Koenzim takviyelerine de rağbet var

Koenzim takviyelerine de rağbet var

PANDEMİ hepimizin hayatında bir-şeyleri değiştirdi desek yanlış olmaz. Beslenme alışkanlıklarımızdan tutun da hobilerimize kadar uzanan bu yolculukta kayıtsız kalamadık. Özellikle bu dönemde bağışıklığımızı güçlendirmek için takviye gıdalara yöneldik. Hatta özellikle reklamlarda bu tür destekleyici gıdaları çok sıkça görür olduk. Bunlardan biri de Koenzim Q10. Bu alan çok hızlı büyüyor. Birçok kurum ve sektör bu işe yatırım yapıyor. Takviye gıda anlamında pazarda bir boşluk hakim. Bu işe yatırım yapan kazanır.

Koenzim Q10 hücrelerimiz için vazgeçilmez bir madde. Hücrede, enerji üretiminden antioksidan korumaya kadar pek çok alanda kullanılıyor. Adeta hücrenin enerji üretiminde aktif rol alarak hücrelerin yaşlanmasını geciktiriyor. Koenzim birçok besinde özelikle kırmızı et, balık ve yumurtada bulunuyor. Ancak bu üretim özellikle ilerleyen yaşlarda bazı hastalıklarda ve ilaçların kullanımıyla azalıyor. Bunun içinde takviye kapsülleri karşımıza çıkıyor. Sizler için koenzimin ekonomisini, kimlerin kullanabileceğini ve hangi besinlerden doğal olarak karşılanabileceğini araştırdık…

“KALİTE STANDARTLARI KONTROL EDİLMELİ”

Destekleyici ürünlerden fayda sağlayabilmek için doğru ürün seçilmesi gerektiğini söyleyerek konuşmasına başlayan Zade Vital Genel Müdürü K. Taha Büyükhelvacıgil, bu konuda herkesin ihtiyacının farklı olduğunu ve vücudun ihtiyaçlarına göre seçimler yapılması gerektiğini söylüyor. Ürün kullanımı yapacak kişilerin özellikle bir sağlık uzmanından destek alması gerektiği görüşünü savunan Büyükhelvacıgil, herhangi bir ilaç kullanan ve mevcut bir hastalığı olan tüketicilerin mutlaka hekimlerine danışmaları gerektiğini vurguluyor. Pazarda her türlü ürünle karşılaşmanın mümkün olabileceğini hatırlatan Büyükhelvacıgil, “Mutlaka tercih edilecek olan ürünün, uluslararası kalite standartlarına uygunluğunun bir göstergesi olan GMP onaylı bir tesiste üretilmiş olduğuna dikkat edilmesini tavsiye ediyoruz. Kullanıcılarımız, üretim sürecinin kalite standartlarını gösteren sertifikaları talep etmeleri ise diğer bir önemli husus olarak karşımıza çıkıyor” diyor. Zade Vital ürünlerinin satışını eczane kanalıyla yaptıklarını dile getiren Büyükhelvacıgil, “Sağlık desteği ürünlerin eczacı kontrolünde kullanıcıya ulaşması gerektiği görüşünü savunuyoruz” diyor. Koenzim Q10’i iki farklı kombinasyonda, CC)Q10+C)mega3 Balık Yağı ve COOlO+Prebiyotik olarak 30 adetlik sert kapsül formunda sunduklarının altını çizen Büyükhelvacıgil, Fiyat aralığının ise her iki ürün içinde 149 TL bandında olduğunu hatırlatıyor. Pande-mide bu tür destekleyici ürünlere talebin arttığını söyleyen Büyükhelvacıgil, özellikle çörekotu yağı, zeytin yaprağı ekstresi, Sambucus, D vitamini, C vitamini gibi ürünlere talebin oldukça yoğun olduğunu, bu şekilde de artarak devam edeceğinin bilgisini paylaşıyor.

“BLİSTER AMBALAJ TERCİH EDİLMELİ”

Pandemi döneminde bütün besin destek ürünlerine olduğu gibi koenzim takviyelerine de talebin arttığını söyleyen New Life Ürün Müdürü Uzm. Dyt. Sena Heyik, koenzimlerin enerji mekanizmasını hızlandırdığını ve antioksidan etki sağladığının bilgisini paylaşıyor. Sporcu performansının artırılmasında, antiaging desteği olarak migren ataklarının azaltılmasında ve kalp sağlığında pozitif etkilerinin bulunduğunu hatırlatan Heyik, “Antioksidan etkisi sayesinde güneş ışınları, kimyasallar, radyasyon, hava kirliliği, kötü beslenme ve stres yoluyla aldığımız vücudumuzda oluşan zararlı maddelerin yok edilmesini destekliyor” diyor. Heyik, birçok kronik hastalığın engellenmesi ile sağlıksız yaşlanmaya karşı savaştığını da dile getiriyor. Bu ürüne son yıllarda talebin arttığını ifade eden Heyik, gebelik, emzirme ve farklı ilaç kullanımları durumunda mutlaka doktora danışılarak kullanılması gerektiğini ve alerjik kişilerin mutlaka ürünün içeriklerinin uygunluğuna dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor. Ürün seçiminde özellikle iyi üretim koşullarında üretilmiş ürünlerin tercih edilmesinin çok önemli bir husus ‘ olduğunu söyleyen Heyik, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “CoQ10 ürünleri okside olmaya daha yatkın ürünler olduğundan şişede bulunan ürünler yerine blister ambalajdaki ürünler tercih edilmeli. Yumuşak kapsüllerde balık jelatini sindirim sistemine en uyumlu en tolere edilebilir formudur, yumuşak kapsüllerde balık jelatini olmasına dikkat edilmeli. Doğru dozda doğru ürün almak ve ürünlere göre değişen kalite kriterlerini araştırmak ve uygunluğunu kontrol etmek önemli.”

