Anasayfa » İlişkiler » Evlilik » Eşinin Değerli Olduğunu Ona Hissettir

Eşinin Değerli Olduğunu Ona Hissettir



– Buraya gelirken ilk adımı tahmin etmeye çalıştım. Kadınlar için sevildiğini bilmek çok değerli olduğu için “Sevgini göster…” diye başlayacağınızı düşünmüştüm. “Değerli hissettirmek” ile başlamanız beni şaşırttı.

– Değer verildiğini bilmek, hem kadınların hem erkeklerin en büyük hissî ihtiyacıdır. Sen ona değerli olduğunu hissettirirsen, o sevildiğine inanır. Günümüzde kadın hareketleri yüzünden kadınlar üzerinde büyük bir değersizlik baskısı var. Kadın-erkek ilişkilerinde problemin kaynağı bu olduğuna göre çözüme de buradan başlamak gerekir, diye düşünüyorum. Bu baskının oluşmasında erkeklerin kendi hatalarını görmeleri gerekir.

esine deger vermek

– Ne gibi hatalar bunlar?

– Birincisi, erkekler dünyasında yüzyıllardan beri devam edip gelen bir “kadınları hor görme” hatası var. Büyük görünen işleri kendileri yaptıkları için, küçük görünen işleri yapan kadınları da küçük görüyorlar. Aslında o küçük gibi görünen işler yapılmasa, büyük işler hiç yapılamaz. Belki feminizmin kadınlar tarafından bu kadar rağbet görmesinin sebebi, büyük işler yaparak erkeğin gözünde değerli olma duygusuydu. Yol yanlıştı, usul yanlıştı ama değersizlik duygusu da çekilir gibi değildi.

– Kadınların feminist olmasına biz erkekler mi sebep olduk yani?

– Sebeplerin en büyüğü olduğunuz muhakkak… Erkeklerin yanılma noktası kadınları mühimsememeleri oldu. Şu hayat kuşunun kanatları erkekse, boynu kadındır. Kanatları olmayan kuş uçamaz; ama boynu kırılan kuş da yaşayamaz. Çok da bir işe yaramıyor gibi görünen boyun, aslında, kuşun hayat bağıdır. Fakat erkekler kendilerini hayata bağlayan boynu hor görüp, ona kuyruk muamelesi yaptılar. Boynu incittiler. Şimdi boyun intikamını alıyor. Erkek milletini sersemletmiş hâldeler. Fakat ne boyun mutlu ne de kanaüar.

– Bu meseleyi hiç böyle düşünmemiştim.

– Erkeklerin ikinci hatası: Feminizm ve romantizm gibi farklı kollardan hızla yayılan kadın hareketlerini pek ciddiye almadılar. Yine bunun temelinde de erkeklerin kadınları pek ciddiye almayışları var. Başlangıçta bu cereyanları bir kadın yaygarası olarak görüp kaale almadılar. Velhasıl erkekler feminizm ve romantizm hareketleri karşısında başlarına gelene şaşakaldılar. Her taraftan bir bombardımana tutuldular.



– Gerçekten de biz erkekler üzerinde çok büyük bir baskı var. Romantizmden nefret ediyorum. Karımın romantizm merakı yüzünden kendimi, kaba saba bir dağ adamı gibi görüyorum. İçimden romantik olmak da gelmiyor.

Mutlaka Okuyun:  Düğün Davetinin Püf Noktaları

– Romantizm akımı başlayana kadar, erkeklerin duygularını göstermeleri hususunda kadınların içten gelen bir istekleri olsa bile, ümitleri yoktu. Erkekleri olduğu gibi kabul etmişlerdi. Fakat romantizm cereyanından sonra kadınlar, artık açıkça istemeye ve beklemeye başladılar. Duygularıria karşılık, erkeklerin duygularını görmek istediler. Erkekler tarafından anlaşılmak ve sevilmek istediler. Erkeklerden bekledikleri davranışları göremeyince de mutsuz olmaya başladılar.

– Ve tabii bizi de mutsuz ettiler.

– Aslında romantizm erkekler için biraz gerekliydi. Çünkü bizim kültürümüzde erkekler yetiştirilirken insan olmaktan çok, erkek olmak ön plana çıkarılıyor ve erkeklere insani yönleri olan duygularını bastırmaları, gizlemeleri öğretiliyor.

– Eskiden erkeğin başkalarının yanında çocuğunu sevmesi, kucağına alıp öpmesi karısı ile yan yana oturması ayıptı. Hele başka birine karısını sevdiğini söylemesi hepten ayıp ve zayıflık olarak görülürdü. O zaman benim Şirine duyduğum aşkı bile kınamışlardı.

– Bu yüzden bir parça romantizm gerekliydi. Duygularını gösteremeyen erkeklere bir kapı açıldı ve kadın ruhunu anlamaya başladılar. Fakat gazeteler, dergiler, televizyon bununla yetinmedi. Baktılar ki rağbet çok, her gün bu meseleye dair bir şeyler yazılıp çizildi. Tabii, bu arada kötü niyetliler de boş durmadılar, zehirlerini kustular. Gerekli-gereksiz bilgiler birbirine karıştı.

– Biz erkekler kültürün katılığı taş fırın erkeklik ile romantizmin yumuşaklığı layt erkek arasında bocaladık kaldık.

– Kadınların da erkeklerin de kafası karışmış olunca hâliyle evliliklerde çok sıkıntılar yaşanmaya başladı.

Bunun için ilk adıma “değer vermek” olarak başladım. Bana kadınlardan gelen en büyük şikâyet de bu yönde. “Eşim bana değer vermiyor, televizyonu, koltuğu, kanepesi bile benden kıymetli, eşi olacağıma keşke elinde TV kumandası olsaydım!” diyenler oldu. O hâlde bir erkeğin en çok dikkat etmesi gereken husus, eşine değer verdiğini hissettirmesidir.

– Peki, ona değerli olduğunu hissettirmem için ne yapmam gerekiyor?

– Bunu bu hafta konuşamayız. Bir haftaya sığacak bir mesele değil. Bundan sonraki haftalarda atılacak adımlar, erkeğin kadına onu nasıl değerli hissettireceğini anlatan adımlar olacak diyebilirim sadece.




Bir yorum

  1. merhabalar bir sonraki yazınıza nerden ulaşabilirim. Bunu bu hafta konuşamayız. Bir haftaya sığacak bir mesele değil. Bundan sonraki haftalarda atılacak adımlar, erkeğin kadına onu nasıl değerli hissettireceğini anlatan adımlar olacak diyebilirim sadece……?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*