgen bile değiller. Ama bakterilerde işe yarayan insanlarda da işe yarayabilir çünkü kırmızı şarap aldıklarında bakterilerin daha uzun yaşamalarını sağlayan genin bir çeşidi bizde de var.



Bakteriler, yaşlanma üzerinde çalışmak için mükemmel organizmalar çünkü laboratuarda onlarla çalışmak kolay ve göreli olarak kısa yaşam döngüleri var. Daha 1991 yılında araştırmacılar bazı bakterilerin diğerlerinden daha uzun yaşadığını keşfetti. Buradaki büyük soru “neden’di. Bu soruya Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden Dr Leonard Guarente yanıt verdi. Dr Guarente uzun yaşayan bakterilerin hasar görmüş DNA’ları onarma yeteneği olan sirtuin adlı bir enzim salgıladığını buldu. Bakteri hücreleri aç kalınca bu enzimi kodlayan SIR2 (“silent information regülatör” – sessiz enformasyon düzenleyici) adlı genin daha aktif hale gelmesi şaşırtıcıdır. Aslında bu beklenmedik bir şey değildir çünkü bununla ilgili kanıdar yalnızca bakterilerin değil, meyve sineklerinin, kemirgenlerin ve maymunların da kaloriden kısıtlı beslendiklerinde daha uzun yaşadıklarını göstermektedir. Bu karakteristik özellik, büyük olasılıkla evrimsel bir izdir; yiyecek bulmak zorlaşınca üreme zorlaşır ve organizmalar şartlar iyileşinceye kadar yavrulamayı ertelemek için daha uzun yaşamak zorunda kalırlar. Bazı araştırmalar, önerilenden yüzde 30 daha az kalori alan insanların ortalamadan daha uzun yaşadıklarını göstermiştir.

Araştırmacıların dikkati, yaşam süresinin artmasında rol oynayan enzimi kodlayan geni harekete geçirmenin olası yolları üzerine çevrildi. Enzimin ak-tivitesini arttırma olasılığı olan kimyasalları düzenli olarak incelemeye başladılar. İlgilerini uyandıran kimyasalı bulmaları uzun sürmedi. Resveratrol, kalori kısıtlanması etkisini taklit etme konusunda harika bir performans sergiledi. Ve kabul etmeliyiz ki her gün bir kadeh şarap içmek, kalori tüketimini yüzde 30 azaltmaktan çok daha keyiflidir. Araştırmaya göre eğer şarabın insanlar üzerindeki etkisi bakteriler üzerindeki etkisine benziyorsa bir kadeh, yaşam beklentisini 10 yıl uzatmak için gereken tek şeydi. Bu araştırmada bir çeşit adalet var gibi görünüyordu. Bakteriler üzüm suyunu şaraba dönüştürür ve şarap resveratrol sağlayıp bakterilerin daha uzun yaşamasına izin vererek bunun karşılığını verir.

Dr Sinclair araştırmasmı ilerletip bakterilerden farelere geçtiğinde tüm dünyadaki gazetecilerin hayal gücünü harekete geçiren ilginç bir sonuç elde etti. Manşetler, “Kırmızı şarabın içindeki maddenin şişman farelerin hastalıklarım tersine çevirdiği görülüyor” diye bağırıyordu. Dr Sinclair, bir grup fareyi laboratuar besinleriyle, bir başka grubu kalorinin yüzde 60’ınm yağdan geldiği sağlıksız besinlerle, üçüncü bir grubu ise düzenli resveratrol dozlarıyla takviye ederek aynı sağlıksız besinlerle besledi. Beklendiği gibi ikinci grup obez oldu, diyabet ve kalp hastalıkları belirtileri gösterdiler ve erken öldüler. Resveratrol grubundaki fareler de şişmanladılar ama sağlıklı kaldılar ve normal beslenip ince kalan diğer hayvanlar kadar uzun yaşadılar. Tirbüşona uzanmadan önce farelere verilen resveratrol miktarının 100 şişe kırmızı şarapta bulunan miktarda olduğunu da göz önünde bulundurun. Obez fareleriniz varsa ve uzun süre yaşamalarını istiyorsanız, onları resveratrol takviyeleriyle besleyebilirsiniz.



İlginizi Çekebilecek Benzer Konular


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*