“KIRKLI YAŞLAR ÖNEMLİ”

Koenzim Q’nun yediğimiz tüm besinlerin enerjiye dönüşmesi için olmazsa olmaz bir madde olduğunu söyleyen Medipol Mega Üniversite Hastanesi Fitoterapi ve Homeopati Uzmanı Dr. öğr. Üyesi Serhat Koran, yaş ilerlemesiyle beraber vücudumuzda koenzim üretiminin azaldığını hatırlatıyor. Koran şikayetlerinin ise, çabuk yorulma, halsizlik, migren ataklarında sıklaşma, unutkanlık, düzensiz kan şekeri, vücutta şişlik, sebepsiz tansiyon yüksekliği, çarpıntı ya da diş eti kanaması gibi semptomlar olduğunu söylüyor. Koenzim Q’nun dışarıdan yiyeceklerle de takviye edilebileceğini söyleyen Koran, özellikle kırklı yaşlardan itibaren Koenzim O içeren gıdaları tüketmeye özen göstermemiz gerektiğini vurguluyor. Genellikle kolestrol düşürücü ilaç kullananlarda koenzim düşüklüğünün daha çok görüldüğünü sözlerine ekleyen Koran, özellikle yaşadığımız pandemi döneminde bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için Koenzim Q içeren tabletlerin vücudun ihtiyacından fazla ya da gereksiz kullanılmaması gerektiğini de hatırlatıyor. Fazlasının bulantı, ishal, karın ağrısı, kaşıntı, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, iştah kaybı, ışık hassasiyeti, sinirlilik gibi istenmeyen etkilere yol açabileceğini söyleyen Koran, “Eğer Koenzim Q ihtiyacını tablet olarak karşılamak istiyorsak mutlaka bir iç hastalıkları ya da fitoterapi hekimine danışmak gerekiyor” diyor.





“TAKVİYELERİN KALİTESİ ÖNEMLİ”

Pandemi ile birlikte takviye edici gıdalara talebin arttığını dile getiren Vitabiotics Türkiye CEO’su Ayşen Dincer, işlenmiş gıdaların artması, gıdalardaki vitamin ve mineral oranlarının azalması, beslenme bozuklukları gibi nedenlerden dolayı günlük almamız gereken vitamin ve mineralleri alamadığımızı hatırlatıyor. Bu durumun bağışıklık sistemimizin zayıflamasına sebebiyet verdiğini dile getiren Dincer, böyle durumlarda takviye gıdalara da rağbetin arttığını söylüyor.

Dincer, gıda takviyesi kullanırken kalitesine, değişen ihtiyaçlara cevap verebilmesine, yaşa ve cinsiyete göre araştırma yapılıp kullanılmasını öneriyor. Koenzim Q10’nun vücudumuzun her hücresinde bulunduğunun bilgisini paylaşan Dincer, “Bununla birlikte en yüksek konsantrasyonlar; kalp, böbrek, akciğer ve karaciğer gibi en fazla enerji ihtiyacı olan organlarda bulunur” diyor. Ayrıca, CoQ10 hücrelerimizde eneıji üretmeye yardımcı olan bir bileşik olduğundan vücudumuzda doğal olarak CoQ10 ürettiğinin bilgisini paylaşıyor. Üretimin yaşla birlikte azalma gösterdiğini de hatırlatan Dincer, CoQ10’u takviyeler veya yiyecekler yoluyla da alabileceğimizi söylüyor. Dincer, “Koenzim Q10 hücrelerimizde enerji üretmeye yardımcı oluyor diyerek, guçlu bir antıoksıdan görevi gördüğünü ve hücreleri oksidatif hasardan koruduğunun içermektedir, da bilgisini paylaşıyor.

Koenzim Q10 nelerde bulunur?

  • Kırmızı et
  • Tavuk
  • Yumurta
  • Somon ve ton balığı gi yağlı balıklar
  • Ispanak
  • Karnabahar
  • Brokoli
  • Çilek
  • Portakal
  • Soya fasülyesi
  • Mercimek
  • Susam tohumu

Koenzim Q10 Faydaları

  • Yaşlanmayı geciktirir
  • Cildi korur
  • Kalp-damar sağlığını korur
  • Diyabeti önler
  • Kolestrol ilaçlarının yan etkilerini azaltır
  • Tansiyonu dengeler
  • Beyin sağlığını korur
  • Doğurganlığı destekler
  • Akciğerleri korur

Dr. Murat TOPOĞLU / Akupunktur Derneği Onursal Başkanı- Naturbes Ürünleri CEO’su
“OTC pazarı büyüyor”

OTC (Reçetesiz Ürünler) pazarı her geçen yıl büyümekte. 2010-2020 yılları arasında yıllık 175 milyar dolar cirodan bahsedebiliriz. 2025 yılında ise bu rakamın 325 milyar dolarlara ulaşılacağı tahmin ediliyor. Bu konuyla ilgili Türkiye’de atılımlar çok fazla. Sağlık Bakanlığı fitoterapi sistemini kabul ettiği için sektör her yıl büyüme gösteriyor. Bu sektör propolisten tutun da koenzim Q10’a kadar uzayabiliyor. Koenzim Q10 antioksidanlarla birlikte kullanıldığında daha etkili oluyor. Özellikle kısırlık ve karaciğer hastalıklarında etkisi olduğu bilimsel araştırılmalara tabii tutuldu. Son zamanlarda pandeminin de etkisiyle insanlar daha fazla araştırarak, kendi eksikliklerini daha hızlı tespit eder oldu. Takviye gıdaların satışları özellikle pandemi döneminde hızla artışa geçti. Naturbes markamız ileride dünya markalarının devleri arasında yer alacak. Yenilikçi, bilime dayalı ve dünyada eşi benzeri bulunmayan oldukça etkili ürünlere imza atmaya hazırlanıyoruz. Ayrıca markamız kendi formüllerini ISO, GMP ve HACCP kurallarına uygun laboratuvar ve ilaç firmalarında son derece kaliteli bir şekilde üretiyor. Her ürünümüz helal sertifikalıdır.

Ali Timuçin ATAYOĞLU / İstanbul Medipol Üniversitesi, GETAT ABD Başkanı
“Doğal ve dengeli beslenme çok önemli”

Koenzim Q10 (CoQ10) son zamanlarda adı çok duyulan bir koenzimdir. Koenzim Q10 (CoQ10) aslında vücutta doğal olarak bulunuyor ve hücreleri hasardan koruyan ve metabolizmada önemli rol oynayan bir “antioksidan” görevi görüyor. İlerleyen yaş ile görülme sıklığı artan diyabet ve hipertansiyon x gibi birtakım durumların koenzim seviyelerinin v düşmesiyle ilişkili olabileceği yönünde v birtakım çalışmalar bulunuyor. Keza \ damar ve sinir sistemi hastalıklarında da koruyucu etkisi olabileceği üzerinde I duruluyor. Pandemi döneminde bağışıklık sisteminin aktif ve güçlü tutulması, hastalığın önlenmesi açısından şart. Bunun için doğal ve dengeli beslenme çok önemli. Doğru şekilde alınan antioksidan vitamin ve koenzimlerin, omega-3 yağ asitlerinin, eser elementlerin, pre / probiyotiklerin ve apiterapi ürünlerinin insan bağışıklık sistemini desteklemede ve enfeksiyon riskini azaltmada faydası olabilmekte. Hala tartışmalı olsa da, bazı ön kanıtlar, CoQ10’un statin tipi kolesterol ilaçları almanın kas ağrıları ve karaciğer problemleri gibi yan etkileri önlemeye veya tedavi etmeye yardımcı olabileceğini düşündürüyor.

Ön çalışmalar, CoQ10’un Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlattığını ancak durdurmadığını gösteriyor. Tabii bu etkiyi doğrulamak için ek araştırmalara ihtiyaç var. CoQ10 ayrıca migren baş ağrıları için önleyici bir tedavi olarak da incelenmiştir, ancak çalışması birkaç ay sürebilir. Aynı zamanda düşük sperm sayısı, kanser, HIV, kas distrofisi, Parkinson hastalığı, diş eti hastalığı ve diğer birçok durum için de çalışılmıştır. Bununla birlikte, araştırma kesin bir fayda bulamadı. CoQ10 bazen bir enerji takviyesi olarak satılsa da, tipik bir insanda enerjiyi artıracağına dair hiçbir kanıt yoktur.

Kimler kullanabilir?

Sporcular, statin türevi ilaç kullananlar, anitaging krem kullananlar, migren sorunu yaşayanlar, fibromiyajji ve yorgunluk sorunu çekenler, kalp sağlığını desteklemek isteyenler ve özellikle 30-40 yaş üzerindekiler aktif form CoQ10 (ubikinol) takviyesi almaya özen göstermelidir. 30-40 yaş üzeri kişilerde standart ürünler aktif forma yeterince dönüşememektedir, bu yüzden aktif form CoQ10 [ubiquinol] kullanımı önemlidir.

MERVE YILMAZ




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir