Evdeki Eşyalardan Hasta Olmamak İçin 12 Öneri

Evdeki Eşyalardan Hasta Olmamak İçin 12 Öneri

EVİNİZDEKİ eşyaların sizi hasta edebileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Zehirli kimyasallar, zararlı maddeler, evinizin her yerinde gizleniyor olabilir. Muhtemelen kurşun ve asbestin ne kadar tehlikeli olduğunu biliyorsunuzdur. Fakat hem doğal hem insan yapımı bazı kimyasalların evinizdeki varlığından haberdar değilsiniz. Bunlar havanızı, suyunuzu, besin maddelerinizi ve temizlediğiniz eşyaları sağlıklı olmaktan çıkarıyor. Astım, alerji, göz sulanması, burun tıkanıklığı, öksürük, derinizin tahriş olması, yorgunluk, nefes alma zorluğu ve benzeri semptomlar sizin ve ailenizin sağlığını tehdit edebilir. Bu tür rahatsızlıkların kaynağı. içinde yaşadığınız binadır. Onun için bu semptomlara, “hasta bina semptomları” denmektedir. Sigara içmemek, kül tablalarını atmak, küf oluşmasına engel olmak, yatak çarşaflarınızı sık sık değiştirip yıkamak, zehirli kimyasallarla temizlik yapmamak gibi önerileri sıralamaya bile gerek duymuyoruz. İşte size birkaç örnek:

1- TOZLAR

Evinizde biriken tozlar, birkaç günde bir temizleseniz de başınıza dert açabilir. Ulaşılması ve temizlenmesi zor yerlerde biriken tozlar, en büyük düşmanınız haline gelir. George Washington Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, ülkenin değişik kentlerinden aldıkları ev tozlarım analiz ettikten sonra, 45 zehirli kimyasal barındırdığını saptamışlar. Bu kimyasalların on tanesinin, tozların yüzde 90’ında bulunduğu belirlenmiş. Evimizi sık sık elektrikli süpürge ile temizleyelim. Buzdolabı, çamaşır makinesi, yatak gibi eşyaların arkalarını, “ulaşılabilir” hale getirelim. Son zamanlarda yangınlara karşı bir önlem olarak yanmayan mobilyalarla ev döşemek moda oldu. Ama bunun karşılığı olarak evinizde bol kimyasallı mobilyalar tutuyorsunuz. Unutmayın.

2- PLASTİKLER

Genellikle mutfaklarda ucuz ve pratik saklama kaplan olarak kullanılıyorlar. Ama zararlı bir kimyasal olan BPA (Bisfenol A) içeriyorlar. BPA suda çok az çözünür ama içine koyduğunuz yiyeceklerle etkileşime girer. Hele içine sıcak yiyecek koyarsamız, zararını daha da artırırsınız. Bu kimyasallar, vücutta hormonlara nüfuz ederek başta diyabet olmak üzere pek çok hastalığa neden olur. “Plastik kaplarımız BPA’sızdır” şeklinde bir etiket yazısına itibar etmeyin. Doğru söylüyor olabilirler. Ama BPA yerine başka bir zehirli kimyasal kullanmak zorundalar. Camdan ya da paslanmaz çelik termoslardan şaşmayın.

3- HALILAR

Evinizde halı varsa ya da odalarınız duvardan duvara halı kaplıysa, büyük bir sorununuz var demektir. Halılar, her çeşidinden bulaşıcılar için iyi bir barınaktır. Hele evde kedi ya da köpek besliyorsanız, durum daha da vahimdir. Mayt da denen “akar”lar, eklem bacaklı mikroskobik hayvanlardır. Halınızda bol miktarda bulunur, vücudunuzdan dökülen deri parçalarıyla beslenirler. Yıkama yapan elektrikli süpürge de kullansanız, bunları yok edemezsiniz. En azından sayılarını azaltın.

4- SÜNGERLER

Elde bulaşık yıkarken en çok kullandığınız yardımcı, süngerdir. Süngerle bulaşık yıkamak çok kolaydır ama süngerin kendisi bakteri kaynağıdır. Üstelik bu bakterileri tabaktan bardağa, çatal-kaşıktan tencereye, sürekli olarak bulaştırırsınız. Bu da, mutfağınızı evinizin en kirli yeri yapar. Banyo ve mutfak temizliğinde kullandığınız sünger de çok sayıda bakteri tutar. Ne mi yapacaksınız?

Birkaç yolu var. Süngerinizi, işiniz bittiğinde sabunla yıkayabilirsiniz. Ağır bulaşıklarda kullandığınız bulaşık makinesine atabilirsiniz. Biraz masraflı olur ama birkaç günde bir değiştirebilirsiniz. Ya da iki dakika, mikrodalga fırında tutabilirsiniz. Mikrodalga, bakterilerin yüzde 99’unu öldürür. Mutfak ve banyo temizliğinin çoğunu kağıt havluyla yapın. Hele doğal sünger hiç kullanmayın. Sentetik süngeri temizlemek, doğal süngeri temizlemekten çok daha kolaydır.

5- ELEKTRİK SÜPÜRGELERİ

ABD’de “Environmental Science & Technology” (Çevre Bilimi ve Teknolojisi) adlı yayın organı, 21 farklı marka elektrik süpürgesini test etti ve bilmek istemeyeceğiniz sonuçlara ulaştı. Süpürgelerin çoğu, tozu çekip alıyor, toz torbasında biriktiriyor ama filtrelerinin yetersizliği yüzünden bakteri, mikrop ve hatta tozların bir kısmım havaya savuruyor. Bu sorun, eski elektrik süpürgelerinde daha da ağır. Onun için paraya kıymanız ve beşaltı yıldan daha eski elektrik süpürgesi kullanmamanız gerekiyor. Yeni cihazlar, daha sık dokulu, daha etkili filtrelere sahip. Cihaz üzerinde “HEPA filtreli” yazıyorsa güvenle kullanabilirsiniz. HEPA (High Efficiency Particulatc Air), havadaki partiküllere karşı yüksek etkinlik anlamına geliyor. Eğer bir fabrika, bir havaalanı ya da işlek bir cadde yakınında oturuyorsanız evinizde hava arındırma cihazı (air purifier) da kullanabilirsiniz.





6- BOYALAR

Eviniz 1980’lerden önce inşa edilmişse ve dökülen boyaları varsa hemen yeni boya atın. Bu tarihten önce yapılan boyalarda kurşun vardı. Artık kullanılmıyor. Su bazlı boyalar, ideal. O yıllarda kurşun, otomobillerimizde yaktığımız benzinde bile vardı. Bilim adamları da bunun tehlikeli olduğunun fakında değildi. Benzine kurşun tetraetil katmak kötü bir fikirdi. Kurşun katılmış benzin, motorda vuruntuyu önlüyordu. Aynı yıllarda kurşun, benzinden de çıkarıldı. Havaya karışan kurşunlu boya döküntülerini ya da kurşunlu benzin kullanan araçların egzoz gazlarını solumak, büyük tehlikeydi. Kurşun; beyne, sinir sistemine ve böbreklere büyük zarar veriyor. Eski boyanız varsa, kazırken mutlaka maske takın.

7- BUZDOLAPLARI

Buzdolabınızın raflarında sebze-meyve saklıyor ve onların güvenli olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bu raflar, E.coli, salmonella, bakteri ve tehlikeli mikro-organizmalar saklıyor olabilir. Bunlar besinlerinize bulaşıp gıda zehirlenmesine bile yol açabilir. Midenizi, böbreklerinizi ve bağırsaklarınızı mikrop ve bakteri yuvasına çevirebilir. Bu nedenle buzdolabından çıkardığınız her meyveyi ve sebzeyi iyice yıkamalısınız. “Daha önce yıkamış da raflara koymuştum” demekle sorun hallolmuyor. Rafları da ayda bir sabunlu ılık suylâ temizlemelisiniz.

8- GRANİT MUTFAK TEZGAHLARI

Son zamanların modası, granit mutfak tezgahlarıdır. Granit, koyu ve açık renk damarlarıyla şık durur. Fakat bu güzelliğin altında hastalık gizlidir. Granitte, yüksek oranlarda uranyum ve toryum bulunur. Bunlar da radyoaktif etkiye sahip radon gazı çıkarır. Radon, sigaradan sonra en büyük akciğer kanseri sebebidir. Ya mutfağınızı sürekli olarak havalandırın ya da granit tezgah kullanmayın. Birkaç metrekarelik granit tezgahın zararı olmadığını düşünenler de vardır. Ama akciğer kanseri kaynaklı ölümlerin yüzde 15’inin sebebi radon, dolayısıyla granittir.

9- SENTETİK KOKULAR

Evinizin güzel kokmasını istiyor olabilirsiniz. Sentetik kokular, bunun çaresi olmamalı. Kokulu mumlar, yakılan tütsüler, kokulu yağlar, fişe takılan hava tazeleyiciler, kokulu spreyler, “fitalat” içeriyor. Plastik yumuşatmakta kullanılan bir kimyasal olan fitalat, aynı zamanda kalıcı koku ve renklendirme için de işe yarıyor. Sağlığımız için yararlı değil. Fitalat, hormon dengesini bozan, kısırlığa neden olan bir kanserojendir. Evinizin güzel kokması için doğal ürünler kullanın. Odalarınızı çiçeklerle süsleyin. Hiç bir şey yapamıyorsanız, pencerelerinizi açıp havalandırın.

10- ESKİ KLİMALAR

Klima kullanımı tartışmalıdır. Klimanın içeri gönderdiği serin havanın sağlıksız olduğu söylenir. Bunun sebebi hem soğuk çarpması hem de filtrelerin yanlış kullanımıdır. Zamanla tozlanan filtreler, klimanın çalıştırılmasıyla evin içine toz üfler. Bu nedenle filtreleri sık sık temizlemek gerekir. Klima, kapalı devre çalışan bir cihazdır. Bakım gerektirmez. Sadece filtreleri temiz olsun, yeter. Klimalar, kısaca VOC (Volatile Organic Compound) olarak bilinen (ki yeni otomobillerde de aynı koku vardır) uçucu organik bileşenler de salar. Bunlar; fomaldehid, benzen ve solventlerdir. Aktif karbon filtrelerle süzülebilirler. Bu filtreler, 0.3 mikrona kadar olan partikülleri engelleyebilir. Klimanızı içeriye temiz hava almak, nemi gidermek gibi amaçlarla da kullanabilirsiniz. Çünkü evinizdeki hava, dışarıdaki havadan 5-10 kat daha kirlidir.

11- OYUNCAKLAR

Çocuklarınıza aldığınız oyuncakların da sağlığa hatırı sayılır bir tehdit olduğu aşikardır. Hele çocukların, oyuncakları ağızlarına götürüp yaladığı, emdiği, ısırdığı gerçeği göz önüne alınırsa. Oyuncakları sık sık yıkayın. İçi doldurulmuş hayvan oyuncakları da makinede yıkayın. Çevre Çalışma Grubu (Environmenlal Workiııg Group – EWG) analistlerinden Şamara Geller, “Oyuncakların üzerindeki tozları yıkayarak temizlemezseniz, çocuğunuzun sağlığım tehlikeye atmış olursunuz” diyor. Oyuncaklar, sabunlu suyla yıkanmalı. Bazı oyuncaklar yıkanamaz. Satın alırken yıkanabilir oyuncakları tercih etmelisiniz.

12- DİŞ FIRÇALARI

Ne kadar temiz kullanırsanız kullanın, diş fırçaları giderek mikrop ve bakteri ortamı haline gelir. Yapacağınız en isabetli savurganlık, her ay yeni bir diş fırçası almanızdır. Diş fırçanızı temiz tutabileceğiniz yöntemler de vardır elbette. Antibakteri-yel ağız suyuna birkaç dakika batırıp sudan geçirebilirsiniz. Hidrojen peroksit veya kaynar su içinde tutabilirsiniz. Kaynar suda üç dakika kalması yeterlidir. Bulaşık makinenizin gümüş yemek takımı programında yıkayabilirsiniz. Ya da biraz pahalı olmakla birlikte fırçanızı, ultravi-yole ışık üretip mikropları öldüren cihazlarda saklayabilirsiniz. Sizi tedirgin etmeyelim ama en sağlıklı insanın bile ağzında milyonlarca bakteri bulunur.

ALEVRİGEL




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir